AKP’nin 32. Değerlendirme toplantısında yapacağı “önemli” konuşma için herkesi beklenti içine sokan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dikkatle dinledim.

En çok dikkat çeken sözü, yaklaşık 20 defa “Türk-Kürt-Arap” birliğinden söz etmesi oldu. 23 yıl sonra “Arap” lar da kardeşliğe dahil oldu.

Bir kez bile “CHP” dememesi de dikkat çekiciydi. Üstelik 100 yıl önceki gibi istiklal savaşından söz etti ve tarihin tekrar ettiği vurgusunu da yaptı.

TBMM’de komisyon kurulacağını belirtip AKP-MHP-DEM ittifakından söz etmesi de dikkat çekti.

Hiç şüphe yok ki, yıllardır “Türkiye’de Kürt sorunu yoktur, terör sorunu vardır” derken, şimdi Terör örgütü silah bırakınca, Kürtleri onlar temsil ediyormuş gibi Türk-Kürt kardeşliğine vurgu yapması da dikkati çekti.

***

Netice itibariyle toplumun beklediği “önemli” açıklama gelmedi. Şahsen, acaba beklenmeyen bir gelişme oldu da önemli açıklamayı erteledi mi, diye düşündüm.

Sonra yandaş kanallara baktım, oralarda önceden bilgilendirilmiş destekçi uzmanlar konuşur, diye düşündüm. Ama onlar da şaşkındı.

Erdoğan’ın tarih soslu konuşmasında, partililer sık sık ayağa kalkarken herkes gibi ben de finali bekledim, ama olmadı.

Erdoğan’ın beden dili ve konuşma tonu da beklendiği gibi değildi.

Öfke ile birilerini özellikle de bir zamanlar MHP’yi, son dönemde ise CHP’yi suçlarken takındığı keskin tavır yoktu.

Barış diline geçişe adapte olamadığı görüldü.

Şimdi, kapanış konuşmasında sürpriz yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.

***

Emekliler ve asgari ücrette ara zam bekleyenler, demokrasi hikayesi ile genel af bekleyenler (Özellikle DEM partinin cezaevinde olan siyasi kadroları ve belediye başkanları), işçi ve memur maaşları için TÜİK ötesi beklenti içinde olanlar, kredi kartları ve krediler için banka takibinde olanlar, doğal afetten zarar gören çiftçiler, konkordato sırasına giren şirketler ve diğerleri hepsi hayal kırıklığına uğradılar.

***

ABD ve İsrail’in planları doğrultusunda ilerleyen Büyük Ortadoğu Projesinde (BOP) önemli bir süreç tamamlandı. Bölgedeki Kürtler için yeni bir yol haritası çizildi.

Bu süreci sanki kendi inisiyatiflerindeymiş gibi göstermeye ve içerideki iktidarını tahkim etmeye çalışan AKP-MHP ittifakının başarılı olamadığını düşünüyorum.

Özellikle DEM açısından, Selahattin Demirtaş ekibini ve cezaevindeki kadroları yok sayarak bu sürecin ilerlemediği görülüyor.

TBMM’deki Komisyon Kurma çalışmalarında, özellikle AKP’de ve DEM’deki gelişmeleri daha net göreceğiz.

Kaldı ki, geniş halk kitleleri açısından bu süreç Türkiye’nin gündemi de olamadı.

Yarın bu konular hiç konuşulmayacak ve gözler yine CHP mitinglerinde, kulaklar Genel Başkan Özgür Özel’in söylediklerinde olacak.