Cumhurbaşkanı Abdullah Gül?ün Başbakan R. Tayip Erdoğan ile ters düştüğünü öne çıkarıyor yaygın basının televizyonları, gazeteleri ve radyoları. Neymiş efendim, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç başta olmak üzere tüm rektörlerin hazırlık çalışmaları devam eden Anayasa ile ilgili kaygılarını ifade etmesine Başbakanın ?işlerine baksınlar? sözleriyle terslemesine, Cumhurbaşkanı Gül bozulmuş ve ?Üniversiteler konuşur tabi? demiş. İyi. Hedefi oniki den vurma diye buna derim ben. Onrlar da öyle dedi zaten. Aynı tavanın balığı ve yaşam biçimlerinde yaşama bakış açılarına kadar aynı davanın adamları, YÖK?e terslenme karşısında ayrı düşerek demokrasicilik oynadılar. Ve toplum da yuttu (mu) şimdi? Halk dilinde ?kayıkçı kavgası? diye bir deyim vardır. Gül ile Erdoğan?ın restleşmesi aynen böyle. Toplumun içine sindirme konusunda halen daha hazımsızlık çektiği Abdullah Gül?ü,hükümete ters çıkıyor numaralarıyla karşı olanlara da benimsetme oyunu bu. ?Helal! Bakınız nasıl da tarafsız Cumhurbaşkanı? dedirtecekler. Göz göre bu tezgahı da yutacağız şimdi. Hayda!.. Otuz beşe bakla? GEÇİNİZ Kdz. Ereğli?de sel felaketi yaşandı ve bunun bedelini ağır ödeyen ev ve işyeri sahipleri, merak ediyorum bu acıdan sonra konuyu sulandırap ucuz siyaset yapma hastalığından kurtulamayan ilçe başkanlarına ne diyordur şimdi? Koyun can derdinde, kasap ise oy. Elele infaz yaparak, kendi bilgisizlikleri ile beceriksizliklerini örtmeye kalkanların, Kdz. Ereğli?nin geleceğini okuma konusunda çapını da öğrendik bu ara. Kdz. Ereğli?de sel felaketi yaşanmışsa bunun tek sebebi vardır, yağmurlama kanallarının yetersizliği ve taşan derelerinin de islah edilmemesidir. Bu kadar açık bir fotoğrafı göremeyenlere ne demeli? Ha bir not; Güldere?de yapılan baraj temizlenmediği için Pençeş deresi taşmıştır dersem kimse kızmasın. Burada gerçekten bir ihmal söz konusudur. Gelelim asıl konuya. Kdz. Ereğli?nin 100 bin nüfusa ulaşması ile öncelikle de DSİ ile İller Bankası?ndan karşılıksız alacağı hizmetleri öne çıkarıp, ?gelin Kdz. Ereğli?nin 100 bin nüfusa ulaşmasını sağlayalım? çağrısı yapıyoruz, bir duyun be ilçede yaşama ve hatta sorumluluk yüklenme şansı bulan ey yöneticiler. 100 bin nüfusu tartışın. Bu engellemeyi yapan veya yapanlarla hep birlikte mücadele edin. Bugünler gelir geçer. Yarın o elde ettiğiniz koltuğu bulamayabilir ve eşekten düşmüşe benzersiniz. Ortalıkta nice siyasi mevta geziyor. Gelin siz bölgenize kalıcı hizmetler kazandıran ve ilçenin bölgesiyle bir bütünlük içinde geleceğini görebilen aklı başında siyasetçileri arasına adınızı yazdırın. Biz bunu söylüyoruz, Ancak, siyasi çapın geliştiğini görememenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Bu bölge ne oldu ve nereye gidiyor böyle? Ne oldu bize ve bizlere. Yaşadığımız kentin sorunlarını ve bu sorunların çözümlerini tamamen askıya aldık ve ilçenin üzerinde huzura yapılan saldırı karabulutlarına teslim mi olduk. Yazık!.. Kdz. Ereğli?nin çizgisi çok farklı olmalı. Sevgi, Barış, Dostluk ifadelerini kimin söylediğine bakıp da anlamsız kılacak kadar küçük bir pencereden yaşama bakıyorsak, bizden sonraki kuşaklara borçlu gideceğiz demektir. Sevgiyle uzansın eller ve bölgemiz için işbirliğine gidilsin. Düşünceler paylaşılıp çözüm yollarında gönül gönüle mücadele verilsin. Sel mağdurları; her akşam o buz gibi yalnızlık dünyasında umarsız kalmanın gözyaşlarını içine akıtırken, ?sen-ben? kavgalarının göbeğindekilerin sözleri alay gibi geliyor. Bir şey de ifade etmiyor. ?Sen yapmadın? demek ile kim ne kurtarır ki? Demezler mi, ?sen ne yaptın?? diye. Bitmez bu sorular. Bitirilemez. Ama, biten tek olay ise selden zarar görenlerin maddi manevi kayıplarıdır. Ereğli?deki ilçe başkanları ucuz siyaset otobüsünün yolcuları olmamalıdırlar. İlçeyi 100 bin nüfusa ulaştıracak gelişme ve kalkınmanın lokomotifliğine soyunup, bilgileriyle farklı bir siyasetçi olduklarını ortaya koyup kanıtlamalıdırlar?