Kim olduğumuzu bilirsek nereden nereye gideceğimize karar veririz. Bunu irdelemeye çalışalım. Bize dayatılan tarih sanki bizler için MS 800 ile başlıyor bitişe doğru da gidiyor gibi. Gittiğini de göremiyor dolayısıyla kabullenemiyoruz.

Kimliğini kaybeden uluslar devlet kuramazlar. Acı olan şu ki geçmişimizle hesaplaşmaya çalışanlar bizi çağ dışı yöntemlerle eğitip yönetmeye çalışıyorlar. Sanki zaman bizim için tersine akıyor gibi.

Biz;

Doğuda kaçak elektrik parasını ödeyen, sık sık zam yapılan elektrik kesintinse tabi olan…

Suriye’de 125.000 konut, 825 okul; Şam’da 2 tane hastane yapılıp tapulara, tarım arazilerine el konulmasına izin veren kanunlara tabi…

Kuzey Irak’a elektrik verip maaşlarını ödediğimiz ve yol, hastane yaptığımız…

Suriye’ye araçlar hibe eden…

Birçok ülkede milyonlarca dolara cami yaptırıp yurt içinde fabrikaları kapatan…

Yunanistan’a 18 adayı hibe eden…

İklim değişikliği kanunu ile Chemtrial uçaklara göz yuman, gökyüzüne bakıp kimyasal zehirleme ile uçak egzozunu ayıramayan…

Ormanları yakılan, tarımı biten…

Temel gıda ihtiyaçlarımızı undan, mercimek, saman, ete kadar ithal eden…

ABD’den F-35 uçaklar için ödenen 1.5 milyar doları, İngiltere’den altınlar alamayan…

Kilosu 3 dolara ithal edilen eti kilsounu 17 dolara yiyen…

32 TL’lik bir litrelik yakıtı 76 TL’ye alan…

Çalışırken ya da emekli olunca ev, araba alabilirken şimdi en ucuz gıdayı nereden tane ile alabileceğini araştıran…

Emekli payı GSM içinde 2000’den bu yana yarı yarıya azalmasına seyirci kalan…

Çocuklar uyurken sessiz değil; öldürülürken, tecavüz edilirken sessiz kalan…

Suçluların denetim serbestlikle gezdiği, askerlerin ve muhalefetin yapay suçlarla içeride tutulduğu…

Pudra şekeri ile kokaini ayıramayan…

Liyakatın değil sadakatin (biatın) öne geçtiği…

Eğitimi yaz-boza çevrilen…

Federasyon/Eyalet sistemine evet diyen…

Başka ülkelerin iç işlerine karışan (Atatürk’ün Arap ülkelerinden uzak durun ikazına rağmen)…

Eskiden bedava muayene olup ilaç alırken şimdi hepsine para ödemek zorunda olan…

Bayrağı ayaklar altında çiğnenen…

Suriyeli ve Afganlara bedava sağlık hizmeti verilen…

Bakanlıkları tarikatlar arasında paylaşılan…

Fabrikaları (dolayısıyla okulları) kapatılıp hurdaya satılmış, arazile ranta açılmış olan…

Eskiden dünyada kendi kendine tarım alanında yeterli olan 6 ülkeden biriyken bugün her şeyi ithal eden…

Ülkesi için savaşmış general, subay, astsubaylarını cezaevlerinde belirsiz davalarla tutan…

SATHI MÜDAFAADAN HATTI MÜDAFAAYA geçen…

Planı pilava çevirip pilavı da yapamayan…

Her çocuğun 150 bin dolarla borçlu doğduğu…

Ateistlerin dincilere din dersi verdiği…

Her şeyin sıradanlaştığı…

Yaşama ve hayata karşı işlenen suçların gözardı edilip insan/hayvan/doğa yaşamının değersizleştirildiği…

Diplomaların bile sahtesinin oluştuğu…

Ülkenin borcundan çok paranın sahtecilik, bahis ve diğer yollarla yurt dışına kıyı bankacılığına Man adasına transfer edildiği…

Dünyanın çöpünü alıp geri dönüşüme(?) sokuyoruz diyen (Batı ülkeleri bile 5%’ini dönüştürüyor)…

Bahisten dönen ve yurt dışına transfer edilen paranın bütçeyi aştığı…

Anayasa Mahkemesinin kararlarının baypas edilipi AİM kararlarının tanınmadığı…

Yabancıların bize dayattıklarına kendi ülkelerinde izin vermediklerini görmemezlikten gelen…

Gittikçe tarikat, parti, din, dil, ırk, bölgecilik söylemleri ile amipler gibi bölünerek çoğalan…

İran gazı ü 1.5 dolarken 15 dolarlık gaz kullanan…

7 milyar dolara alınan gazı 77 milyar dolara yurt içine ciro eden…

Sömürge valisi (ABD büyük elçisi) sınırlarımız ve rejimimizin değişimi üzerine icazet verirken susan…

Okumayan, düşünmeyen, fikis sahibi ama bilgi sahibi olmayan…

Milliyetçi dindar çiftçilerimizin zirai ilaçlarla kendi halkını zehirleyen…

Öğrencilerin okullarına aç gittiği buna bir de ölüm korkusu eklenen…

Zengin ama suskun, gören ama yorumlamayan, fikir sahibi ama bilgi sahibi olmayan…

BİZ KİMİZ, NEYİZ…

Farkında mısınız cevap bulanıklaşıyor, sınırlar kalkıyor, kimliğimiz ve kim olduğumuzla ilgili fikirlerimiz silikleşiyor.

Çözülmenin bir şekilde olma ihtimali vardır. Gelecek bunu bize zor yolla öğreteceği kesindir.

TURGUT SIDAL