Bir savaş karşıtı, kimilerine göre pasifist, kimilerine göre birey özgürlüğünün önde gelen savunucusu; usta bir yazar ve önemli bir düşün adamı olduğu ise eleştirmenlerin ortak kanısı. Alman yazar ve şairi Hermann Hesse?den söz ediyorum. Hemen tüm kitapları dilimize çevrilen ülkemizde de çok okunulan ve sevilen bir yazar. Kitaplığımda yer alan yapıtlarını karıştırırken ?Bozkır Kurdunun Düş Yolculuklarına? takıldım. ?Öldürmeyeceksin? başlıklı denemesinden bazı satırların altını, ilk okumalarımdan birinde olsa gerek, özenle çizmişim. Bu satırlar günümüzde yaşadığımız toplumsal karmaşanın, cinnetin ve travma durumunun yalnız biz Türklere özgü olmadığını, bir bakıma evrensel boyutlar taşıdığını gösterdi. Eni konu rahatlattı beni! Hermann Hesse şöyle diyor : ?....Ve biz geleceğe inananlar şu eski beklentiyi hiç durmadan yücelteceğiz: Öldürmeyeceksin. Dünyadaki yasa kitaplarının tümü, bir an gelip öldürmeyi yasaklayacak olsa bile -savaşta öldürmek ve cellat tarafından öldürülmek de bunun içinde- beklenti hiçbir zaman dinmeyecektir. Çünkü o her ilerleyişin, her insanlaşmanın özünde yatar. O kadar çok öldürüyoruz ki... Evet, yalnız anlamsız savaşlarda, devrimin anlamsız sokak çatışmalarında ve anlamsız idamlarda öldürmüyoruz, adam başı öldürüyoruz. Yetenekli genç insanları, zorunluluklar nedeniyle kendilerine uygun olmayan mesleklere sokarak öldürüyoruz. Fakirlik, sefalet, namussuzluk karşısında göz yumarak öldürüyoruz. Toplum, devlet, okul ve din alanlarında ölmekte olan kurumlara kesinkes sırt çevireceğimize, rahatımız kaçmasın diye istifimizi bozmadan bunlara seyirci kalarak ve ikiyüzlülüğe rıza göstererek öldürüyoruz.? Gönülden Esemenli Söker?in çevirisinden okuduğunuz bu satırlardan sonra umuyorum benim gibi sizlerin de içi rahatlamıştır. Demek ki son yıllarda insanımızın en becerikli olduğu öldürmek eylemi söz konusu olduğunda gezegende yalnız değiliz. ?Bozkır Kurdu?nun Düş Yolculukları? Hesse?nin dilimize çevrilen deneme ve şiirlerinden oluşan bir derleme. Yazarın anılarını anlattığı yazıların yanı sıra, savaş karşıtlığını işleyen denemelerine de ağırlıkla yer verilmiş. Birinci dünya savaşında ülkesi Almanya?nın savaş yanlısı tutumunu protesto ederek İsviçre?ye giden ve yaşamının büyük bölümünü orda geçiren Hermann Hesse doğu kültürüne duyduğu ilgi ve bu konuda yazdığı kitaplarla da ün yaptı. Budizm ve Zen Budizm akımlarını inceledi. Bu esinle kaleme aldığı Siddhartha adlı yapıtı tüm dünyada olduğu kadar ülkemizde de çok ilgi gördü. 1946 da Nobel ödülüne değer görülen usta yazar 1962 yılında İsviçre?de öldüğünde 85 yaşındaydı. Yazıyı Hesse?nin bir şiiriyle bitirelim. Yüksel Baypınar?ın çevirisinden... ISLIK Gerçi onlara hiç değemediyse de elim Yine de severim ben piyano ve kemanı Telaşından yaşamın şimdiye değin Islık çalmaya ancak bulabildim zamanı Usta payesini veremem ben kendime Sanatın ömrü uzun ama bizimki kısa Islık çalmasını hiç beceremeyenlere Acırım, zira o çok şey verdi bana Bu yüzden iyice koydum kafama Hedefim bu sanatta kademe kademe ilerlemek Ve umarım sonunda geleceğim en son aşama Kendim, sizler ve dünyayla dalga geçebilmek.