Kdz. Ereğli Belediyesinin eski Başkan Yardımcılarından Mustafa Sunmaz aradı telefonla ve ?Ben Cevat Yıldızhan?ın yanındayım. Gel burada sana bir şey göstereceğim ve kalkıp da gidemeyeceksin? dedi.
Üst azı dişim çürümüş ve yanındaki iki taneyi de kendine benzettikten sonra girdiğim diş operasyonunun ardından bir de boğazlarım su koy vermez mi?
Doktor Mehmet Ali Yeşilada?nın tedavisinden çıktığım gibi gittim Cevat Yıldızhan?ın oraya.
Ben gelince Mustafa Sunmaz oturduğu yerden kalkıp başka sandalyeye geçti ve kendi oturduğu yeri bana gösterdi.
Sunmaz boşuna yer değiştirmez.
Ve benim çok değer verdiğim bir büyüğümdür kendisi.
Gösterdiği sandalyeye oturur oturmaz fark ettim amacını.
Karşımda koskocaman bir fotoğraf asılıydı çünkü..
Ova Köyü ve Kızılcapınar Barajı?nın fotoğrafı iç geçirtecek kadar güzellikleri saklıyordu görüntüsüyle.
Hey gidi Kızılcapınar Barajı hey!
Bu baraj ile ilgili yazdıklarımı bir araya getirsem, sanıyorum ki iyi bir kitap olur.
Barajın suyunu yaza yaza sulandırdığımı kimi zaman da çok itiraf ettim.
En son olayı da biliyorsunuz ki, barajı besleyen Kurtlarsuyu?nun Ereğli?den habersiz bir şekilde
Dün de aynı, bugün de.
Ereğli?nin hak ve çıkarlarını koruyan kim var ki?
Fotoğrafa baktım uzun uzun.
Üzerinde piknik alanları, çay bahçeleri hayal ettim yeniden.
Ya su sporları.
Yelken yarışmaları gibi etkinlikler.
Çevresinin görüştü kirliliğinden kurtarılarak inşa edilebilecek tatil köyleri.
Çevresinin bisiklet ve yaya yolları olarak düzenlenmesi.
Ormanlık alanlarıyla ayrı bir güzellik kazanılması.
Daha neler neler?
Mustafa Sunmaz ?çok şey" anlattı.
Ova köylü Cuvat Yıldızhan?da öyle.
Bölgemiz açısından yapılabilmesi gerekenleri bir çırpıda ve büyük heyecanla dile getirilirken, yaşadığımız süreç ve gelişmelerin beni bu güzel düşüncelerin gerçekleşebilmesi yönünde umutsuzluğa götürdüğünü anlattım.
Yerel yönetimler ve meslek odalarının Kdz. Ereğli?nin gelişmesi yönünde taşıdıkları sorumlulukları savsakladığını örneklemelerle anlattım.
Cevat Yıldızhan ?yaşlanmış bu? dedi.
Öyle!
İnsan yaşlanıyor.
Tabi ki bu yaşlanmanın fiziki kurallarından daha çok, manevi kurallarının tetiklemeyi yaptığını söyledim.
Ben fotoğrafa ve fotoğrafta bana baktı sanki.
Hayallerim ve düşüncelerimin kaleme dökülenleri gözümün önünden geçirdim.
?Yazılıp söylenenler acaba yan yana gelse, buradan kime yol olur ki? Diye içimden söylendim durdum.