Bu sabah yine aynı “son dakika” haberiyle uyandık.

Milas Belediyesine operasyon yapılmış!

Önceki operasyonları saymaya kalksak sayfalar yetmez.

Muhalefete mensup belediyeler kıskaç altında.

Bastır bastır paraları peştemallıya, baklava kutucuya, ben yürüyen para babasıyım diyenlere ve kurunun yanında yanan garip yaşlara.

Arada sırada bir iki de iktidardan yemlik olanları da yokladın mı işlem tamam.

Geliyor.

Parayla değil sırayla.

Bekle ve gör.

Merak etme sen de muradına erersin.

Yatak yorganını hayırla.

Var ise helalliğini al.

Bir gün, “son dakika” olursun.

Ama çok da haber olmazsın.

Alıştık artık.

Sıradanlaştı.

Hatta okunmuyor bile.

Reytingi düştükçe düştü çünkü.

Sırada başka şeyler var.

Gülün sarısı ile başladılar.

Adamın boyundan uzun tapuları mapuları varmış.

Değirmen çalıştırıyor ya.

Hep şişmiş.

Şiştikçe balon tabi bir yerden başlayacak.

“Bu kadar yeter” demeyen aç gözleri kendini ele vermiş.

İyi güzel de arada bizim meslektaş gitti.

Giderken de tarihe geçti.

Yazdığı değil yazmadığı haberden dolayı ayağındaki kelepçe ile birlikte tutuklandı.

İşte bu çok can yaktı.

Aklıma ilk önce, Melih Bey ile ilgili yaptığı haber geldi. Melih bey adliyeye ağzında çiklet ile gelirken, ağırın ağırı ağırel ise önce ev hapsine, sonra da “gel bakalım” diyerek 12 metre karelik dört duvarın arkasına atıldı.

Olmadı ya!

Gazeteci yazmaz ise kim yazacak?

Toplum nasıl haber alacak?

İktidarın, muhalefetin, halkın sesi kim olacak?

Atlar tepişirken, aradaki çimen niye gazeteci olur ki?

Of!

*

Evet belediyeler sapır sapır dökülüyor.

Dökülüyorlar.

Dökülenler dökülüyor da, ”bunları aday yapanlar hesap versin” sözü havada kalıyor.

Gerçek suçlu suçluyor çok pişkin.

Rahat!

Ve utanmıyor!

Şimdi sırada hangi belediye var ki.

Stress!

Gerilim!

Uykular kaçırır valla.

Acaba “Son dakika piyangosunda” kim/kimler var!

#operasyon #milasbelediyesi #para