Cem Sürmeneli 'Alaplı Düzce'ye bağlanmak istiyor' başlıkla haberi attığında 'yine kim zırvalıyor bunu' diye sordum.
Yirmi yıllık bir süreçte iki de bir temcit plavı gibi ısıtılıp ısıtılıp servise konulan bu söz gıcık yapmaya başladı çünkü.
Hatta 'haber atlatma' konusunda da önemli bir yeri var bu konunun meslek yaşamımda.
Sanıyorum 1989 yılıydı. O dönemde çalıştığım Ereğli Memleket Gazetesi 'nin (1) şu anki Anadolu Hastanesi karşısında bulunan haber merkezine geldiğimde, Alaplı'nın Düzce'ye bağlanma isteğiyle başlattığı girişimi öğrenmiş ve haberi de beynimde yazarak girmiştim kapıdan içeriye.
Büyük bir haber yazma iştahıyla daktilonun başına (o tarihte yerel gazeteler (Şirin Ereğli dışında tipo baskı ile basılıyorlardı) geçmiş ve haberi yazmaya başlamıştım ki, masamın tam karşısında asılı bulunan yerel gazeteler gözüme ilişti. (2)
O tarihlerde Alaplı Merkezli olarak kurulan Gündem Gazetesi'nin manşetini görünce şok geçirdim.
Çünkü, benim beynimde tasarladığım ve ertesi gününün manşeti yapacağım haber Gündem'in manşetindeydi.
Alaplı, Düzce'ye bağlanmak istiyor.
Nasıl dağılmıştım o haberi okuyunca.
Moralim bozuluvermişti.
Haber toplumsaldı.
Yani tam anlamıyla haberin özüydü.
'Bomba gibi haber' elimde patlamıştı işte.
Mesleğin cilvesi.
Heyecanı.
Güzelliği.
Belki eski ile yeni arasındaki fark da buydu.
Haberde yarış.
Ama akşamları da oturup iki bardak çay içebilecek ortamı bulup sürdürebilmek.
**
O tarihte çok tartışılmıştı bu haber.
Haberi, gündeme Gündem Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni Ali Suat Eser atlatma haberiyle taşıdı.
İyi de yapmıştı.
Ve şimdi yine aynı başlıklı haberi Cem Sürmeneli gönderdiğinde o yıllara anılarımla gidiverdim birdenbire.
**
Alaplı'nın bu isteği hiç bitmedi.
Zonguldak'ın batı ucundaki bu ilçesi batıya yönelerek Düzce'ye bağlanmak istiyor.
Biliyor ki, Düzce'ye bağlanır ise Düzce'nin becerikli milletvekillerinin girişimcilikleriyle hizmet alır.
Nasıl olsa kavga da yok.
O ne rahat.
Alaplı'nın bu talebini kızgınlıkla karşılamak yerine irdeleyerek sebeplerini araştırmak gerek.
Zonguldak hizmet fakiri bir il.
Bakar mısınız, Düzce-Ereğli yolunun bile önce Düzce Akçakoca arası bitirildi.
Sonra sıra, Düzce Alaplı arasına geldi.
Durum böyle olunca da, doğaldır ki hizmet akışının bulunduğu iller çekim merkezi oluyor.
Özellikle de yatırım açısından.
Zonguldak'ta ne var ki?
Kuvars kumu bile Alaplı'dan çıkarılıp Düzce'deki fabrikaya gitmiyor mu?
Düzce'ye teşvik, Zonguldak'a ise layloylom.
Gitsin gitsin Alaplı'da gitsin.
Karabük ve Bartın çevresindeki ilçeler ile gitti.
Alaplı'da gidince, Zonguldak'ı Ereğli'ye bağlasınlar da, bu iş tamamen bitsin.
(1)Kdz. Ereğli'de Ereğli Memleket Gazetesi adında sanıyorum 4 ayrı gazete yayımlandı. Gökhan Duran'ın kurduğu gazeteyi Turan Kayalı aldı ve devam ettirdi. 1987 yılında Turan Kayalı genç yaşta kalp krizine yenik düşünce, bu gazeteyi eşi Birsen Kayalı, büyük oğlu Koray Kayalı 1991 yılına kadar bu gazeteyi yayın hayatında tutmak için çabaladılar ama kapatmaktan başka da çareleri olmayınca, kuruluş tarihi 15 Ekim olan gazeteyi Ekim yayın hayatına son verdiler. Kdz. Ereğli'nin basın tarihinde ilçenin (Şirin Ereğli Gazetesi'nden sonra) ikinci gazetesi olarak yayına 1965'de başlayan Ereğli Memleket Gazetesi 1991'de misyonunu kapanarak tamamladı.
Daha sonra, Turan Kayalı'nın oğlu Koray ve Avni Saka'nın oğulları Özkan ve Hakan mavi renkli logolu yeni bir Ereğli Memleket Gazetesi'ni yıllar sonra yayın hayatına başlattılar. Bu gazete de bir süre sonra kapandı ve böylelikle ikinci Ereğli Memleket Gazetesi de yayın hayatından çekildi.
En son olarak üçüncü Memleket Gazetesi yayın hayatına başladı. Bu Memleket Gazetesi'nin önünde Ereğli adı yoktu. İlhan Yapıcı'nın kurduğu Memleket Gazetesi, İlhan Yapıcı vefat ettikten sonra oğlu Emrah Yapıcı'nın sahipliğinde haftalık olarak devam ediyor. Bu üç ayrı Memleket Gazetesi'nin birbirleriyle ilgili herhangi bağlantıları yoktur. Bu bilgiyi tarihe not olarak bırakıyorum. Benim çalıştığım Ereğli Memleket; Kdz. Ereğli basın tarihindeki ilk Ereğli Memleket Gazetesidir.
(2) İlk kez Şirin Ereğli Gazetesi'nde gördüğüm bir uygulamayı anlatmak istiyorum. Şirin Ereğli'de haber merkezinde duvara çakılı çiviler vardı. Bu çivilere diğer yerel gazetelerin sayıları asılır ve gazete bu gazeteleri her ay arşiv yapardı. Ereğli Memleket'te de böyle bir çalışma yapmış ve bir çıtaya çaktığımız gazete ebatlarına göre sıralanmış çivilere gazeteleri asar ve hem haberleri gözden geçirir hem de sayfa tasarımına uzaktan bakma keyfini çıkarırdık.