Uzun , sağlıklı ve güçlü yaşayan insanlar için genellikle çınar gibi adamdı derler. Anlaşılacağı üzere ÇINAR son derece uzun ömürlü, tüm olumsuzluklara dayanıklı ve de sağlık kaynağı bir ağaç türüdür. Sağlamlığı, gücü, şefkatli gölgesi, varlığı, sıcaklıkta ruhumuzun en derinine kadar ulaşan ferahlığı vardır.. Soğukta da üşünülen havalara bürününce evren, onun hayatımızın her anında hissettirdiği sımsıcak korumacı varlığı vardır..
Çınar, sağlamlığına ait tüm özellikleri en güzel şekli ile taşıyordu ve hissettiriyordu da sevdiklerine, sevenlerine, etrafını saran birbirinden dost insanlara ama uzun ömürlü olma özelliğini gerçekleştiremedi.. Şaşırttı onu seven, gücünü, asil duruşunu, kalitesini bilen, varlığının güvencesinde keyifle, huzurla yaşayanları..
Çınar ağacı tasvir edilirken, görünüş olarak oldukça uzun boylu, son derece sağlam ve kalın gövdeli diye anlatılır.. Boyu yaklaşık 40 metreye kadar çıkabilen çınar ağacı güneşi de yarı gölgeyi de çok sever. Çınar ağacının yetişeceği toprağın da bir önemi yoktur. Kumlu toprakta da yetişir, çakıllı toprakta da, kireçlide de
Çınar son derece dayanıklı ve uyumludur..
Çocukluğumdan beri hayatımızda olan Çınarı iki yaşımda görmüşüm ilk kez.. 6 yaşımdaki boyunu hatırlıyorum hayal meyal.. Kırk metre değil de sanki gökyüzüne kadardı, uluydu, koskocamandı.. Ben babamı küçük yaşlarda kaybettiğim için babam gibi hissetmiştim Çınarı.. Ondan hayata dair çok şeyler öğrendim, çok şeylerimi anlattım, çok şeyler dinledim..
Çınarlar sonbaharla birlikte yavaş yavaş yeşilden sarılara bürünür, yapraklar düşmeye başlar ve kış gelir.. Artık ağaçlarda yapraklar kalmaz, tüm doğa neredeyse tüm renklerinden arınır.. Yaşamın kanunu gereği, toprağa karışmak zorunda kalırlar ulu çınarlar bile..
Gölgesinde yaşanan birbirinden değerli, eşsiz anları, birbirinden değerli sohbetleri, nasihatları, canlılığı ve yaşanan her değerli zaman dilimini artık sadece anılarda yaşamak zamanı gelmiştir..
Şimdi asil duruşuyla Cennet bahçelerinde olan ulu çınar gölgesinde yaşanan her an, her konuşma, her sevinç, her üzüntü de en az onun kadar kalitelidir.. Bazen gülümsetir bu anlar, anılar bizleri bazen ağlatır.. Bazen de kış soğuğu kadar keskindir öyle acıtır ki, hiçbir şeyi özlemediğiniz kadar özletir size sımsıcak ilkbaharı, yazı yani bir anlamda gölgesinde güvenle yaşanan her bir anı..
Babam yerine koyduğum canım eniştem Şükrü Armağan Ağacıkoğlu, nurlar içinde huzurla uyu