Kdz. Ereğlide eğitim konularında bir lokomotif vardı ve adı da; Kdz. Ereğli Eğitim Vakfıdır.
Bu vakıfın kuruluşunda, gazeteciler vardır.
1990lı yıllarda ZKÜnün kuruluşu sırasında Kdz. Ereğlinin dışlanmasına karşı basının gösterdiği tepki ile ateşlenin fitil, TTKnın Armutçuktaki sosyal tesislerinin Metalürji Fakültesi kurulması amacıyla TTKdan kiralanıp ZKÜye devir edilmesindeki ara istasyon Kdz. Ereğli Eğitim Vakfı olacaktı.
Ama olmadı.
Dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan yine basının büyük ısrarıyla Kandilliye geldiğinde İşte binalar gel kur bakalım fakülteyi kamuoyuna baskısına karşı Burası köy, burada fakülte mi olur açıklaması yaparak, tüm hayalleri yıkıp geçmişti.
Yani fakülte işe yatmış ama Kdz. Ereğlide bir eğitim vakfı kazanmıştı.
O yılları çok sıcak yaşayan ve bir çok konunun içinde olan gazetecilerden biri olarak, vakfın kuruluşuna destek veren dönemin DYP Milletvekili Necdet Yazıcıya asla unutmam.
İşadamlarımız başta İrfan Erdem, Mustafa Arık ve diğerlerini de.
Eski Belediye Başkanlarımızdan Ruhi Cöbekoğlunu katkılarını yok saymak mümkün değil ki. Cöbekoğlu Yüksekokulu Alaplıya kaçırdı suçlamalarına rağmen, Kandillide bir fakülte kurulması için her türlü desteği vermişti o dönemde.
Yıllar yılları kovalarken işte o Kdz. Ereğli Eğitim Vakfı da ilçedeki bir çok eğitim sorununa da el atmış ve binalar bile inşa etmişti.
Her gelen kaymakam Kdz. Ereğli Eğitim Vakfının öneminin bilincinde olarak tam destek verdi. Ta ki, önceki kaymakam Osman Ekşiye kadar. Ekşi Kaymakam Kdz. Ereğliden giderken ben giderim adım kalır, dostlar beni hatırlasın dedirtemedi.
Yeni öğrendim ki, Kdz. Ereğli Eğitim Vakfını da pek desteklememiş.
Bu aralar Kdz. Ereğli Eğitim Vakfı pek ortalarda yok, sesi soluğu çıkmıyor.
Oysa ilk kurulduğunda neler hayal etmiştik.
O heyecanı yeniden hatırladığımda, merhum gazeteci Şadan Sönmezin Kandillideki TTK binalarını gezmeye giderken espriyle bir deli kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz sözünü şahsımı kast ederek sözlerini de anımsıyorum.
O yıllar ne güzeldi.
Gündem oluşturmadaki o gazeteci dayanışmasının şimdi hiçbir izi kalmadı.
Hep yitirdiklerimiz arasında işte bu da var.
Ekşi Kaymakam Kdz. Ereğli Eğitim Vakfını gözden düşürdü ise biz bugün bu olaya seyirci mi kalacağız?
Ekşi Kaymakam gitti şimdi.
Adını anmak isteyene de rastlamadım.
Ama yeni kaymakam var.
Sayın İbrahim Çay kaymakam bunca yoğunluk içinde ilgi kapsamı içine Kdz. Ereğli Eğitim Vakfını yeniden alır ise çok şey olabilir.
Örneğin; Erdemirden eğitimi destekleme adına alınan cürufların yeniden tahsisi gibi.
Neden olmasın?
Böyle başlanır ve eğitime destek verenlerin maddi manevi destekleri yeniden hareketlendirilerek, Kdz. Ereğli Eğitim Vakfı eski güçlü konumuna kavuşturulabilir.
Farkında mısınız hep yitirdiklerimiz üzerine konuşmaya başladık son yıllarda.
Yeni bir şey olmadığı gibi eskileri de koruyamamışız?
Peki neden?
Bunun mutlaka bir sebebi olmalı?
Sizce sebebi nedir?
Demir Çamcı geliyor yine aklıma.
Vefat edip sonsuzluğa uzanıncaya kadar kurduğu Batı Karadeniz Kalkınma Enstitüsü ile bir şeyler yapmaya çalıştı.
Ne değerli bir kimlikti Demir Çamcı.
Giden gidiyor.
Yerine gelen yok.
Ve gelenler de hep gideni aratıp duruyor.
Sanki tarih tekerrürden ibarettir sözünü kanıtlamak zorundalar!
Yine dönemin kaymakamı Mustafa İngençin bu enstitü konudaki büyük çabasını anımsadım birdenbire.
Hey gidi günler hey!
Peki şimdi nerede Batı Karadeniz Kalkınma Enstitüsü?
Bilen var mı?
Biz niye böyle tüketiyoruz?
Hem geliştiremiyor hem de var olanları yok ediyor isek, bu dönme dolaptan nasıl ve ne şekilde inmeliyiz?