Yerel basının gelişmiş olması ve güçlenmesi, yerel iletişimi arttırmakta, bu iletişim yerel yönetimi etkilemekte, bu da yerel demokrasinin, yerel demokratik yönetimin güçlenmesine ve halk tarafından benimsenmesine yardımcı olmaktadır. Zonguldak?ta yerel gazete okuma oranının düşük olması, buna devlet kurum ve kuruluşlarının yerel basına yönelik ilgisizliği de eklenince, yerel basın yıllardır, kendisine değer verilmeyen, ciddiye alınmayan, sorunlarına çözüm üretilmeyen bir konumda kalmıştır. Haber toplamak, haberi basmak ve bu basılan haberleri kitleye duyurabilmek için çıkan gazete ayakta kalabilmek için yeterli maddi güce ihtiyaç duymaktadır. Maddi sıkıntı içerisinde olan yerel basınımız kalifiyeli eleman bulamıyor, bulsa da çalıştıramıyor. Bu da gazetenin içerik olarak kalitesizleşmesine neden olmaktadır. Bunun gibi örnekleri çoğaltmak mümkündür. Bugün ekonomik sıkıntı içerisinde olan gazete sahiplerinin en önemli şikâyetleri arasında resmi ilan pastasından yeterince pay alamamak yada ticari ilan ve reklâm yetersizliği, gazetenin ham maddesi teminindeki zorluklar gelmektedir. Gazetelerin ilan ve reklam alabilmeleri konusunda sıkıntıları sadece gazetede çalışan bir muhabirin veya bir işçinin bu işle uğraşmasıyla ortadan kaldırılmıyor. Yerel yönetimlerin ve büyük ticari kuruluşların da bu konuda duyarlı olması gerekmektedir. Bugün diğer şehirlerde ufak bir iş yeri açan sermaye grupları, açılış ilanını o şehrin tüm yerel gazetesine veriyor. Ardından da yerel gazeteye abone oluyor. Bu da bir anlamda o şehirdeki yerel gazetelere ekonomik açıdan yardım sağlıyor. Ama maalesef Zonguldak?ta durum çok farklı. Eskiden Türkiye Taşkömürleri Kurumu( TTK),Orman İşletmesi, Belediyeler, buna benzer birçok kamu kurum ve kuruluşları gazetelere 10?15 tane abone oluyordu ve bunu da peşin ödüyorlardı. 1980?li yıllardan sonra Tasarruf Genelgesi bahane edilerek abone olunmaktan vazgeçildi. Zonguldak yerel basını da aylık abone sistemi ile esnafa yöneldi. Tabi ki, bunda da bin bir güçlükler çekilmiyor değil. Zonguldak?ta abone olayı kafa-kol ilişkilerine dayanıyor. Aylık 10?15 YTL? ye abone olan esnaf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarından aylık 10?15 YTL? yi tahsil etmekte güçlük çekiliyor. Parayı tahsil etmeye giden muhasip sadece abone parasını alabilmek için ayda en az 5 kez o abonenin kapısını aşındırıyor. Bunun ile kalınsa yine iyi de bazen aboneden fırça bile yedikleri de oluyor ve ? Bugün git yarın gel ? denile biliniyor. Zonguldak Kamu kurum ve kuruluşları ve bu şehirde yaşayan insanlar yerel basına karşı oldukça duyarsızlar. Fakat hesap sormakta her zaman suyun üstüne çıkmakta da geç kalmıyorlar. Örnek mi istersiniz; Vatandaş gazeteciyi sokakta görüyor ve hemen patlatıyor; ?Siz ne biçim gazetecisiniz? Mahallemizde şu oluyor, bunu neden haber yapmıyorsunuz.? Ben şahsen bu tür soruyu soran kişilere şunu diyorum; ?Kardeşim hangi yerel gazeteyi okudun?. Vatandaş suskun. Fırsatı kaçırır mıyım, devam ediyorum; ?Hiçbir yerel gazeteyi okumamışsın, haberin yazılıp yazılmadığını bile bilmiyorsun neden eleştiri getiriyorsun?. Evet maalesef vatandaş gazete okumuyor, haberin yazılıp yazılmadığını dahi okuma alışkanlığı olmadığı için bilmiyor. Hesap sormaya gelince aslan kesiliyor! Siyasi partiler mi?.. Onları hiç sormayın. Onlar kendilerine yandaş arıyorlar. Kalemşor arıyorlar. Hemen her gün gazetelere beyanat verip yayınlanmasını istiyorlar. Çarşaf çarşaf faks geçiyorlar. Bunların geçtiği faks kâğıdının parası bile onların verdiği abone parasını karşılamıyor. Ama iş ekonomik desteğe gelince A gazetesi, B gazetesi ayırımı yapıyor. Aylık 10?15 YTL yi vermemek için bin bir bahane uyduruyorlar (Tabi ki bu tüm sivil toplum örgütleri için değil ). Bu köşede daha bir çok sıralanacak sıkıntılar ve şikayetler var. Sizlere sabah bir gazeteyi alıp belki 5-10 dakika ayırıp okumadığınız, kasanızdan veya cebinizden 10-15 YTL? yi sakındığınız yerel bir gazetenin sıkıntılarını bu köşemizde anlatmaya çalıştık. Umarız ve dileriz bundan sonra yerel gazetelere daha saygın davranır, yerel gazetenin güçlenmesinin bölgemizin güçlenmesi anlamına geldiğini anlarsınız. Bu duygu ve düşünceler ile mübarek Kurban Bayramınızı en içten gelen duygularım ile kutluyor, 2007 yılının ülkemize, şehrimize ve sizlere mutluluk ve esenlikler getirmesini temenni ederek saygılar sunuyorum.