Çöpler, hayatımızın sürdürülmesi ile devamlılığında oldukça önemli, sürekliliği açısından da asla hayatımızdan çıkaramayacaklarımızdan.. (yazarken birden fark ettim, sizi de bu farkındalığa dahil etmek istiyorum; hayatımızdan çıkarmamak zorunda olduğumuz pek çok manevi yada maddi olgu, nedense genelde bizi bir şekilde rahatsız eden olgular.. Oysa hayatımızda olmasını istediğimiz ve bize keyif veren birçok olgu da ya yasak, ya zararlı yada günah?!.. Buyurun, bir çelişkiye daha!..)

Çöpler, görsel kirliliği bir yana etrafa yaydığı o pis kokularla, özellikle yaz mevsiminin gelmesi ile birlikte daha da rahatsız edici boyutlara ulaşabiliyor. Çöp bidonlarının kapalı yapılmasına rağmen çoğu zaman kapaklarının kapatılmaması da bu çevresel kirliliği körükleyen faktörlerden. Ama doğrusu yeni bidonları açmak da kapamak da tam bir güç gösterisi sergilememizi gerektiriyor.. Konteynır kapaklarının oldukça yüksek ve hafif de olmaması nedeniyle açmakta zorlandığım için bazen çöpü kenarında da bırakabiliyorum ki hijyen ve çevre kirliliği, sağlığı açısından son derece zorlayıcı bir duruma istemeden sebep oluyorum. Ancak  çöp bidonları, konteynırları her gün muhatap olmamız şart olan nesneler..

Çöp sorununda 3 önemli unsur öne çıkıyor;

- Toplama

- Depolama

- Yok edilme

Aşağıda detaylandıracağım bu üç işlemin diğer belediyelerle hiçbir alakası yoktur. (belki de keşke olsaydı!.. )Tamamen yaşadığım şehir belediyesinin çöpe uyguladığı işlemlerinde gördüklerimdir..

TOPLAMA, belediyelerce ve birimin bizimle en yakın, son noktasını temsil eden çöp toplama görevlileriyle başlıyor, (aslında bizden başlıyor; çöplerimizi naylon torbalarda ağzı kapalı ve evde –kaynakta- ayrıştırarak atmamız gerekir. Örneğin pet, cam şişelerle süt vs karton kaplarını, yağları, tuvalet atıklarını ayrı ayrı poşetlemeliyiz)

Ancak bu konuda da eğitim şart ve ne yazık ki yetkililerce hiçbir çalışma yok, bizim hatta şahsen benim defalarca bizzat Belediye Başkanımızla, Başkan Yardımcılarımızla görüşerek mahallelerde, köylerde gönüllü olarak böyle bir çalışmayı Belediyemiz adına yapmak için tekliflerimize olumlu/olumsuz hiçbir yanıt olmadı, doğru ya biz kimiz ki?.. (geçen yazımda da bilemedim de yazmıştım ya..)  

Hadi eğitim önemsenmiyor da bari çöp bidonlarının üzerine bu konularda uyarıcı bilgilendirme yazıları yazılsa..

Neyse çöp toplama araçlarının durumuna bir de aşağıdaki yönlerden bakalım; Çöp toplama araçlarının ilki 1922 yılında kullanılmaya başlanarak şimdiki 2 yandan yüklenebilen, sıkıştırma, üst üste bindirme türünden değişik hidrolik özellikler taşıyan araçlara ulaşılmıştır.

Bazen düşünmeden edemiyorum; Çöp konteynırları neden var?..

Çöpleri atarken kapağın açılması için pedala ayak basmanız gerektiğinden ayak bileklerinizi güçlendirmek için

Çöplerimizi atmakta zorlanmak için

Kapağı kapatırken kol kaslarımızı zedelemek için

Kapağı açmaya çalışırken mücadele hissimizin gelişmesi için

Kapak küt diye kapanınca yüzümüzde yediklerimizin, içtiklerimizin ılııkk kokusunu hissedip diğer kokulara şükretmek için

Daha çookk sebep sayarım ama sıkmayayım daha fazla sizi..

Bana göre cevap hepsi çünkü hem kendimden hem de etrafımda duyduklarımdan rahatlıkla söyleyebilirim ki çöp atmak zorlu bir mücadele, azim ve kas gücü gerektiriyor. Bu konteynırları tasarlayanlar, bunları düşünmüşler miydi acaba, yada bana ve diğer kullanıcılara sormayı akıl etseydiler?.. Aa yine unuttuuum; bizde işyerlerinde, apartmanlarda falan adet, ihtiyaçlar alınırken bunları kullanacak olanların değil de parasını ödeyeceklerin istediklerinin alınması esasına dayanır.. Dolayısıyla fikirlerimiz sorulmadıysa bu da bir nevi örf ve adettendir, ee sonuçta geçmişe bağlarımız sıkıdır hatta öylesine sıkıdır ki, ileriye bir  adım atmaya çabalarken geriye iki adım gitmek durumundayızdır..

DEPOLAMA, Affedersiniz ama “zurnanın zırt dediği yer” diye amiyane bir tabir vardır ve buraya cuk oturur!.. Şehrimizde depolama (gördüğümüz, göreceğimiz gibi) Kemer köyünü az geçince çimento fabrikası ileri ve gerisindeki gibi, Ören köyü yol kenarındaki açık alanda olduğu gibi, doğayla görsel ve kokusal olarak iç içedir.. (Telefonla ulaşmaya çalıştığım ama ulaşamadığım yetkililere ulaşabilme başarımda da kapalı çöp alanı olup olmadığı konusunda cevap alamadım) İlçemizde kapalı çöp alanı, atık arıtma tesisi varsa da bilmiyorsam çok şaşırırım, çok mutlu olurum ve  bunu bilmediğim için bütün kalbimle de özür dilerim..

YOK EDİLME, Zurna burada da devreye rahat girer.. Ne yazık ki.. Yok edilme, yukarıda bahsettiğim açık alan çöp alanlarında, doğal deviniminde gerçekleşir ve binlerce senede, binlerce zehirli gaz salınımıyla...

Allah nelere çare olmamış ki çöplerin kendi kendine yok olmasına çare olmasın?..