Gözümüze baka baka bize yalan söylemeye ve milleti saf yerine koymaya devam ediyorlar.
2025 sonunda yıllık enflasyon yüzde 30,89 oldu. Hükümet, Aralık ayını ‘bu kadar da olmaz’ denilecek kadar baskılamış ve 0,89 olarak açıklamıştı. Son aylarda açıkça, gerçeğe aykırı enflasyon rakamlarıyla işçi-memur-emekli maaşları geriye çekilmişti.
2024 yılı son aylarında da aynı şeyler yapıldığı için TÜİK 2025 yılı Ocak ayı enflasyonunu yüzde 5,03 olarak açıklamış ve kısmen de olsa gerçeğe yaklaşmıştı. Ama atı alan Üsküdar’ı geçmiş, emekçiler yoksulluğa mahkum edilmişti.
2026 Ocak ayında da aynı yöntem uygulandı ve 2025’in açığı kısmen kapatıldı. TÜİK, enflasyonu yüzde 4,84 olarak açıklandı. Ama bu oran 2025 yılı Ocak ayından (5.03- 4.84=0.19) düşük olduğu için yıllık enflasyon az da olsa gerilemeye devam etti. 30,89’dan 30,65’e geriledi.

Hükümet temsilcileri de dezenflasyon sürecinin devam ettiğini öğünerek açıkladılar.
Bağımsız enflasyon araştırma gurubu ENAG ise Tüketici Fiyat Endeksine göre 2026 Ocak ayı enflasyonunu yüzde 6,32, yıllık enflasyonun yüzde 53.42 olarak açıkladı. Yani TÜİK üzerinden hak yemeye, kul hakkı yemeye devam ediyorlar.
Şubat ayını da geçen yılın yani 2.27’nin altında açıklayarak, dezenflasyon sürecinin yani programlarının başarıyla devam ettiğini anlatacaklar.
***
Yandaşların kontrolündeki ekonomi kanallarına konuk olarak çağrılan ekonomistleri dinliyorum. Artık onlar bile dayanamıyorlar, dilleri sürçse de işlerin iyi gitmediğini, böylesine uzun süreli bir kriz dönemi görmediklerini belirtiyorlar. Program sunucusu hemen zaman daraldı uyarısı yaparak konuşmayı kesiyor.
Bir uzman, gıda enflasyonunun, piyasanın yüzde 50’sine hakim olan, tekel konumuna gelmiş birkaç şirketin keyfiliğinden kaynaklandığını açıkça ifade etti. O şirketler çok güçlü olduğu için piyasada rekabet yaratacak yeni şirketlerin devreye giremediğini, devletin diğerlerine güç vermek yerine rekabetin önünü açmasını söyledi.
Ama bu işin birinci derecede sorumlusu Bakan Mehmet Şimşek, gıda enflasyonunu mevsim koşullarına bağladı.
Aynı gün, iktidar partisi AKP’nin TBMM’deki Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Gabar’da günlük 80 bin varilin üzerinde petrol ve 710 milyar metreküp doğalgaz sayesinde, başta emekliler olmak üzere bütün toplum kesimlerinin refah seviyesini artıracaklarını söyledi.
***
Dünyada demokrasinin “D”sinin olduğu ülkelerde yıllık enflasyon yüzde 5’lerde gezerken bizde enflasyonun yüzde 30’un altına neden inmediğini, ekonominin “E”sini bilen herkes biliyor.
Ülkemiz ekonomisini yönetenler hepimizden iyi biliyor, onun içindir ki toplumu üzmeden, alkış ve övgü alarak, hatta dua alarak iktidarlarını sürdürebiliyorlar.
Bu düzenden beslenen herkesin çıkar birliği var. Hem de öyle-böyle değil. Hastanelerden, yollardan, köprülerden, havaalanlarından, Türkiye’de tarımı-hayvancılığı yok eden ithalattan, ormanların-madenlerin talanından, yasadışı işlerden, her türlü ticaretten götürdükleri yetmedi, TÜİK ile ekmeğimize kadar uzandılar. Gözlerini Zonguldak'a çevirdiler.
Türkiye’de açlığın yoksulluğun yaygınlaştığını ve enflasyonun talepten değil, yandaşların keyfiyetinden kaynaklandığını bütün dünya biliyor.
Her zaman haksız yere kazananlar vardı, ama o kazançlar bir şekilde ülke ekonomisine girerdi. Bu kez kazananların büyük kısmı varlıklarını yurt dışına çıkardıkları ve düzen bu şekilde devam ettiği için enflasyon da kendince bir istikrar tutturdu.
***
Çevrenizdeki iktidar çığırtkanlarına, sesi en çok çıkanların gözlerine bakınız.
Ne söyledikleri hiç de önemli değil.
Hep böyle oldu. Alışınca duramıyorlar, doymuyorlar ve kendi sonlarını kendileri getiriyorlar.