FAZLI BEY`E
Eyüp BEKTAŞ
İstanbul?dan TEM?den gelirken Düzce kavşağı çıkışında ?Kdz. Ereğli? tabelası vardı. Önceki gün Bursa?dan gelirken bir de baktım ki; ?Kdz. Ereğli tabelası?nın yerinde yeller esiyor.
Karayolları Ereğli?yi defterden silmiş.
Gümüşova, Düzce, Zonguldak tabelası var TEM çıkışında şimdi.
Çok ilginç bir durum bu.
Kdz. Ereğli tabelası nasıl söküldü oradan?
Kim söktü?
57. hükümet döneminde konulan o tabela şimdi niye söküldü?
Ve bu olayın sorumlusu kim?
AKP Zonguldak milletvekili Fazlı Erdoğan?ı direkt ilgilendiren bir konu bu.
Merak ediyorum, bizim milletvekili bakalım o tabelayı yerinden sökenleri bulabilecek mi?
Daha ötesi ise, o tabelayı yeniden yerine taktırabilir mi?
Hadi bakalım sayın milletvekili?. Kaç kilo gücün var görelim?
YORUMLAR
Gazetemizin internet sitesindeki yorumları izliyor musunuz?
İzleyin?
Biz küfüre asla izin vermiyoruz.
Ve bu tür yorumları da sayfaya koymuyoruz. Ama bize karşı yapılmış eleştirileri ise özellikle yayınlıyoruz. Herkesin eleştiri hakkı vardır ve bunu kullanmalıdır. Susmak, çözüm bekleyen sorunların üzerine kül dökerek söndürmekten başka nedir ki.
Suskun bir toplumun bölge ve yöre sorunları konusunda duyarlı hale getirme açısından çok önemli bir araç okurlarımızın yorumlarını yazabilmeyi düşünmeleri.
Konuşmalı toplum.
Kdz. Ereğli ve bölgenin canına okuyacak termik santral konusunda bir tek meslek odasının açıklamasını göremediğimiz olayda, vatandaşlar konuşuyorsa ortada bir çelişki vardır.
Şair-Gazeteci-Devlet Adamı rahmetli Bülent Ecevit?in 70?li yıllarda söylediği ?Meclis halkın gerisinde? sözü aklıma geldi birdenbire.
Bölgemizde de, bazı sivil toplum kuruluşları, meslek odaları da halkın çok ama çok gerisinde.
Halkın duyarlılığını, oturdukları koltuklardan göremiyorlar.
Bilmiyorlar.
Anlamıyorlar.
Bu nedenle de yöre insanının çok gerisine düşmüşler.
Asıl konuşması gerekenleri bu derin suskunluğunu bir açıklayabilen olsa da biz de öğrensek.
Nedir, ne değildir?!!
GERİLİM
Sayın Başbakan R. Tayyip Erdoğan?ın hoşgörüsü falan hiçbir şeyi kalmamış.
Bayram-seyran dinlemiyor, her önüne gelene kaşarlı bindirmeler yaparak, bilinen dayı ayaklarını sürdürüyor.
Vurdukça toz silkeliyor sanki.
Ama neyin tozu?
Toz atmaya çalışırken, kendisi tuz-muz olmasın sakın!
Kişiliği, kimliği ve yaşantısı ile Türk halkının gönlünde taht kurmuş böylesine saygın bir Cumhurbaşkanına ağır ifadelerle saldırarak sokak siyaseti seviyesinde kaldığını ortaya koyan Sayın Başbakanın, Saddam Hüseyin?in idam edilmesi ile ilgili bir kınaması olup olmadığını anlayamadım.
Sahi, Başbakan Saddam?ın idamını kınadı mı, kınamadı mı?
Yoksa Amerika kızar diye mi korktu?
Bizde kabadayı, Busch?un karşısında kedi.
Olmaz ki böyle başbakanlık?
KORKAK VEKİL
Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde erken seçime gidilerek halkın özgür iradesinin yeniden belirlenmesi yolundaki halkın beklentiler, koltuklarından kalkmamakta direnen politikacılar yüzünden gerçekleşecek gibi görünmüyor.
Sine-i milet sözü milletin vekillerini ürkütüyor.
Asilden korkan vekil olur mu?
Bunlar nasıl vekil?
Koy sandığı ortaya ve gir içine.
Şimdi sandıktan korkup kaçanın yarın o sandıktan çıkabilme şansı olmaz ki.
Bu halk işini bilir.
Kendisini temsil eden vekilin korkak olmasını da asla içine sindiremez.
Korkakları bırakıverir sandıkta.
Bir korkak, iki korkak, üç korkak, dört korkak.
Geliyoruz Ankara?ya?
Yorumlar