22 Temmuz Milletvekili Erken Genel Seçimlerinin yapılmayacağını ve adaylık nedeniyle görevinden istifa eden tüm kamu görevlilerinin geri döneceğine dönük iddialar dolanıyor son günlerde. Ortalık çok gerilimli. Toplum barut olup, ateşsiz patlayacak kadar öfkeli de. Güneydoğu?da kan akıyor oluk oluk. Cumhuriyet düşmanlarının ?Subaylar ne yapıyor?? diye sataşırken, bir yarbay, bir binbaşı ve bir askerin şehit haberi geldi yine. Canlar şehit düşerken, can düşmanları yerli işbirlikçileri kenarından köşesinden askere sataşıyor. Boğum boğum oldu boğazlar yutkunamıyor. İçlerindeki fırtınaları kasırgaya dönüştürmemek için çırpınırken, şehit haberleri peşpeşe yağmur gibi geliyor. Ekranlar kan kokuyor. Ailelerin psikolojisi bozuldu. Milyonlar da televizyon haberleri karşısında ağlıyor. Türkiye?de neler oluyor? Halkın tepkisi bentleri aşmaya ve iyice dışa vurulmaya başladı işte. Siyasal iktidar her yerde protesto edilirken, ?hainler dışarı? sloganına kadar götürdüler gerilimliliklerini. Tehlike büyük. Ülkemizi içten ve dıştan elbirliğiyle bölüp yok etmeye çalışan kan içiciler ellerini ovuştururken, şehitlerimize ?kelle? diyen hükümetin başbakanı, ?yan gelip yatmadı, vatanını satmadı!? sözlerinden ne anlıyor? Hiçbir şey. Türkiye?de, vücut diliyle konuşarak devletin tüm kurum ve kuruluşlarına meydan okuyan başbakan, mevcut gerilimi daha da artırmaktan çekinmiyor. Başbakan bağırıyor. Başbakan haykırıyor. Başbakan önüne gelene sataşıyor. Sahi bu başbakan nereye gidiyor?!! Manisa?da yer gök Türk Bayrakları ile donatılmış Şehit Yarbay Melih Gülova?yı son yolculuğuna uğurlamak için. Manisalı TBMM Başkanı Bülent Arınç, ?Cumhurbaşkanı dindar olacak? hikayesinde takılırken cenazeye katılanlar ?Arınç dışarı? diye bağırıp yuhalıyor. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti?nin meclisinin başkanına ?dışarı? neden denir ki? Ve neden, bu ülkenin insanları arasında sevgi ve barış tohumları ekilmeyerek ?ananı da al git? gibi hakaret sözleri kullanılıyor. Bu ülkeyi yönetmeye talip olup antidemokratik seçim sistemiyle seçmenin yüzde 25?i ile yüce meclisin 3?de 2?sini ele geçirmenin şımarıklığına kapılıp, hizmet yerine gerilimden başka yol bilmezler? Neden?!! Ülkemin insanları toprağa düşüyor düşman kurşunlarıyla. O kurşunu sıktıranların adresi belli. Biri Ameri-kan diğeri de AB?nin malum ortakları ya. Dağdaki eşkiyaya lojistik destek sağlamayıp silah vermeseler, kaç gün kalabilirler ki kayaların oyuğunda? On binlerce bölücüyü besleyenler emperyalistler ile onların içimizdeki işbirlikçileri can aldıkça, bin dirilmiş kıtaların karşılarına çıkarılacağını kestiremeden, Mustafa Kemal Atatürk?ün genç ve güçlü cumhuriyetini yıkabileceklerini hayal ediyorlar. Erzincan?da Jandarma Komando Onbaşı Ahmet Bilgiç?in ölüm haberi düştü şimdi ajanslara. Dağda kurşun atacağına ovaya inip de siyaset yapma çağrısına uymayanlar mı sıkıyor kurşunları askerimize? Kim ne için ne konuşuyor? Kim kime hizmet ediyor? Kim kimin çıkarına siyaset yapıyor? Kim kimden yana? Kim kimin uğrunda? Kim ya da kimler nerede? Zar atıyorlar ülkemiz üzerine. Yerlisi yabancısı tüm işbirlikçi ve haini. Demokratlık adına, ülkemiz insanlarına saldırıp, siyasal iktidara yağcılık yaparken, cukkaları götürüyorlar sözde demokrasi yanlısı ülkelerin örgütlerinden. Türkiyemin canı yanıyor. Her yeni günde, ?yine şehit mi var?? korku ve endişesiyle haberleri izlemekten kaçar oldu yurttaşlar. Analar perişan, babalar perişan. Paşalar bile tutamıyorlar artık gözyaşlarını metanetli olmaları gerekse bile cenazelerin ardından. Ülkem paramparça, iktidar ise önüne geleni azarlıyor. Çıkış yolu olmalı. Mutlaka da bulunmalı bir yol veya yollar?.