Yetmiş küsur yılımın elliden fazlası siyasi partiler veya demokratik kitle örgütlerinin seçimlerini izlemek ile geçti.

Özellikle siyasi partiler kongreleri ile ilgili ayrıntıları yakından ilgi alanımın birinci sırasındadır.

Demokrasilerde adayların tepeden değil, tabandan belirlenmesi gerektiğini, çok uzun yıllardır hem söyler hem de yazanlardan biri olarak, genel merkez sopası ile parti örgütlerini terbiye edenlere suskun kalınmamasını savunurum.

Çünkü demokrasi (var ise) tabandan başlar.

Tepeyi de o tabandan başlayan hareket oluşturur ve yön verir.

Son yıllarda bu örgütlenme terk edilip, “emret efendimci” siyasi anlayış kabul gördüğünden dolayı toplum daha çok kirlendi ve liyakat dediğimiz gerçek halının altına süpürüldü.

Milletvekilini, belediye başkanını, belediye ve il genel meclisini Ankara’nın belirlediği ve seçmenlere “kırk katır mı, kırk satır mı” dayatmasını yapıldığı günümüzde, CHP’ye veda ederek yeni bir hareket başlatan Yeni Parti’nin “genel başkan, il ve ilçe başkanlarını üyeler seçecek” anlayışı bana hikaye gelir. Ve hep “milletvekili ve yerel adayları kim seçecek?” sorusuna ısrarla gündeme taşırım. Anlaşılan o ki adı yeni olan partide de milletvekilleri ile belediye başkanları, belediye ve il genel meclis üye adaylarını yine antidemokratik bir uygulama ile genel başkan ve yakın çevresini tespit edecek.

Şinanay yavrum şinanay.

Yoktur bunların birbirlerinden farkları.

KONGREYE GELİRSEK

Yeni Partililer Ereğli’de 26 Eylül’de eğilim yoklaması için Eski Bağlık Gazinosunda toplanacaklar. 26 Ağustos’a kadar partiye üye olan 985 kişi oy kullanacak. Şu anda adaylığını açıklayan ve bu 985 kişiden 50 üyenin imzasını alan ilçe başkan adayı olabilecek ve o gün saat 10.00’da sandığa girip öğleden sonra 15.00 de sandıktan çıkabilir ise kongrede tek aday olma şansını yakalacak. 4 Ekim’deki kongrede ise önceden tespit edilen 400 üye sandığa gidip eğilim yoklamasında belirlenen tek adaya oy vererek noter görevini yapacak.

Sordum “niye tek aday” diye. Yani “26 Eylül’deki eğilim yoklamasını kaybetse dahi bir aday kongrede aday olamaz mı?”

“Hayır!” dediler. Genel Merkez eğilim yoklamasında adayların bire indirilmesini emretmiş!

“Genel Merkez üyeler arasında çoğunluğu olan ancak delege dengesinde çoğunluğunu kaybeden birini zorla ilçe başkanı mı yapacak.”

**

AK parti de öyle yapıyor.

Onlar “temayül” diyorlar eğilim yoklamasına. Temayülde her kim çıkarsa çıksın, genel merkezin istediğini kongrede tek aday olarak seçiyorlar.

İşin tuhafı tek adaylı seçim mi olun? Saçmalığın dik alası. Kongreyi toplayıp da, insanlar geleceğe dönük beklentilerini sıralayıp, partiyi bir adım daha ileriye götürecek adayı seçemiyorlar ise orada demokrasi mi olur?

Üyelerin dediğini yapmayan kongrenin seçtiğini genel merkez “görevden alırım” diyor ise gerisini siz tamamlayın.

Görünen o ki, Yeni Parti’nin ilçe kongresinde değil de, kongreden sonrasında sıkıntı var.

Sıkıntının sebebi Milletvekili Eylem Ertuğrul’un kongreye müdahil olması ve eğilim yoklamasından sonra da genel merkez tarafından müdahale ettirmesi. İşte o zaman film kopacak (mış)!

Gerçek anlamda demokrasinin tüm iradelerinin uygulanmadığı sistemde halkın umutları çalınıyor.

İşte şu iktidar trenine binmek için sıraya giren milletvekilleri, belediye başkanları ve meclis üyelerini listelere kim koydu?

Siyasi ahlaksızlığı alışkanlık yapan bu fırıldaklarr hangi bağlantılar ile kaptılar bu ünvanları?

Neden bu liste şebekelerini yönetenlere kimse hesap sormuyor?

Demokrasi tabandan başlar.

Taban, il ve ilçe başkanları kadar, milletvekilleri, belediye başkanlarını ve meclis üyelerini sıralama yapma hakkına sahip olmalıdır.

Bu hak yok ise, bilin ki orada başlıyor asıl kirlenme!

#karadenizereğli #iyiparti #chp #seçim #siyaset #liste #demokrasi #temayül #genelbaşkan