YASİNSİZ
Eyüp BEKTAŞ
Bir genç fidan daha düştü trafik canavarının tuzağına. Erdemirli bir genç insan tersanelerin karşısındaki o keskin virajlardan birinde karşılaştı ölümle. Ölüm galip geldi tabi ki. Ölüm bu, adı bile ne kadar soğuk.
Yasin Koca?ymış adı Erdemirli bir çocuk babası emekçinin. Alaplı?dan Ereğli?deki işine gelirken, sıfır görüş açılı virajlarda çarpışıvermiş koskoca TIR ile.
Ölüm bu.
Geldi mi götürüyor mu diyelim şimdi?
Yoksa, ölüm tuzağına tutsak edilen o virajların kaldırılmasını sağlamayanların yakasından mı yapışalım?
Canavarı o virajlarda pusuya yatıran ve besleyen kim?
Bu yörenin tüm insanları devletine vergiyi avuç avuç öderken, karşılığında ölüm kusan üç-beş virajda canını yitirmeye devam mı edecek?
Adı ne kadar büyük Karadeniz Ereğli?nin. Öylesine büyük ki, adı dünyaları sarıp sarmalayıp uzaya kadar ulaşmış.
Bu büyük kentin ne yazık ki büyük politikacıları olamamış.
Niye olamamış?
Ereğli gibi bir kentin girişi böyle bir yola mahkum edilir mi?
İnsan siyasetçiyim diye utanır.
Ereğli?den bahsediyoruz Ereğli?den.
Türkiye?nin tek yassı mamul üreticisi Erdemir?in bulunduğu Karedeniz Ereğli?den.
Tersaneler ve organize sanayi bölgesiyle, maden ocaklarıyla, çevresindeki irili ufakla sanayisiyle, çimento fabrikalarıyla, limanlarıyla; Türkiye?de Ankara, İstanbul ve İzmir?in dışında kalan 858 ilçe arasında 61 il merkezine nal toplatıp 32 sırada yer alan Zonguldak Ereğli?sinden bahsediyoruz.
Alaplı ile arasındaki 10 km yolu bile bölünmüş olmayan ve siyasal iktidarın ise bol bol gaz ve saz ile bölünmüş yol havaları çaldığı bir ortamda, yol yokluğuna tutsak edilen Ereğli.
İşte o Ereğli?nin girişindeki trafik canavarının beslenmesine seyirci kalınıyor.
Siyasetçiler yan gelip yatıyor.
Genel başkanlarından icazet almasalar asla gidemeyecekleri o mecliste, bölge halkına değil başka amaçlara hizmet ediyorlar ki, Ereğli gibi bir kentin yolu yılana benziyor ve can üstüne can alıyor.
Canlar gidiyor, yönetenler bakıyor.
Çok meşguller çok?
En büyük dertleri de, Ereğli?nin büyümesinin engellemek için Gülüç?ü kurtarılmış bölge olarak nasıl kurtarırımın hesapları içindeler.
Siyaset kafası bu.
Particilik.
Yandaşlık.
Çıkarcılık.
Ve görevini savsaklamadan dolayı meydana gelen ölümleri de seyretmek.
Çengelburnu?nda gülen yüzüyle bizlere veda eden Koca Yasin, bu siyasetçilerin yakasına yapışabilmiş olsaydı ne derdi acaba?
Ne der ve neyin hesabını sorardı?!!
Doğu Karadeniz?e gidenler bilir. Gecenin yarısı geçmiş yollar iş makinası ve kamyonlarla dolu. Vızır vızır çalışarak kaymak gibi yollar yaptılar o bölgeye.
Biz ise iki adımlık tersaneler bölgesindeki 5-6 tane virajı kaldıramadık daha.
Siyasetçiler yine oy istiyor, canlar da bir bir toprağa düşüyor?
Şimdi Yasin yok.
O gitti aramızdan, geride bir eş ve çocuk bırakarak.
Yorumlar