Geçen sabah masamda buldum mektubu. Zarfı açtım. İçinden Sait Faik için kaleme alınmış bir dergi yazısının fotokopisi ile beni yıllar öncesine götüren şiirler çıktı. Birkaç da küçük not. Bu yıl 80. yaşına basan dostum gazeteci, şair Ayhan Hünalp`ten geliyordu. İnsanlığı kucaklayan yapıtlarını ve savaşa karşı duruşunu saygıyla andığımız Romain Rolland`la ilgili küçük bir tümce beni duygulandırmaya yetti. Düşündüm de baskılar, ekonomik zorluklar, onca siyasi çalkantının hır gürü arasında gençliğinin en verimli çağlarını ödün vermeksizin geçirmiş bir kuşağın dostluk bağlarını günümüz gençliğine anlatsam, kim takar ki. İşte tam bu noktada şair Hünalp, günümüzdeki insan ilişkilerinden, vefasızlıktan, duyarsızlıktan, kaba, kırıcı kalemlerin çoğalmasından yakınır. "Kalleşlik insanlardan geçmiştir bulutlara" dizesi böyle bir yakınmanın ürünü olamaz mı? Sanatın bile anamal düzeninin çarklarından kendini kurtaramadığı, gazeteciliğin magazin dedikoduculuğuna indirgendiği bir düzende üstelik... Ayhan Hünalp, Ankara Üniversitesi`nde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirmiş. İlk yazısı l943`te çıkmış. İlk şiir kitabı "Üçotuz Para" l950 de yayınlanmış. Anımsıyorum da 50`li yıllarda Hünalp`in şiirleri dönemin gençleri arasında çok sevilir, kopyaları elden ele dolaşırdı. Mektubunda bu şiirlerden örnekler de göndermiş. Bir kitabına adını veren "Uzak Maviler" şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum: "Bütün kurşuna dizilenlerin ardında Alabildiğine beyaz duvarlar vardı Benim ardımda Beyaz duvarlar olmadı Ayaklarımı güneşe bağladılar Avuçlarım yıldızlarda kaldı." Edebiyata içerden dışardan gönül veren herkes gibi Ayhan Hünalp`in de vazgeçemediği yazar ve şairler var. Yanından, belleğinden hiç çıkarmadığı, yeniden yeniden okuduğu, çevresindekileri onları okumaya zorladığı. Bunlardan biri Sait Faik, biri de Behçet Necatigil`dir. Sait Faik için yazdığı ve 1970 Mayıs`ında Türk Dili dergisinde yayımlanan "Sait Öldü Mü" başlıklı deneme, Hünalp`in, öykücülüğümüzün doruklarından birine duyduğu hayranlık ve sevgiyi yansıtan değerli bir çalışmasıdır. Necatigil ise onu belki de derinden etkileyen şairlerin başında gelir. Sıkça takaza eder bana. Şiir koyduğum yazılarımda neden Behçet Necatigil`e daha sık yer vermiyorum diye. Yazdıklarımın da sıkı bir eleştirmenidir. Necatigil benim şiir ustalarım arasında önemli bir yer tutar. Demek ki yazılarıma aldığım şiirleri şair dostuma yetmiyor. Bu yazıya Necatigil`den bir şiirle son versem umarım dostumun da gönlünü de almış olurum. "Saklı Su Ürperen yaralara çıplak Havaların değmesi Acır. Korkunuz nerdeyse Bir şey söylenecek, bir şey sorulacaktır. Sekiz sokak önceden sezmeniz Adımlar yöneldi, Bir daralış gönlünüzde Ortalık karardı. Anla sıkıntımı geç git dost Nedendir sorma. Gür bitkiler altında bir benim için akar Alıngan,onurlu İstemez görsünler saklı su" ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Eski Toprak: Şiirler - Behçet Necatigil. Varlık Yayınları. Kasım 1956. 80 Syf.