Söz de sahil kentiniz.
Ama söz de!
Altını çize çize söylüyoruz; SÖZ DE!..
Bir kent düşünün ki deniz kenarında olsun.
Bir kent düşünün ki emek şehri olsun.
Bir kent düşünün ki sosyo ekomomik yapısıyla 61 il merkezini geride bırakır olsun,
Bir kent düşünün ki suç oranı en alt seviyelerde gerçekleşen kasaba olsun.
Bir kent düşünün ki şanslı insanların yaşadığı tarihsel geçmişi olsun.
Ve böyle bir kentin denizinde de yararlanamayan/yararlandırılmayan bir kent olsun.
İşte Bozhane.
Bozhane daha yakın zamana kadar cıvıl cıvıldı.
Yosun kokulu sandalların ortasına balık pişirme yerlerinde deniz, balık ve günbatımının tüm tonlarının coşkusunu paylaşamaz olsun.
İnce belli bardakta demli bir çay içemez olsun.
Çocukların koşuştuğu o sahil lokantalarından yararlanamıyor işte Ereğli.
O büyük kent Ereğli.
Şimdi gülümsemiyor.
Bu nasıl iş?
15 yıldan fazla hem kentliye hem de kent dışından gelenlere hizmet veren Bozhane yok artık.
Mühürlediler.
Yetmedi bir daha mühürlediler.
Ve en sonunda da yıkmaya karar verdiler.
Ah Ereğli ah!
Hızlı bir çöküşün içine düştük/düşürüldük tehlikenin farkında mısınız?
Bir diğer tuhaflık.
Ereğlinin Alaplı sahil güzergahı ne hallere düştü.
Ruhi Cöbekoğlunun belediye başkanlığı döneminde o sahil boyuna dikilen ağaçları kesip de bariyerler çektiler çelikten.
Vatandaşın deniz sahilinde piknik yapmasından rahatsız olan hasta kafalar o güzelim alanı yok ettiler.
Betondan yapılan masalar oturaklar yok artık.
Sahil ile halk arasında çelikten çekilen surlar var şimdi.
Yazık!
Geçenlerde şöyle bir dolandık oralarda dostlarla.
Plajdan sonrasına sucuk-ekmek de satarak hizmet veren bir gariban gündüz 10 TLden, gece de 5 TLden kiralık masa sandalye hizmeti de veriyor.
İnsanlar bariyerlerin üzerinden atlayıp zıp zıp yaparak iniyorlar deniz sahiline.
Nefes alacak insanlar.
Çocuklarıyla.
Dostlarıyla.
Ama sahil yok.
Sahil kapalı.
Yasak!
Oysa, o alan büyük şans bu yörede yaşayanlar için.
Çöpleri alınsa.
Yeniden o ağaçlar dikilse.
İnsanların oturabilecekleri ve mangallarını tutuşturabilecekleri projeler uygulansa.
Çay içilebilecek fırsatlar yaratılsa.
Alt tarafı yaz boyunca.
Çok mu zor?
Ah Ereğli ah!
Eskiden konuşurdu Ereğli.
Konularını tartışır ve birlikte çözüm noktasında beyin jimnastiği yapardı.
Şimdi o da gitti.
Ve bu gidişle de Ereğli hızla küçülmeye doğru yol aldı.
Ereğli gidiyor.
Nereye derseniz, bunun tek ifadesi var ki o da her açıdan küçülmeye.
Yazık! demekten de elden başka bir şey gelmiyor ki!..