AN!
Eyüp BEKTAŞ
Bayram, yılbaşı, cumartesi, tatil-matil dinlemeden sürekli yazmayı mesleğime olan bir saygı olarak gördüm hep.
Durmadan yazmak.
Yorulmadan gündemi yakalamak.
Koşturarak zamanla yarışmak.
Sabırla unutturulmak istenenlere direnmek.
Yazmak?yazmak?yazmak.
Hep yazmak o kadar kolay değil ki.
Ve bu yazım dünyasında etik ilkelerden ödün vermeden verilen koskoca yılların geride kaldığını gördükçe, inanılır gibi gelmiyor.
Hele ki geçmişin dayanışma kültürünün yok olup ortamın iyice sıkıcılaştığı bir ortamda üretkenliği diri tutabilmenin azmiyle gelinen bugünlerde, bir yorgunluk çöktü ki üzerime. Elim kolum tutmuyor sanki.
Birdenbire havanın ağırlığı çöktü üzerime.
Gazete merkezinde bu halsiz halim dikkat çekmiş olacak ki, ?git dinlen? dediler ama gidemedim.
Bir yere kaçıp da dinlenmek doyasıya ne de iyi gelir.
O da zor iş.
?Neyse? diyerek saldırmalı işe yine.
Öyle yapıyorum da, yorgunluğumu aşamıyorum.
Önder?e geleli onüç yıl oldu ve kesintisiz bu uzun yılların içinde ?gazetecilik yan gelip yatma yeri değildir? diyerek, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti?nin ?Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi?ndeki ???asıl işi ve başlıca geçim kaynağı bu olup?..? vurgusundaki gibi ekmeğimizi kazandığımız bu mesleğin de sonu yok ki.
?An gelir? ikinci ve sonsuz emeklik ile yüzyüze geliverir insan.
Yaşamın gerçeği.
?Hoş geldi sefalar getirdi? karşılama havaları dem verir, dengeler?
Geçtiğimiz hafta iki gün yazmayınca, sağdan-soldan ?hayırdır? zarfları gelmeye başladı. Öyle ya, dur durak bilmeyen bir kalem ve hafta tatillerini bile çalışarak geçiren bir dünya susar mı?
Merak dürtüsü harekete geçince, ?ne oluyor?? denilir tabi ki doğal olarak.
Hatta köşe yazımı isteyen Derya Cebesoy?a ?yazmıyorum halim yok? dediğimde, yüzüme tuhaf tuhaf baktı ve ?üç yıldır buradayım ilk kez duyuyorum? dedi yanıtımı duyduğunda değişen yüzünün haliyle.
Yazacak o kadar çok konu var ki.
İnternet sitemize gelen ve onay vermediğimiz yazıları araştırmaya kalksak, Ereğli hop oturur hop kalkar.
Kapkaranlık olmuş her şey. Ve toplumun ne kadar çok kulağı varmış, o onay vermediğimiz yorumlardan gelen haberleri okuduğumuzda.
Ortalık malzeme dolu.
İşbaşı yapmalı da?
Vallahi dostlar elim kolum tutmuyor.
Yorgunluğu bu kadar çok hiçbir zaman hissetmedim.
Yaşta yarım yüzyılı geçip torun torbaya karışınca, toplumsal sorunları gündeme taşıyan heyecanınızın hücrelerini yenilemeniz gerekiyor.
Kimi zaman dinlence şart.
Belki çok kısa belki de çok uzun?
Ama mutlaka dinlenmeli.
Yılların yorgunluğundan uzaklaşıp, uzaklardan yakını izleyip rengi ve kimlikleri karmakarış olmuş taşları yeniden değerlendirmek için.
?An? gelmeden, akşamları iple çekerek şubat ayının kısalığında sıcaklığı aramalı gönüllerin sevgisizliğinde?
Yorumlar