FIRSAT
Eyüp BEKTAŞ
Türkiye’nin neresine gidersiniz gidin mutlaka o tabela gözünüze takılır.
Yazar üzerinde:
Bilmem nerenin hatıra ormanı.
Ne güzel bir şey.
Amaç çevreye olan duyarlılık.
Amaç çevreye olan sorumluluk.
Amaç çevreyle ilgili eğitimlilik.
Bu amaçla günler öncesinden başlayan büyük heyecanla kuruluyor hatıra ormanları.
Orman Müdürlükleri yapıyor tüm hamallıklarını.
Fidanlar tüplü getiriliyor ve törene katılanlar da 15-20 santimetrelik çukurlar açarak bu fidanları fotoğraf çektirirken dikiyor.
Şen şakrak bir gün geçiyor.
Öyle ya, törene katılıp fidan diken herkesin bir dikili ağacı var artık.
Yaşamda, “bir dikili ağacım bile yok” diyemeyecekler.
Bu gurur ne kadar anlamlı ve onurlu.
Her şey böyle başlıyor işte.
Sanki masal dünyasının girişi.
Gazetemizde yayımlanan “Hatıra Ormanı Mezarlığı” başlıklı haberi okurken böyle düşündüm.
Haber dört dörtlük oturmuş.
Hatıra ormanları kurmak için başlatılan o büyük coşku yaratan heyecanın, törenden sonra tamamen unutulup gittiğini vurguluyor haber.
Öyle ya, dünyada bir dikili ağacı olanlar bir daha o ağacın varlığını unutuveriyorlar.
İnsan ağacına sahip çıkmalı.
Korumalı ağacını.
Suyunu vermeli, çevresini temizlemeli, budamalı.
Börtü böcekten uzak tutmalı ki, iyi kök salsın.
Su yürüsün gövdesinde.
Nefes alsın.
Yeşillenip süslesin doğayı.
Hatıra ormanlarının içlerinde çöp çuvalları bulmuş arkadaşlarımız.
Tabelaları da tam bir rezalet.
İrili ufaklı ve metal.
Oysa doğanın içinde metalin ne işi var.
Daha görünür bir noktada ve doğayla bütünleşmiş aynı yazı karakteriyle ve aynı ebatta hazırlanmış olsa tabelalar ortaya güzel bir estetik çıkmaz mı?
Çevre bilinci ve bu çevre bilincini yaygınlaştırmak için güzel örnekler sunmak, hatıra ormanı kurmak isteyenlerin de ortak dileği.
Bu tartışılır mı?
Ama bir eksiklik var.
O alanlar sürekli temizlenmeli.
İçinde oturacak yerler ve su bulunmalı.
Hatta çocuklar için (plastik olmayan) oyun bahçeleri de.
Her yaş ve gruptan insanlara hitap eden düzenlemelerle bütünleşen hatıra ormanları böylesine bakımsız ve kötü örnek olarak ortaya çıkmaz.
Çevre bilinci bir bütün ise anlamlı.
Ve kalıcı…
Gazeteniz Önder’in “Dokuz sütuna manşet” haberinden sonra, sanıyorum ki Orman İşletme Müdürlüğü başta olmak üzere, kaymakamlık ve eğitim kurumları hatıra ormanlarının mezarlık olmasına seyirci kalmamak için bazı çalışmalar içine girerler.
Çevre bilincini, kurduğumuz hatıra ormanlarına sonsuza kadar sahip çıktığımızda, amaca hizmeti tam olarak yerine getirme mutluluğunu paylaşabiliriz.
Hatıra ormanlarını mezarlıktan kurtarma hareketinin Kdz. Ereğli’den başlatılması ve bu uğurda Türkiye’ye örnek olacak adımların atılmasını başarabilecek kadar da elimizde öyle çok fırsat var ki…
Yorumlar