17 Ağustos gecesi yeryüzünün çatır çatır çatladığını işiterek uyandığım gece, binadakilerin canhıraş bağırışmalarını aslu unutamam. Mutfaktan gelen fayansların yere düşerken çıkardığı seslerden anladığım depremden bilinç altına yerleşmiş ?kapı altına saklan!? korunma yolunu uygulayışımın, bilimsel hiçbir anlamı olmadığını sonradan öğrendim. Deprem ve acıların büyüklüğü günler sonra anlaşılabildi. Ardından da Düzce depremi geldi ya. 1999?da 2 fiziki deprem ile sarsılan Türkiye?ye daha sonra iki de ekonomik deprem yaşatılınca bugünlere kadar uzanan süreçte köprülerin altında çok sular gelip geçti. Türkiye yeniden yapılandırılırken, Mustafa Kemal Atatürk?ün ilke ve devrimlerini sinsice yok etmek isteyen Ameri-kan ile AB kaynaklı politikalar öne çıkarıldı. ?Demokratikleşme? ülkenin bölünmez bütünlüğüne yapılan saldırıların aracı oluverdi. Ülke dört bir yandan kuşatılırken, ?susma sustukça sıra sana gelecek? bilinciyle sokağa inen halkın, umut ve beklentilerini demokratik bir biçimde harekete geçirmesi gerekenler açık veya gizli bilinen oyunlarını oynadılar, ülkenin ?laik? yapısını da temelinden sarsmaya dönük nokta vuruşlarını sürdürdüler. 1999?dan bu yana Türkiye şimdi nerede? 2 fiziki deprem ve ardından da uluslarası bir oyunun parçası olan 2 de ekonomik deprem. Alınan onca doğru kararın ardından, bir iç ihanetin sürüklediği 2002 erken seçimleri ile bilinen, bildiğimiz sonuçları. Nihayeti de; 22 Temmuz 2007. 17 Ağustos 1999 depremiyle ile başlayan süreç, artçı depremlerle sürdü bugüne kadar. Şimdi en büyük deprem sırada? Abdullah Gül Çankaya?ya çıktığı gün, TÜRKİYE?DE TARİH YENİDEN YAZILMAYA BAŞLANACAKTIR. Bu kimilerin iddiasına göre, hilafetin de intikamıdır. YANLIŞLIĞI NEREDE? Kdz. Ereğli Kaymakam Vekili Aydın Memük imzalı ?01-02 Ağustos 2007 tarihinde İlçemizde meydana gelen sel felaketi nedeniyle, Hasar Tespit Komisyonu tarafından belirlenen 119 ailenin konutlarındaki eşyaları kullanılamayacak durumda olmaları nedeniyle 13.08.2007 tarihinde İstanbul Deniz Feneri Yardımlaşma Derneği?nden yardım talep edilmiş olup, ailelerin isim listesi faksla bildirilmiştir. 15.08.2007 tarihi itibari ile İstanbul Deniz Feneri Yardımlaşma Derneği?nden gelen gıdalar, 119 aileye Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Başkanlığı işbirliği ile mahalle muhtarları huzurunda dağıtılmaya başlanmıştır? açıklama geldiğinde şaşırdım. Devlet, bir dernekten yardım mı istedi? Tekrar tekrar okuduğumda, ?İstanbul Deniz Feneri Yardımlaşma Derneği?nden yardım talep edilmiş olup, ailelerin isim listesi faksla bildirilmiştir? cümlesi, devletin 119 sel mağduru aile için bir dernekten yardım istediğini vurguluyordu. Kdz. Ereğli Kaykamamlığı devletin bir birimi. Devletin bir kurumu özel bir dernekten ?ben 119 sel mağduruna yardım yapamıyorum, battım iflas ettim? der mi? Bir yerde bir yanlışlık var? Koskoca Ereğli Kaymakamlığı 119 kişiye gıda yardımını bir dernekten yardım talebinde bulunarak karşılıyorsa, karşımda koskocaman bir soru işareti duruyor. Neden?!! Durum böyle ise ciddi bir öneri: Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarını fesh edin. Nasıl olsa, devletin yardım alacağı dernekler de varmış baksanıza? OĞLU İsimleri yasadışı olaylarla anılar olan nice isimlerin, şimdi de oğulları çıktı. Oteli bastı, silah gösterdi, tehdit etti. Armut dibine düşer derler ya. Düşüyorlar patır patır. Babalar ve oğulları. Hiç değişmiyor bu gerçek. Böylelerini toplayacaksın, baba oğul ya Irak?a ya da Kandil dağına göndereceksin. Stres atsınlar oralar da ve öyle katılsınlar aramıza. Aile terbiyesi dedikleri bu mu?!!