Şinanay yavrum şinanay nay!
Seçimlere bir haftacık kala, işi dalgaya almanın keyfini yaşayanlar 30 mart akşamı Oğuz Yılmaz’ın “Gördün mü gördün mü?” türküsüne hazır olsunlar.
Görülecek.
Hem de ne görüş!
Vatandaş gösterecek çünkü.
El mi yaman bey mi yaman?
Gördün mü gördün mü?
Gördü gördü.
Görüyorlar.
Şu seçim döneminde tüm adayları tanıtan yerel türküler bazı kulaklara şenlik yaptırıp “oh deyve dedecüğüm” naraları attırırken, gürültü kirliliğine isyan edenleri de canından bezdiriyor.
Türkü çok.
Söz de.
Bastır bastır paraları bakın bakalım ne besteler üretiyor bu sektör.
Hele bir “Ah a beni” dedikten sonra.
Devamı gelir artık.
“Öpmeynen bişey olmaz.”
Peki ne yapılırsa bişey olur?
“Gız senin gocan bahriye, üç sene beklenü mü, beş sene beklenü mü?”
Beklemeyip ne yapacak ki.
Muhabbet işte.
Renk renk.
Söz söz…
Yerel türküleri dinlerken, aklıma hep şu yerel kültürün y’sinin bile adının geçmediği panayırcılık temelindeki festivaller gelir.
Bastır bastır paraları İbrahim Tatlıseslere, Tarkanlara.
Eeee….
Bunun adı festival ise nerede yerel kültür?
Belediyelerin adı ‘Yerel yönetim’ değil mi?
Yerel yönetim de yerel kültür ve sanatı tanıtır.
Konu şov olunca yerel kültürü kim takar.
Bastır bastır parayı Leylalara…
Yerel kültür ve müziğini ancak seçimden seçime hatırlar ve iki de “ah a benim” türküsüyle oynayıp oyları çuvala doldurmak var nasılsa.
Ne acı değil mi?
En acı olayların başında gelen de, Kdz. Ereğli’nin Kurtuluş Günlerinde sahnelenen halk oyunlarıdır.
Bu oyunlarda Ereğli’nin adı bile yok.
Ereğli dışında herşey var ama Ereğli yok.
Neden?
Halk oyunları yokmuş Ereğli’nin.
“Ah a benim dedecüğüm” diye göbek atarken var olan yerel kültür, halk oyunu üretmeye gelince neden ortadan kayboluyor?
Acı acı acı.
Bu acılar derin.
Neyse ‘şinanay’ diyeyim bugün de, bu ilçe haklının “gördün mü” türküsünü kimler için çalıp söyleyeceğini de kendilerine bırakalım.
Ama “ah a benim dedecüm” sözü de, “evlatcum”suz olmaz ki.
Telaşe yok a evlatcum, telaşe yok !