ÇOCUKLUK
Turgay OLCAYTO
Yılbaşı yaklaştığında Unicef ?in kutlama kartlarından almak alışkanlıklarımdan biridir. Çocukların iç dünyalarını bir renk cümbüşü içinde yansıtan resimlerin baskılarına bakarken bir yandan sevinç duyar öte yandan hüzünlenirim. Dünyanın dört bir yanından yetenekli çocukların elinden çıkmış yaratıcılık ve yaşama sevinci dolu bu resimler hangi duyarlı insanı mutlu etmez ki. Mektup yazmanın, kart atmanın yerini çoktan telefon ve cep mesajlarına bıraktığı günümüzde bile Unicef kartlarını, özenle sevdiğim dostlarıma göndermek keyifle yaptığım bir törendir benim için. Hüzünlenirim çünkü yaratıcılığını sergileme şansı bulabilen çocuk sayısının dünya genelinde ne denli az olduğunu bilirim.Yaşadıklarımdan,gördüklerimden,okuduklarımdan, Birleşmiş Milletler örgütlerinin raporlarından bilirim. Kendi ülkemde eğitim olanaklarını kullanamayan ne çok çocuk olduğunu, aile içi şiddete uğrayan çocuk sayısının gün geçtikçe arttığını,kaçak çalıştırılan çocuk işçileri,çocuk tacizlerini,sokağa atılıveren çocuk sayısındaki artışı bilirim. Güney Amerikanın bazı ülkelerinde turistleri rahatsız etmesinler diye sokak çocuklarının toplatılarak yok edildiklerini okumadınız mı yoksa ! Galeano?nun ağzından söylersek :
? Çocukların çocuk olma hakları her geçen gün daha fazla reddediliyor. Dünya zengin çocuklara para muamelesi yapıyor,paranın davrandığı gibi davransınlar diye.Dünya yoksul çocuklara çöp muamelesi yapıyor,çöpe dönüşsünler diye.Orta sınıftakileri,ne zengin ne de yoksul olanları televizyona bağlıyor ;vakit henüz erkenken tutsak hayatını kader olarak bellesinler diye.Çocuk olmayı başaran çocuklar çok şanslı,çok büyülüler. ?
Küresselleşmenin dünya çocuklarına sunduğu nimetler böyle. Geçtiğimiz bir yıl içinde dünyada yoksulluk ve yetersiz beslenme yüzünden 6 milyon çocuk öldüğü açıklanıyor raporlarda.Savaşlarda ölen, sakat kalan çocukların sayısı bile tutulamıyor. 20 Kasım Dünya çocuk günüydü. İsterdim ki ülkemde de insanlarımız birkaç günlüğüne de olsa sıcak köşelerinde ,soğuktan üşüyen, açlıkla, yoksullukla savaşan, ana baba dayağından bunalan çocuklarımızı anımsasınlar. Onların sokağa atılmış, tinerci ,yankeseci , kötü çocuklar değil bizim çocuklarımız olduğunu hatırlasınlar. Devletin elinin yetmediği yerde kamuoyu baskısı ile soruna kalıcı bir çözüm arasınlar. Olmadı elbette. Siyasilerimizin hep daha önemli ve daha büyük işleri, halkımızın da henüz izleyeceği pek çok televizyon dizileri vardı. Çocuklara sıra gelmedi.
Çocuk sorunlarına şiirlerinde sıkça yer veren şairlerimizden biridir Behçet Necatigil. Onun dizeleri ile bitirmek istiyorum yazımı, ÇOCUKLAR ...
Çarşılarda bir şey
Biz pek aramazdık çocuklar olmasaydı.
Kasaplarda,manavlarda bazı yorgun kadınlar
Hep de tenha saatleri seçerler
Sonra yavaş bir sesle
Çocuk için hasta kaç gündür yemiyor
Biraz et biraz meyve isterler.
Sevdiği bir reçeli gün aşırı yalnız ona
Kaşıklarla beraber büyür bir üzüntü
Yağların ,şekerlerin,çayların
Uykularda bile bitiyorsa
Annelere düşündürdüğü.
İnsanlara tezgâhlara kağıtlara kolaydı / Biz bu kadar eğilmezdik çocuklar olmasaydı ?
-Tepetaklak tersine dünya okulu : yazan: Eduardo Galeano Türkçesi:Bülent Kale Çitlembik Yayınları 2004 329 Syf.
-Şairlerin Seçtikleri :Şiir Seçkisi: Hazırlayan :Ümit Yaşar Oğuzcan Türkiye İş Bankası Yayınları ..
Yorumlar