Duygusal dünyanda öylesine büyük fırtınalar kopuyor ki, yine sesten hızlı çaktı şimşekler.
Gökgürültüsü de peşinden aktı bulutları yara yara kulakları sağır edercesine.
Anlaşıldı işler bozuk.
Üç kırmızı gülün rengi değişti.
Mosmor oldu gökyüzü.
Tık?tık?..tık? yok artık?.
Berbat görünüyorsun ya.
Bu kadar koyverme kendini.
Canını yakma lütfen.
Sen can mı yaktın?
O halde?
Elbette konuşamıyorsun.
Acını kendinle yaşamak isterken ?ağladığın duyulmasın? da diyorsun.
Kolay değil?.
Boğazında düğümleneni dışarı atabilmek için şaşkınsın.
İsyanı yaşamak istemiyor, isyansız bir süreçte yine kendini bulabilmek için çok da uğraş veriyorsun.
Eee, kolay değil.
Ne umdun ne buldun?
Ne hayal ettin ne ile karşılaştın?
Hep böyledir gülüm.
Ahbabım hep böyledir.
Böyle gelir böyle gider.
Ne şarkılar, ne sözler; ne şiirler, ne deyişler harcandı uğruna.
Sımsıcak yürekler nasıl da buz kesti.
Takma kafana.
Sevmeden sevme numarası çekip, umut yelkenlerini bir şişirirler ki acısı çok ağır olsun.
Sersemletsin..
Ve asla unutulmasın.
İz bıraksın iz?
Bunun adı bastırılmış ve saklı tutulmaya çalışılan kompleks dürtüsü.
Ne demek istiyorsan de.
Utanma.
Gerilme.
Susma lütfen.
Söyle bir şeyler.
Adını da sen koy.
Ne istersen söyle.
Ama bil ki:
Kırılganlıkmış,
Sevdaymış,
Gökyüzündeki kır çiçekli yıldızlarmış,
?Biz? kavramının içini doldurmakmış,
Mutlu ettikçe mutluluğu birlikte paylaşacaklarmış,
Koşullarmış,
Yollar gide gide bitermiş,
Çocuk sevgisiymiş,
Yaşam standartını değiştirmekmiş,
Geç abicim, ablacım geç?
Hikaye bunlar?
Tarih deyince aklına ne gelir?
?Tekerrürden ibarettir? mi dedin?
Evet, tam üstüne bastın? Aynen öyle.
Bak üç gül düştü yediveren göllerine.
Biri sen,
Biri aşkını sunduğun ayran gönüllü
Diğeri de hayalini kurduğunuz çocuğunuz.
Bitti?.
Üçü de soldu güllerin.
Pardon?
Biri doğmamıştı ki..
Diğeri zaten uçtu gitti bitip tükenmek bilmeyen arayışlarının meçhul girdabına.
Solan tek gül var?
Sen..!
Seni bitirdiler.
Ama bil ki; seni tüketemezler.
Bir bağır bakalım; duyalım.
Tüketebilirler mi?
Bak nasıl ?Hayır!..? dedin.
Helâl sana?
Dik dur dik?
Dimdik.
Ne seni bitirebilirler, ne de tüketebilirler.
Yitiren sen değilsin.
Olamazsın da.
Korkakların sevmeye hakkı olamaz..!
Ve aşk denen kavram, bir araya gelme uğruna ardına bakmadan koşmak demektir mutluluğa.
Binlerce kilometreyi gündüz demeden, gece demeden koşmak demektir.
Yüreği olmayanlar, durur.
Kazık gibi.
Oldukları yerde?
Hele sen bir soluklan.
Ve ağlamadan unutma olgunluğunu gerçekleştir.
Hayat yeni başlıyor.
Dupduru.
Seni hep bekliyor.
Sen, yanlış yapmadın ki?
Yorumlar