İktidarın, İstanbul’dan Ankara’ya, Aydın Topuklu Efe’den Afyon’da Burcu Köksal’a başta CHP olmak üzere tüm gücüyle muhalefet üzerinde baskı kurduğu şu günlerde, bütün faşist baskıların boşa çıktığı ve sonunda demokrasinin kazandığı yakın tarihten iki örneği size hatırlatmak istiyorum.
***
Brezilya Cumhurbaşkanı Lula da Silva, 2003-2010 yılları arasında iki dönem cumhurbaşkanlığı görevini yürüttü.
12 Temmuz 2017’de, Hakim Sergio Moro tarafından, yolsuzluk suçlamasıyla tartışmalı bir şekilde yargılandı. 12 yıl 1 ay hapis cezası aldı. 2018 genel seçimlerine katılamadı.
Yaklaşık 2 yıl hapiste kalan Lula Da Silva, Yüksek Federal Mahkeme suçlamaların hukuka aykırı olduğuna karar verince, 8 Kasım 2019’da hapishaneden tahliye edildi.
Silva’nın 2018 Brezilya genel seçimlerinde siyasi yasaklı olmasına sebep olan hakim Sergio Moro, daha sonra Bolsonaro’nun kabinesinde Adalet ve Kamu Güvenliği Bakanı olarak yer aldı.
Mart 2021’de Federal Mahkeme, Silva’nın yargılanmasının yargı yetkisi bulunmayan bir mahkeme tarafından yapıldığına hükmederek verilen cezaları kaldırdı. Bu sayede Silva siyasal haklarını tekrar elde etti.
Aynı yıl mahkeme hakim Sergio Moro’nun önyargılı bir yargılama yaptığına karar vererek Moro’nun, Silva hakkındaki tüm suçlamalarını iptal etti.
Lula da Silva, 2022 Brezilya genel seçimleri’nde tekrar cumhurbaşkanlığına seçildi.
***
Macaristan’da 16 yıldır iktidarda olan Viktor Orban, 12 Nisan 2026 tarihinde yapılan seçimlerde, ABD Başkanı Trump’ın açık desteğine rağmen ezici bir farkla iktidarını kaybetti.
Muhalefet lideri 45 yaşındaki Peter Magyar liderliğindeki Tisza Partisi, 199 sandalyeli Ulusal Mecliste 138 sandalye kazanarak anayasa değişikliği yapmaya elverişli üçte iki çoğunluğu elde etti.
Viktor Orban, iktidarda iken onlarca gazete ve televizyon el değiştirdi, kapatıldı veya kamunun reklam gücü kullanılarak baskı altına alındı. Kendisine yakın iş insanlarıyla bir medya imparatorluğu kurdu.
Yargıyı partiye sadık isimlerle doldurdu. Kuvvetler ayrılığını zayıflatarak partiyi devlet aygıtına çevirdi.
Sürekli oynadığı seçim sistemi Orban lehine çalıştı, örneğin 2022'de oyların yüzde 54'ünü aldığı hâlde parlamentodaki sandalyelerin yüzde 70'ini kazandı.
Ama her şeye rağmen bu kez başaramadı.
*
Seçimleri kaybeden Orban’ın 36 yıl sonra meclise girmeme kararı alması taraftarları arasında büyük şaşkınlık yarattı.
Bu sırada Macaristan'ı terk edeceği iddiası ortaya atıldı.
İddialar üzerine, Orban’ın, dünya kupası maçlarını izlemek için ABD'ye gideceği açıklandı.
Ancak, devlet ihalelerini ve devlet tarafından dağıtılan Avrupa Birliği yatırım destek fonlarını kullanarak on yıl içinde Macaristan’ın en zengin yatırımcılarından birisi haline gelen Orban’ın damadının ve kızının tam seçimler öncesi bütün varlıklarını da taşıyarak Amerika’ya yerleşmiş olmalarına dikkat çekiliyor.
Seçimlerin galibi Peter Magyar, Orban yanlısı zenginlerin, seçimden sonra yolsuzluklar nedeniyle kendilerinden hesap sorulacağı ve paraların bloke edileceği kaygısıyla şirket sermayelerini ve banka hesaplarını kaçırmaya çalıştıklarını belirterek bankaları ve Vergi Dairelerini de hızlı hareket etmeleri ve milli servetin yurt dışına kaçırılmasını engellemeleri için uyardı.