İçinde yaşadığımız çağı dilediğiniz gibi adlandırabilirsiniz.İster bilişim,ister teknoloji çağı deyin;isterseniz tarafsız entellektüelliğe ? ne demekse- soyunanların deyimiyle postmodern dönem ...Değişen ise yalnızca her gün biraz daha kötüye giden insanlığın durumudur.20.yüzyıl bittiğinde artık Guernicaların,Auschwitzlerin,,Hiroşimaların olmayacağına,gezegene barış getirecek yeni bir yüzyıla adım atıldığına inanacak kadar saftı insanlık.21.Yüzyıl ise eskiyi aratmayacak denli yeni insanlık ayıpları ile başladı.Afganistan,Irak,Filistin,Lübnan ve Sudan?ın Darfur kentinde yaşananlar daha ilk çeyreğinde bile bu yüzyılın insanlığın var olan korku,endişe dolu serüvenine yeni acılar getireceğinin belirtilerini veriyor.Kafamı böylesine insanlığın durumuna taktığımda hep dost bellediğim yazarlara sığınırım.Onların hangi ulustan olduklarıyla hiç mi hiç ilgilenmem.İnsanı,sevgiyi,paylaşımı temel alan metinleri yeter bana.Karamsarlıktan çıkar ,geleceğe umutla bakmanın bir yolunu bulurum.Bu tür yazarlar,daha da genişleteyim,şair,ressam ve yontucular insanlığın yüz akı olarak kuşaktan kuşağa güç saçarlar çevrelerine.Bunlardan biridir Elıas Canetti.Bencileyin başka hiçbir şey ne ? Kitle ve İktidar?ı,ne o birbirinden doyurucu denemelerini yazmasaydı ,yine de ?Körleşme ? gibi bir romanın yazarı olarak çağdaş edebiyatın ustaları arasında yer alırdı.Yazarın uzun yıllara yaydığı bir uğraşın ürünüdür ?Körleşme?.İnsanlığın çöküşünün habercisi bir anıt romandır. Canetti?nin bu baş yapıtını okumamışsanız eğer diyebilirsiniz ki,Elias Canetti geleceğe karamsar bakan yazarlardan mı?Tersine o ,dünyayı cehenneme çevirmek isteyen aymazlara karşı körleşen insanlığı uyarmaya çalışan bir bilge yazardır.?Körleşme? somutla soyut arasında gidip gelen destansı çağdaş bir yapıt.Romanın baş kişisi Profesör Kien kitap kurdu bir bilgindir. Gerçek dünyanın dışında,kendi düşünceleri ve kitapları ile yarattığı fildişi kulede sürdürür yaşamını.Dış dünyada olan bitenlere,çökmekte olan topluma,toplumun kültürüne değgin hiçbir bilgisi olmaksızın. Giderek bencillik ve nefret dolu bir ortama dönüşen fildişi kulesi sonuçta kaba gücün etkisiyle paramparça olur.Canetti?nin ustalıklı anlatımı ve Ahmet Cemal?in nefis çevirisiyle ?Körleşme?; dünyada ve özelde ülke toplumunda yaşanan karmaşa dikkate alındığında her kitapseverin beğeniyle okuyacağı,dersler çıkaracağı bir yapıt. Denemelerinden birinde Canetti genç yazarlara bazı öğütlerde bulunur.Bir yazarın kendisine koyacağı bir yasa çerçevesinde yaşamasının,yazmasının gerekliliğini savunurken şöyle der: ?..Kendini kimseye kapamayan yazar,ölümün gücünü pek çok insanın iç dünyasında giderek yoğunlaştırdığına acıyla tanık olacaktır.Herkese boşuna bir çaba olarak görünse bile,yazar bu duruma başkaldıracak ve asla,hiçbir koşul altında yenilgiye boyun eğmeyecektir.Hiçliğin yazın alanında sayıları giderek artan elçilerine karşı direnmek.ve onlarla,onların silahlarını kullanmadan savaşmak,yazar için onur kaynağı olacaktır.? Canetti yazarın tüm zor koşullara karşın acı içinde de kalsa insanlara doğruyu göstermesi gerektiğini anlattığı denemesini şu sözlerle bağlar : ?....çünkü insanların birbirlerini insanlıktan çıkarmalarına ve parçalamalarına karşın,onların layık olduğu bir şeydir mutluluk. ? Zor okunan bir kitap olmasına karşın ?Körleşme? romanının ülkemizde yeni baskılar yapabilmesi az da olsa ülkede nitelikli kitap okurunun arttığını göstermesi açısından umut verici.Umalım bu umut hep taze kalsın giderek daha da yeşersin.