Yeni bir dost edindim kendime.
O öncekiler gibi değil.
Nankörlük ile vefasızlığın bırakın uzağını, yakınından bile hiç geçmemiş.
Hep güleç yüzlü.
Renkli.
Mutluluğa giden yolun tek adresi.
Ama eli yok kolu yok.
Her sabah ben besliyorum onu.
Önce günaydın ile sesleniyorum.
Sesi çıkmıyor ama içimi bir hoş duygu sarıyor gördüğümde.
Gülümsüyorum.
Gülümsüyor.
Nasılsın sevgilim diyorum bana pembe pembe bakıyor.
Öpüyorum onu ateşlice.
Sevgime sevgiyle karşılık verirken, mis gibi bir kokusu ile katmerlendiriyor dostluğumuzu.
O bana,
Ben ona baktıkça,
Sevginin içi doluyor.
Dolu dolu yaşıyoruz sevgiyi.
Sevgimizi.
**
Onu bir marketten satın aldım.
Pembe renkli bodur bir gül.
Saksıda yaşıyor.
İlk geldiğinde gövdesinde hastalıklı bir çok dalı vardı.
Kurtardım bedenini bu hastalıklarından.
Her sabah da suyunu veriyorum şimdi.
Tomurcukları şenlendi.
Bana kendini gösterdi ayrıntılarındaki güzelliklerinin.
Yeni bir dünya yarattık birbirimize.
Gerçek anlamdaki biz duygusunda buluşmanın ayrıcalığı ile sevişiyoruz.
Her gün.
Her görüştüğümüzde.
Özgürce
ZONGULDAK ÖZLEMİ
Muhittin Kaymaz İzmir'den gönderdiği son iletisinde memleketi Zonguldak'a olan özlemini şu duygusal satırlar ile dile getiriyor:
İzmir'den Günaydınlar !
Bugün cumartesi, hava güzel. Güneş basbayağı Bacaklıyayla'dan doğmuş gibi...
Önümden arabalar geçiyor. Ben plakalarda 67 rakamını arıyorum.
67 rakamını görünce bir hoş oluyorum. Anlatılamaz bir duygu...
Özlemler, hasretlikler. sevgiler, barış türküleri, kömür kokuları, ter kokuları, ölüm feryatları, çamlar, meşeler, kestaneler, çilek kokuları.... Saymakla bitmez.
Bulut yere konuk olduktan sonra, güneş çıkarsa, o toprak kokusunu bilir misin sen ? O sevinçle gökkuşağının üzerinden atlarsın. Bir yanda gök baba, bir yanda toprak ana gökkuşağını çevirirler çevirirler...
Dalgaların hoyratlığına bakmayız siz ! Zonguldak aşkı onları sahile doğru koşturur. Bir yaz gecesinde sarmaşdolaş olurlar, denizle Zonguldak kucak kucağa uyurlar.
Zonguldak insanını anlatmama gerek yok. Sizi size niçin anlatayım ki !
Yola çıktığımda gözüm plakalarla seyahat eder. Belki bir 67 görürüm. Çıkarım önüne, ölümüne durduruyum yolcuyu. Hatta ceplerine bile bakarım. Belki de ceplerde bir fındıklık anı vardır. Fındık kabuğunu doldurulacak bir Zonguldak anısı benim için yeterlidir.
İzmir'de Zonguldak kestanesine "kuzu kestane" , diyorlar. Bir yiyin bakın, anlarsınız Zonguldak'ın lezzetini. Hamsi bile Bababurnu'na geldiğinde lezzet kazanır. Daha Babadağı'na Bacaklıyayla'ya sıra gelmedi.
Ben size Ereğli pidesini de anlatmadım. Vallahi paraya hiç acımıyorum. Hayalimde Ereğli Pidesi de yiyorum, Mervealtı'nda rakımı da içiyorum.
Sakın beni sarhoş zannetmeyin. Rakı beni sarhoş etmez. Zonguldak sevdasına hiç dayanamam. Sarhoş olurum. BİR HOŞ OLURUM.
Tüm Zonguldaklılara SELAMLAR !