29 Mart yerel seçimleri yaklaşırken Alaplı da hala başkan adayını belirlemeyen siyasisi partiler var. Oysa siyasi parti teşkilatların var oluşu yerel seçimlerde başarı kazandıracak adaylar ve seçmenler ile yakın ilişkide olmak değil midir? Bu açıdan bakıldığında siyasi parti ilçe teşkilatları ne kadar başarılı olduklarını irdelemek gerekir. Bunun nedeni acaba son sözü parti liderlerinin vermesinden mi kaynaklanır? Çünkü günümüzde aday olmak için genel merkezin onayı gerekmektedir. Sizin partinizin başarısı için yaptığınız çalışma, yeteneğiniz, projeleriniz o kadar önemli değil. Önemli olan; parti genel merkezindeki kilit adamlar ile yakın ilişkileriniz, onlardan birini yemlemiş olmanız siyasette başarınız ile doğru orantılıdır. Bu açıdan baktığımızda secimi kazanmaktaki amaç "Bölgeye ve bölge halkına hizmet değil" siyasi parti teşkilatlarının seçimlerde çalışmaları kendilerine getirim yarışına dönüşmesi de haklı olarak kaçınılmaz olacaktır. Ülkemizin her köşesindeki yerel seçim çalışmaları bu şekilde devam ederken, Alaplı da da farklı değil. Adayları belli olan CHP, DP, SP aday adayları belli olan AKP ve adları belli olmayan MHP,DSP ve diğer siyasi partiler getirim pazarlıklarını devam ettirirken, mahalledeki seçmenlerin ne düşündükleri kimin aklına geliyor .. 29 Martta seçimleri CHP, DP kıran kırana olacağı acık ve net görünürken, AKP nin dört aday aydından biri ile seçime gireceği düşünülse de, siyasette son bir dakika önemlidir, tezinden yola çıkarak, AKP deki çok başlılığı önlemek, getirim çıkarlarının dövüşe dönüşmesinin ve parti içindeki seviyesizliğin önüne geçmek için, mevcut başkan Yazıcı ile yola devam kararı da alabilir.Bu durumda MHP nin çıkaracağı aday sonucu ne kadar etkileyeceği beklenirken; CHP, DP, AKP arasında kıyasıya bir secim olacağını söylemek çokta marifet değil. ***** ***** Yerel basından en çok faydalanan siyasi partilerdir, sonra sivil toplum örgütleri gelir. Her seçimlerde olduğu gibi son günlerde de ortaya çıkan "seçim" gazetelerine rağbet oldukça fazla.. Burunlarını kaşırken bile haber yaptırmak için ilçede görev yapan basın mensuplarını davet ederek verecekleri mesajlarını insanlara duyurmalarını isteyen siyasiler, ilçedeki basın mensuplarından seçim arifesinde uzak durarak, neden başka ayrış içinde oluyorlar? Hatırlatmak isterim: İçerideki ile dışarıdakinin maliyeti aynı ise, her zaman içerideki dışarıdakinden daha kârlıdır. ***** ***** Büyük bir hastanede 5 meşhur cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış. İlk cerrah; "Ben" demiş "Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur" İkincisi; "Doğru ama" demiş "Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir" Üçüncü cerrah; "Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her sey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur" Dördüncüsü; "İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur" demiş. "Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar" Sonuncu cerrah; "Arkadaşlar" demiş "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. Üstelik kafaları ile popoları birbirlerinin yerine takılabilinir" ***** **** Aslında bu yazdıklarımı biliyorsunuz..ama gene de sizler ile muhabbet olsun diye paylaşmak istedim.. Bu arada 10 Ocak çalışan gazetecilerin günü kutlu olsun.