Ülke haliyle Zonguldak seçim atmosferine öylesine hızlı girdi ki her kafadan bir ses çıkmaya başladı. Herkes kendi sınırları içerisinde ben aday adayım demeye başladı. Önümüzdeki aylar içinde görevinden istifa ederek ben aday adayıyım diğer Milletvekili olma sevdalıları bile çıkacaktır.. Milletvekilliği`nin cazibesine insanlarımız öylesine kapılmışlar ki, kimse asil olmak istemiyor, herkes vekillik peşinde. Zonguldak`ta da durum aynı kimse asil kalmak istemiyor herkes vekillik peşinde bir yanda AK Parti İl Başkanı Celil Uzun, bir yanda 2 dönemdir Alaplı Belediye Başkanlığını yapan AKP`li Faruk Çaturoğlu. İkisi de 2007 yılında yapılacak olan genel seçimlerde Zonguldak Milletvekili olabilmek için ben adayım ben halkıma en iyi hizmeti yaparım diyerek her yerde bunun üstüne basarak söylüyorlar. Zonguldak`ta Milletvekili olmak o kadar kolay değil aslında aday adayı olmak bile o kadar kolay değil. Bunun bir adabı bir usulü var. Önce öz mü öz Zonguldaklı olacaksın. Türk Milletinin vekili olmak öyle kolay bir iş değildir. Bu yüce millet üzerine oynanan oyunları bileceksin, Zonguldak`ın menfaatleri için savaşacaksın gerekirse kendi menfaatlerinin üzerinde tutacaksın. Bunlara karşı politikalar üreteceksin, satmayan ve satılmayan insan olacaksın. Ülke menfaatlerini daima kendi menfaatlerinin üzerinde tutacaksın. Ankara`ya gidince Zonguldak ı unutmayacaksın. Eski dostlarını ve arkadaşlarını unutmayacaksın. Sürekli halkın içinde olup onların dertlerini dinleyeceksin. Seni Ankara`ya TBMM çıkartan insanları sadece bayramlarda ziyaret etmeyeceksin. Bölgenin yatırım yapmak isteyen iş adamlarını kendi menfaatlerini düşünüp köstek değil destek olacaksın. Aslında daha söylenecek çok şey var. Zonguldak`a en iyi hizmeti verebilecek insanları zaten halkımız biliyor. Geçmişte kim ne yapmış bunları da halkımız en iyi şekilde biliyor. İnternet Haberciliği İnternet artık hayatımızın vazgeçilmez unsurlarından biri haline geldi. Zonguldak`ta son yıllarda yangınlaşan Internet Haberciliği, gazete haberciliği imge kaybetmeye başladı. İnsanlar haber ihtiyaçlarını internet üzerinden karşılarken gazeteler kendi içinde yeniden yapılanma ihtiyacı duyuyor. İnternette yayınlanan çoğu haber, o sitenin kurulmasına öncülük eden kişilerin görüşlerine göre şekilleniyor. İyice tartışılmadan ve düşünülmeden başlıklar atılıyor. Tabi bu olay gazetelerde böyle değil. Ülkemizde yapılan bir aştırmaya göre internetin haber alma kaynağı olarak öne çıkmasıyla, geleneksel gazetecilik tehdit altında olduğu öne sürülürken , Türkiye`de son 5 yıl içinde günlük gazetelerin tirajı yüzde 42.7 düştüğü vurgulanılıyor. Dünya Gazeteler Birliği`nin (WAN) bir araştırmasına göre ise, Türkiye`de günlük geleneksel gazete tirajlarının 2003 yılında bir önceki yıla göre yüzde 23.2, son beş yıl itibariyle de yüzde 42.7 oranında bir düşüş yaşanıyor. İnternet erişimi sahip birçok okur, haberi daha hızlı takip için interneti tercih ediyor ve aynı haberi ertesi gün okumasına gerek kalmıyor. Cep telefonu, bilgisayar ve diğer gelişen teknolojiler yaygınlaştıkça, geleneksel gazetelerin okur oranlarındaki düşüş sürecek. Çok uzak gelecekte ama, geleneksel gazetecilik, internet gazeteciliğinin tam anlamıyla yaygınlaşmasıyla ortadan kalkabilir. Şu anda her yerel gazetenin yanında bir de internet haberciliği var. Bu sektörde bana göre gazetesi güçlü olan mazisi uzun olan gazeteler yada inrernet sayfaları ayakta kalır.