Karadeniz Ereğli Zonguldak’ın merkez dahil en büyük ilçesi. Ki, Kdz. Ereğli bu büyümeyi de her türlü ayak bağlarına ve takozlarına rağmen kendi iç dinamikleri ile sağlayan bir kent.

Devlet İstatistik Kurumu’nun yaptığı sosyo-ekonomik araştırmada, Türkiye’deki (Ankara, İstanbul ve İzmir dışındaki)  858 ilçe arasında 61 il merkezini geride bırakarak 32. sırada olan Kdz. Ereğli sürekli büyüyor.

İlçenin çevresindeki tüm köyler Kdz. Ereğli Belediyesine bağlanabilmek için sandık başına gidiyor ve “evet” oyu kullanarak güç birliğinden yana oluyor.

Ve bu heyecan öyle büyüyor ki, Ereğli ile Alaplı ilçelerini birleştiren sınırdaki Kıyıcak Köyü bile “Biz Kdz. Ereğli Belediyesi’ne bağlanmak istiyoruz” diye ses veriyor.

Ne güzel.

Ne heyecanlı.

Uzun yıllardır “büyüyelim” diye türkü söyleyenlerden biri olarak mutlu oluyorum bu hareket karşısında.

Halay çekmeli halay.

A benim söm söm yarim…

 

Bunca güzellikler arasında ise bir çürük diş var.

Bu çürük diş elbetteki Gülüç Belediyesi’nin dev gibi Kdz. Ereğli’nin tam ortasında sanki AKP’nin kurtarılmış bölgesi gibi durması.

Uzayacak bir yeri yok.

Büyüyecek bir santim yeri yok.

Ama yerli yerinde duruyor.

Kişiye özel koltuk.

Ve bunun adı da Kdz. Ereğli ile dost olmamaktan başka anlam taşımayan bir gariplik.

 

Bugünkü siyasal iktidar AKP tarafından 3 Temmuz 2005 tarihinde yasallaştırılan 5393 Sayılı Belediyeler Kanunu çok şeyler ifade ediyor. Belediye Başkanlığından başbakanlığa uzanan yoldaki deneyimi ile “küçük belediyeler birleşmeli” diyen Sayın Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın isteğiyle bazı maddeler yerleştirildi kanunun içine.

Bu kanunun “birleşme konulu” maddesine göre; iki belediye arasında 5 kilometrenin altındaki bir mesafe var ise, tek belediye olması aklın emretmesidir.

Yani; “birleşerek büyüyün” amaçlı bu ilgili maddelere rağmen, AKP’yi milletvekili ve yerel siyasetçiler, Gülüç Belediyesi’nin tüzel varlığını devam ettirerek Kdz. Ereğli’nin büyüme hareketinde ilçenin ayaklarına pranga vurmaktadırlar.

Siyasetçinin çözüm üreten noktasında olması gerekirken, var olan yasal maddelere de inat ederek Gülüç’ün kapatılıp Ereğli’ye katılımının engellemesi akla zarardır.

Ve akla sürekli şu soru gelir: Gülüç Belediyesi AKP’li olmasaydı, halen daha tüzel kimliğini devam ettirebilir miydi?

Elbette ki, hayır!..

Şu ana kadar Gülüç Belediyesi’nin adı bile kalmazdı.

Hele ki, Ereğli Belediyesi AKP’li ve Gülüç’te CHP’li olsaydı, kanunun yasallaştığı Temmuz 2005’den bir ay sonra Gülüç’ün kapısına kilidi de AKP’liler vururdu.

 

AKP’nin Kdz. Ereğli’nin gelişmesini sağlamayı engelleyen bir durum olan Gülüç Belediyesi’nin varlığının devamından yana olan politikası doğru değil.

Hatta, hani hep denir ya “tam kasaba politikası” diye.

Aynen tam böyle.

Politikalar toplumsal çıkara dayalı olur/olmalıdır.

Gülüç’te AKP’li bir belediye başkanı koltuğunun olmasının AKP’yi hiçbir yararı olmaz, beldi de bu büyümeyi engellediği için siyasal yönden zararı bile olur.

Kimbilir belki oluyordur da!..

 

Kdz. Ereğli Belediyesi hızla büyüyor.

Büyümelidir de!..

Büyütüldükçe elbette sorunlar artacaktır.

Kamu kaynaklarının doğru kullanılması ile de bu sorunların çözümünde sağlıklı çözümler üretilmesi de mümkündür.

Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek yok.

İşte Eskişehir orada. Türkiye’nin en akılcı yerel yönetimciliğinin örnekleri bu ilimizde mevcut.

Deniz olmayan Eskişehir’e plaj kurdu Sayın Yılmaz Büyükerşen.

Plaj deyince aklıma, Kdz. Ereğli’nin hızla denizden uzaklaştırıldığını görüyoruz.

Ereğli’den öteye Alaplı ve Alaplı’dan sonra da Akçakoca istikametindeki yapılaşmalar  ve kurulacak olan veya kurulan sanayi tesisleri bu bölgede yaşayanların sosyal yaşamını olumsuz yönde etkileyecektir.

Bu çok açık fotoğrafı ile okumak ve Kdz. Ereğli’nin Kandilli istikametine yönündeki alanları çok iyi koruması ve bakirliğine el dokundurtmamasından başka çözüm yolu da gözükmemektedir.

Durum böyle olunca; termik santrallere karşı verilecek mücadelenin önemi daha çok öne çıkmaktadır.

Akıllara zarar olunmamalı ve akıl  kazanmalıdır.

Toplumun yapacağı çok iş vardır.

Bunun birinci adımı Kdz. Ereğli’yi büyütmek ve özellikle de Zonguldak’a kadar olan tüm sahillerin korunmasını sağlamaktır.

 

Sonuç olarak Kdz. Ereğli büyümektedir.

Büyümesinden dolayı mutlu olanlardan biriyim.

“Peki bu büyüme siyasi yönden ne getirmektedir?” dediğimizde, tüm siyasal partilerin Kdz. Ereğli’yi itilmiş ve kakılmış gördüklerini iddia etmeye gerek yoktur.

Sonuç ortada.

Zonguldak’ın en büyük ilçesi yine milletvekili sıralarında üçüncü ve dördüncü sıralarında değerlendirilecek ise, bugünden tezi yok Kdz. Ereğli ve Alaplı bir bağımsız aday üzerinde mutabakat sağlamalıdır.

 

Kdz. Ereğli’nin büyümesindeki bir diğer engelde milletvekili sıralamasında Kdz. Ereğli’nin sürekli dışlanmasıdır.

Bu konuya da ısrarla değinerek yarınlarda olası numaralara karşı politika da üretilmelidir.