ZKÜ Alaplı Yüksek Okulu?nda düzenlenen ?Teknoloji, Bilim ve Kariyer Günleri? etkinliğinden bir bölümü izleme şansını yakaladım.
Konu denizcilik ve tersanecilik üzerineydi.
Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası ile Ustaoğlu Gemi Tersanesinin Genel Koordinatörü Avni Biçer de konuşmacıydı.
Tersane sektöründe yaşanan sorunların daha çok öne çıktığı etkinlikte, Avni Biçer bu sektöre teşvik verilememesinin sebebi olarak Gümrük Birliği ile yapılan anlaşmayı gösterdi.
Avrupa Çelik ve Kömür Birliği?nin onayı olmadan böyle bir teşviğin verilemeyeceğini anlatırken, 1994 yılında bu imzayı atan siyasetçilerin vebalini ortaya koydu.
Gümrük Birliği konusunda çok eleştiri yazısı okudum.
Ama tersane sektöründe de olumsuz etkisi olduğunu yeni duydum.
İlginç geldi.
Bu ifadenin altını çizdim.
Biçer?den sonra İrfan Erdem konuştu. Agresif sözcüklerle izleyenlerin dikkatini çekmeyi başaran Erdem öğrencilere ?hayal edin? dedi.
Hayalsiz bir insanın gerçeklerden haberi olmayacağını dile getiren İrfan Erdem altına çizgi attığım iki konuyu dile getirdi.
Bir tanesi hayal aleminin uzantısı olarak Alaplı kent merkezindeki köprü yapılırken ?bu köprüyü açılır kapanır yapalım ve dere boyunu kanala dönüştürerek Mollabey?e kadar gemileri götürelim? ifadesi.
İrfan Erdem o köprünün yapımı sırasında bunları düşünebilip söylüyor ise, O?nun hayallerinin sınırlarını ben hayal bile edemem açıkçası.
Bundan birkaç yıl öncede bizim gazetemiz aracılığı ile Filyos ırmağının Devrek?e kadar kanal olarak düzenlenmesini ve başta Orta Anadolu olmak üzere tüm bölgenin deniz taşımacılığından daha çok yararlanabileceğini anlatmıştı.
O ifadeleri üzerine, Filyos Irmağı üzerindeki alanlarda bir çok sosyal tesis yapılabileceğinin tatlı hayalini kurmuştum.
Erdem?in ikinci hayali ise tren vagonu oldu. Alaplı?da liman yapımına başlandığını belirten ve ayrıca kurulması devam eden Organize Sanayi Bölgesi?nin de şans olduğunu vurgularken ?Vagon fabrikası kurun. Saç şurada 5-
Hayal ne güzel bir şey.
Hele ki bu hayalin içinde yatırım yapmak, yaşadığınız bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel kalkınmasına katkı vermek var ise, tadına doyulur mu?
Denizcilik ve tersanecilik konularındaki konferanstan ben de bir tutam hayal ile çıktım.
İstedim ki, dile getirilen hayalleri aktarayım en azından buradan.
Verdiğinin karşılığını almakta hep yoksul bırakılan bölgemizin en azından hayaller kurabilen ve kaynakları doğru kullanmayı düşünen hayalcileri olsun.
Kötü etmedim değil mi?