Bir anlamı; Kale duvarlarında iç yanı geniş, dış yanı dar delik.

Diğer anlamı; Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik.

Benim değinmek istediğim, diğer anlamı.. Yani yağmur sularını çekmesi gereken anlamı.. Gereken diyorum çünkü bu asli görevi olmasına rağmen biz insanlar! yüzünden ne yazık ki birçok yararlı yapımlar gibi o da  amacına uygun kullanılamıyor..

Son yıllarda biteviye yapılan ve kaldırımlarla yol arasında su oluklarının bırakılmadığı (ki mühendis değilim ama görsel olarak bile sakıncalı olduğunu düşünüyor ve şiddetli hatta normal yağan yağmurlarda bile görebiliyorum) asfalt yollarda oluşan su birikintisi minik-geniş göller oluşturuyor.

Kaldırımlarla yolların birleşiminde eski yıllarda olduğu gibi yağmur sularının yollarda birikmeden aktığı su kanallar olsaydı belki de mazgalların çöplerle, bitkilerle tıkanması bu denli sorun oluşturmazdı. Ama bu durumda yağmur yağdığında yollarda biriken göletlerin tek sorumlusunun içleri çöplerle doldurulan ve dolayısıyla tıkanan mazgallar olduğunu söyleyebilirim..

Mazgalların çöp bidonu olmadığını, onlara çöp atan insanları nerede ve nasıl görürsem göreyim mutlaka kibarca izah ediyorum yada kısaca ama tabi kibarca ikaz ediyorum. Yapıyorsun da ne oluyor derseniz; şöyle bir bakıyorlar bana, tabi çöpü atınca ama yılmam ben öyle. Çünkü anlayabiliyorum, Türk’üz biz, karizma önemlidir. Onu çizdireceğimize (yani birinin ikazıyla elindeki çöpü atmaktan vazgeçme bir anlamda budur) icabında yollarda biriken sulara sellere kapılırız daha iyidir..

Amaaa eminim bu insanlar bir daha çöplerini mazgala atmayacaklar yada bunu yaparken bir rahatsızlık, tereddüt yaşayacaklardır..Bu bile benim gibi çevre bilincini yaşam biçimi yapan bir gönüllü çalışan için başarıdır..

Şehrimizde bu tip yığınla mazgal var ne yazık ki. Bunda herkes öncelikle kendini suçlamalı, sorgulamalıdır. Birkaç örneğinin fotoğraflarını paylaştım; şehir terminali otobüs girişindeki yola teğet mazgal tamamıyla çöplerle tıkalı vaziyette. Aynı şekilde Yeni Mahallede birçok mazgal da yemyeşil bitkilerle dolu vaziyette, Meydanbaşında yine yola teğet bir mazgal çöplerle tıkalı ve birçoğu bu ve benzer durumlarda asli görevlerini yapamıyorlar, yaptırmıyoruz..

“Ee biz miyiz sorumlu, yetkililer temizlesin, demek ki temizlemiyorlar” gibi savunma nedenlerini ise biz çevreciler birçok sorunda olduğu gibi bunda da kesinlikle kabul etmiyoruz. Devlet, Belediyeler, Özel Sektör vb hangi kurum yada kuruluşun sorumluluğunda olursa olsun ortaklaşa paylaştığımız, kullandığımız her şeyden hepimiz sorumluyuz.

Son yıllarda daha etkin bir şekilde yaşanılan, yaşatılmaya çabalanan Müslümanlığın değerli anlamlarından biri de birey olarak bizim olmasa da toplum olarak bizim kullanımımıza sunulan, yararımıza yapılan, Devletimizin, Belediyemizin, Özel Sektörümüzün himayesinde olan her şeye “benim” anlayışıyla sahip çıkmak değil midir?.. Bunlar da “sevap” kapsamına girmez mi sizce değerli din kardeşlerim?..