Bir gece yarısı aldılar seni aramızdan.
Gittin.
Gidiş o gidiş sevgili dostum.
Ve her şey bitti.
Seninle birlikte Zonguldakta gitti.
Yok o Zonguldak yerinde artık.
Sevgili dostum; neydi o yıllar?
Çaycumada doğup Karadondan başlayan işçi mücadelen Ankaraya ulaştı.
Durmadın orada.
Dünyaya ses ve güç verdin.
İşçi dedin.
Emek dedin.
Demokrasi dedin.
Üretim dedin.
Işık dedin.
Böyle uyandırdın madenciyi.
Kazmacı senin sesinden aldığı güçle vurdu kömürün böğrüne böğrüne.
Kancacı vagonları böyle kilitledi.
Domuzdamcı nacağının hünerleriyle attı bağını.
Asansörün makaraları şen döndü.
Başçavuş da kâtip de seni dinledi.
Omuz omuza büyüdü yürekler.
Ocağın kapısındaki Selametle selam olup büyüdü.
Neydi o yıllar neydi?
Ah sevgili dostum senden sonrası yok işte.
Senden sonrasında mücadelenin msi bile konuşulmuyor.
İşçiymiş, emekmiş, ışıkmış, demokrasiymiş, barışmış
Sözler içerik değişti.
Yani anlamını yitirdi.
Özerkliği bile ağzına alan kalmadı biliyor musun?
Dayanışma kültürüymüş, yığınları omuz omuza olmaya omuz vermekmiş falan da yok.
Sırtlar bile yer değiştirdi.
Sırt düzenden yana.
Susmak veya düzeni alkışlamak oldu ise gerisini artık sen düşün.
Hey Şemsi Denizer hey!
Üzülme sakın bugünlere bakıp da.
Üzülme desem de üzüleceksin biliyorum.
Ne yapalım?
Yok ki seçenek.
Ülkenin ipliğe pazara çıktı.
Gölgesinden korkar bir toplum yapısı oluştu.
Kimse mücadele gibi bir sözden mutlu olmuyor.
Tam aksine mutsuzluk veriyor.
Böyle işte.
Biliyorum seni asıl üzen olayı.
Sen niye öldürüldün?
Kim ya da kimler senin ölüm emrini imzaladı?
Bu karanlık noktayı bile aydınlatamadık.
Bu ayıp bize yeter.
Özellikle de sendikaya yeter.
Senden sonra senin koltuğuna oturanlar bile sesini çıkarmadı ki.
Sustular.
Susmaya da devam ediyorlar.
Sevgili dostum yaşam böyle.
Bir varsın bir yoksun.
Her yıl senin Çaycumadaki mezarına gidip saygı duruşunda bulunuyorlar merak etme.
O konuda çok çalışkanlar sahiden.
Senin ilkelerin mi ne oldu?
Bilmem.
Bilen var mıdır da bilemem!..
Anlayacağın o senin bıraktığın Zonguldakın yerinde yeller esiyor şimdi.
Atı alanlar dağları tepeleri geçtiler.
Aksırıncaya tıksırıncaya kadar yiyorlar.
Eh kimi zaman da gaz alma adına arada bir senin adını geçirip duruyorlar.
Sakız gibi.