İlçemiz işadamlarından Yüksel Balcı’nın TSO Başkanlığına aday olduğunu gazetemizde yayımlanan haberinden öğrendim. Ereğli’de bu konuda büyük bir boşluk var duyumlarım çerçevesinde adı geçenlerden biri olan Yüksel Balcı medeni bir cesaret göstererek “Bu işte ben de varım” demiş.

Kişisel sevgi ve saygı duyduğum Balcı’nın düzenlediği basın toplantısını gazetemizde okuduktan sonra sosyal medya sayfasını da inceledim. Bakalım kendisiyle ilgili yayımlanan haberlerden hangisini paylaşmış diye.

Ve Balcı’nın sayfasındaki basın toplantısında çekilen videolarını baştan sona kadar tekrar tekrar izledim.

Ereğli’nin gelişemediğini ve müdahale edilmediği takdirde kötüye gittiğine dönük tespitlerine “hayır” demek mümkün değil.

Biz Ereğli Önder olarak bu konuda devletimizin ilgili birimlerinin yaptığı sosyo-ekonomik araştırmaları üzerinde günlerce çalışarak bir çok kez habere dönüştürdük.

Konuyu somutlaştırırsak:

2004 yılında Ankara, İstanbul ve İzmir’din dışında kalan 872 ilçe arasında Kdz. Ereğli sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında neredeydi biliyor musunuz?

*61 il merkezini de geride bırakarak 32. Sıradaydı.

Peki aradan geçen 18 yıl sonra 2022 yılındaki araştırmanın sonuçları nedir?

*973 ilçe arasında Ereğli’miz 199. Sıraya gerilerken, bu kez sadece 17 il merkezini geride bırakabildi. Ve bu en dikkat çekici durum 2012 yılında Zonguldak merkezden ayrılarak ilçe olan Kozlu da (196) Ereğli’nin önünde yerini aldı. Zonguldak merkezin bu sıralamadaki yeri ise 102.

Rakamlar yalan söylemez!

2004 ve 2022 arasındaki gerçeği Zonguldak Merkez ve ilçeleri sıralamasını da yayımlayarak bir kez daha hatırlayalım mı?

2004: Ereğli 32., Merkez 86., Alaplı 257., Çaycuma 311., Devrek 335. Ve Göökçebey483.

2022: Merkez 102., Kozlu 196., Ereğli 199., Çaycuma 308., Devrek 354., Gökçebey 412., Alaplı 413 ve Kilimli 433. Sırada.

EREĞLİ’İN DÜŞÜŞÜ ALAPLI’YI DA SÜRÜKLEDİ

Rakamların gerçekleri yüzümüze en sert bir biçimde vurarak “UYANIN” dediği araştırmalara göre, Ereğli’nin bir parçası olan Alaplı’da, 257. Sıradan 413’e geriledi ise sebebi nedir?

Bu güne kadar şu rakamlarla ilgili bir tek kişi ve kurum değerlendirme yapmadı ise, Ereğli’de katılımcılıktan veya ortak akıldan söz etmek mümkün mü?

Balcı’nın her siyasetçi veya adayın dile getirdiği ortak akıl sözünün seçim sonrası diğerlerinde olduğu gibi unutulmamasını umutsuz bir dilek olarak özellikle ifade etmek isterim.

Katılımcılık ve saydamlık her kurumun ana kuralı olmalı. Harcanın kaynak halkın parası. O paranın hesabını verene siz hiç rastladınız mı?

Duyan bilen var mı?

Üyelerden toplanan aidatlarla ramazan aylarında düzenlenen iftar yemeği midir TSO yöneticiliği?

Koskoca Ereğli sosyo–ekonomik anlamda yerlerde sürünüyor ve kimse kalkındırmada öncelikle yöre kapsamına alınalım demiyor ise (Balcı dahil) “istimdam istihtam istihdam” sloganı sadece boş bir seçim malzemesi olur diye düşünüyorum.

Dünya küçüldü. Küçücük adalarda öyle ekonomi var ki, dünyanın tüm kapılarını açıyorlar.

Nasıl oluyor bu iş?

Ulaşım ile.

Her adanın havaalanı var.

Deniz ulaşımı var.

Peki Ereğli’de var mı böyle bir şey?

Havaalanından söz etmek, Arifiye/Bartın demiryolunu projesinin hızlandırılıp Ereğli’ye kadar olan bölümünün hızla tamamlanmasını istemek gerekmez mi?

Deniz ulaşımının çeşitlendirilmesi ve turizm açısından da yolcu gemilerinin ilçemize gelip gitmesini dile getirmek, yukarıda belirttiğim gibi kalkındırmada öncelikle yöreler kapmasına alınmanın da çöküşü durduracak olan en önemli seçenek olduğu ısrarla gündeme tutulmalı.

Sonra yerel kültür konusunda ne düşünülüyor? Sayın Balcı tüm köylerin isimlerinin nereden geldiğini bildiğini söylerken şahsen heyecanlandım. Hoşuma da gitti. Peki Ereğli’nin yerel tarih ve kültürü için ne yapılacak? Örneğin en başta kendi şirketi için Tarih Doğa Derneği’nin hazırladığı Ereğli’nin foto albümlerinden alıp da paydaşlarına dağıtım gibi önemli gerçekler üzerinde kafa yoracak mıdır?

Şudur:

Ereğli’de TSO diye bir kurum resmen var ancak yaşamın içinde ise hiç yoktur.

Ortak akılmış, katılımcılıkmış, saydamlıkmış TSO’nun duymak istemediği konulardır. Balcı’nın da işaret ettiği gibi bir kulüp gibi resmi kurum görünümündedir.

Ereğli’de eşgüdüm ve işbirliğini TSO yönetimindekilerin ticari ilişkilerini geliştirmek için bir araç ise –ki öyle diyenlere katılıyorum- elbette 32. Sıradan 199. Sıraya gerileriz ve bu gerçek bile dikkat çekmez.

Ne demiş Orhan Veli:

Ne atom bombası
Ne Londra Konferansı
Bir elinde cımbız,
Bir elinde ayna;
Umurunda mı dünya!

Açıkça belirtmek isterim ki, Kdz. Ereğli’de Mustafa Arık’tan sonraki süreçte TSO için bir ışık İrfan Erdem’in adaylığı ile doğmuştu. O dönemde de, TSO’da kasalar kırılmış silahlar çekilmişti. Kaybeden de Ereğli olmuştu.

O yara artık kapanmalı.

Adı her kim olur ise olsun, Ereğli TSO’yu geçmişteki hesapları da açıkça ortaya serecek ve bundan sonraki süreci Ereğli ve çevresinin enerjisini ortak paydalarda buluşturan ve kendilerine bir yol haritası yazabilecek kadroların gelmesini dilemek herkesin görevi olmalı.

Bugün konuşmayan, konuşamayan ve tartışma kültürünü geliştiremeyen bir Ereğli vardır

Belki de çöküşün asıl sebebi budur!

#karadenizereğli #orhanveli #ticaretodası #yükselbalcı #mustafaarık #irfanerdem #demiryolu