Vakıfbank’ın önünde gördüm Kdz. Ereğli Belediyesi’nin eski Başkan Yardımcılarından Mustafa Sunmaz’ı.

Mustafa Abi Ereğli sevdalısı bir gönül dostudur.

Saygıyı bilir.

Vefalıdır da.

Kimse ile alay etmez.

Dostluğumuzun da hep üzerine koymuştur.

Yine merhabalaştık.

Hal hatır sorduk.

“Adnan Abi’nin yanına gidiyorum rahatsızmış” dedi.

“Ertuğ mu?” diye sordum Adnan Abi’nin kim olduğunu öğrenmek için.

Öyleymiş.

29 yıl Kdz. Ereğli Belediyesi’nin yazıişleri müdürlüğünü yapan Adnan Ertuğ kısmi bir felç geçirmiş.

Evini Yalı Caddesi’nde biliyordum değilmiş.

Orta Camisi’ndeki Bisikletçi İsmail’in önündeki yokuşun sol yakasındaymış evi.

Ben de gittim evine Mustafa Abi ile birlikte.

Adnan Abi’nin müsait olup olmadığını öğrendikten sonra girdik eve.

Adnan Abi bizi gördü.

“Seni birkaç gün önce rüyamda gördüm. Eyüp duysa gelirdi dedim” dedi.

Gelmez miyim?

Adnan Abi benim büyüğüm.

Duymadım ki.

Mustafa Sunmaz da olmasa haberim olmayacak.

 

78 yaşındaki Adnan Abi’ye hal hatır sorduk.

Biraz kırgın gördüm Adnan Abi’yi.

Belki de “unutulmuşum” duygusu yerleşmiş yüreğine.

Bazı olayları konuşurken hüzünlenip duygusallaştı.

Kimbilir içinde hangi fırtına esiyordu.

Kimbilir!..

 

Yaşam çok kısa.

O kadar kısa olduğunu ise yılların yorgunluğu yaşlara yansıyınca anlıyor insan.

Dost ve dostluğu da böyle yad ediyor.

Mustafa Sunmaz dost ki, büyüklerini arıyor ve soruyor.

Saygıda kusur etmiyor.

Dünyaları yarattım da demiyor.

Mütevazi.

Ve insan.

Adnan Abi’sini de arıyor, küçük büyük demeden dostlarını da.

 

Adnan Abi’nin yanında iken telefonum çaldı.

Bir dostumuz ihbarda bulundu “bu elektrik servisi elektrik borcu olanlara öyle ağır muamele ediyor ki gidin bir görün. Bünyamin Beyi aradım ama bulamadım. İnsan onuru bu kadar çiğnenmez ki. Faturasının biri ödenmeyince diğerini almıyorlar” sözleriyle.

Sahi öyleymiş.

Sadece elektrik parası ödenirken değil, bir çok kurumda da “şu borcunu ödemezsen şu borcunu almam!” gibi tehditler savruluyormuş.

Ne ayıp!..

 

Adnan Abi’ye “yine geliriz” sözümüzle veda ettik.

İçim burkulmadı değil hüzünlendiğinde yaşadığı duygusallığa.

Anladım çoğunu elbette.

Yok ki yaşamın farkı.

Kişiler, yer ve şekil değişir sadece.

Öz aynıdır.

  

Adnan Abi’ye veda ettik Mustafa Bey ile.

Kapısının önünde üç tane kedi gördüm.

Çiçekler.

Fıskiye havuzu.

Babadan kalma eski evde oturuyor Adnan Abi.

Sımsıcak bir ev.

Yolun üstünde.

Sol yakada.

Dışında da demir kapısı var, dostlar tıklasınlar diye.