Ülkenin içinde bulunduğu zor koşullar içinde, hangi siyasal düşünceden olur ise olsun laik Cumhuriyet?ten yana taraf olanlar, ?Benim sorumluğum nedir, ne yapabilirim?? sorusuna yanıt bulmaya çalışıyorlar. ?Beni de askere alın diyen? şehit babalarının feryatları tüyleri diken diken ediyor. Cumhuriyet Bayramı?nı kutlama haftasına işte bu psikolojiyle girdik. Canlar yanmıştı çünkü. Kdz. Ereğli?de Pazar günü olmasına rağmen Cumhuriyet Bayramı?nın çelenk koyma törenindeki katılım gerçekten dikkatleri çekti. Çok hoş ve samimi bir manzaraydı. Çelenk koyma günündeki bu coşkunun bayram törenlerine de olumlu yönde yansıyacağı umuduyla bayrama hazırlandı Ereğli halkı. Ve bayram günü erken saatlerde evinizden çıkıp, özel aracınız veya toplu taşıma araçlarıyla sahil yolunu kullanarak çarşıya gelmek istediğinizde, tüm bayram coşkunuzun nasıl eziyete döndürüldüğünü trafik işkencesi yaşayarak görünce, tüm tadınız kaçıyor. Festivallerde olduğu gibi; sahil yolu trafiğe kapatılmış ve trafik Ortacami üzerinden gidiş-dönüşlü verilince ortalık tam arap saçına dönmüş çünkü. Trafik çilesine mahkum edilen yurttaşları izledikçe kahroluyorsunuz. Yaya olarak minibüsten daha hızlı çarşıya ulaşacaklarını gözüne kestirenler, araçlardan iniyorlar. Araç trafiğine bu kez yayalar da karışıyor. Öyle ya, yaya kaldırımı diye bir şey yok ki! Yaya dediğiniz birey de, olmayan veya işgal edilen kaldırımlar nedeniyle yolda yürüyecektir. Öyle de oluyor zaten. Gidiş gelişli Ortacami yönündeki trafik kilitlenmiş, bir çok araç başka bir çıkış yolu bulabilmek umuduyla Kız Kapısı yönünde ara sokaklara sapmaya çalışırken, yaşadıkları stresten kurtulmak isteseler de elden bir şey gelmiyor. Trafik Ereğli?yi kilitledi. Ya hani biz büyük coşku içinde Cumhuriyet Bayramına gidecektik. Bayraklarımızı sallayacak ve Mustafa Kemal Atatürk?ün kurduğu Cumhuriyetin sonsuza dek yaşayacağını, yaşatılacağını haykıracaktık. Bu trafik çilesi de nereden çıktı şimdi? Çıkmadı, çıkarttılar!.. Söz dinlemeyen yöneticiler, ?dediğim dedik? ısrarlarıyla, Kdz . Ereğli halkına Cumhuriyet Bayramı?nı zehir ettiler. 30 Ağustos ile 29 Ekim bayramlarının arasına illaki inatlarını soktular. 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 18 Haziran Kdz. Ereğli?nin Kurtuluş Günü törenlerini Hükümet Konağı?nın bulunduğu Devrim Bulvarı?nda organize ederken, Cumhuriyet Bayramı ve diğer bayramları da (19 Mayıs statta) sahil yolunda yapmaya devam ediyorlar. Tuhaf gariplik ve yanlışlık burada. Bir kentin bir tane bayram alanı olur. Ya orası, ya burası? Kentin ulaşımını ve diğer unsurlar da düşünülür ve yurttaşların trafik içinde strese girmelerinden kaçınılarak çok yönlü araştırmalarla tespit yapılır. Bu konuda en uygun yer de; Devrim Bulvarı?dır. Ki; bu konuda defalarca olayın yanlışlığını dile getiren bir çok haber de yayımlanmıştır. Bu haberlerin söne sürdüğü önerilere karşı da, ?doğru? denildiğine göre, neden bayram alanı tek noktaya indirgenmiyor? Sahil yolunu kapatma alışkanlığındaki yöneticilerimizin, herhangi bir şekilde hastaneye ulaştırılması gereken bir hastanın çektiği acıyı hissedebilmeleri ve o trafiğin tam orasında dakikalarca kalıp ?çözüm nerede?? diye sorgulamaları gerekir ki, çözüm bulunabilsin. Eskortlarla, kırmızı ve siyah plakalı geçiş üstünlüğüne sahip araçlarla bu sorun yaşanmadığı için anlaşılamaz ki. Eleştiriler, var olan eksiklikleri görebilmek için yapıldığında, bal kaymaktır. Veya doğru değerlendirildiğinde sayıya çevrilecek pastır. Pası gole çevirmek için de, biraz yetenek ve beceri gerekir sadece. BİR ÇÖZÜM DAHA Ereğli Belediyesi?nin cumartesi pazarı ile Erdemir Stadının yanında bir duvar var. Bu duvar ile stada gelen yol birleştirildiğinde (50 metre yok) Erdemir?e iş girişi ve çıkışında kent merkezinde yaşanan sorunların büyük çoğunluğu ortadan kalkar. Hadi, o küçük duvarı yıkın ve Erdemir stadının yanındaki o yolu cumartesi pazarının bulunduğu yola bağlayın. İşte size bir çözüm önerisi daha. Dedikodu değil, çözüm. Somut. Elle tutulur, gözle görülür? GÜZERGAH Konu trafikten açıldığında daha önce dikkatleri çekmeye çalıştığım halk otobüslerinin yol güzergahıyla ilgili çarpıklığı tekrar dile getireyim. Ereğli?de hastane yönüne gidecek olan halk otobüsleri eski (Terminaldeki) duraktan, Meydanbaşı yönüne hareket edecek olanlar da Atatürk Anıtı arkasından kalkıyor. Yani, tam tersi olması gereken şu anki durak tespiti; hem Atatürk Anıtı , hem de İş Bankası önündeki kavşaklarda yoğunluğu artırıyor. Bu durakları kim niye böyle bir güzergah çizerek uygulamaya koymuş bilmiyorum. Ne akla ne mantığa uymayan bu durum, otobüsçülere rant sağlamak için yapıldı ise o zaman işler karışık. Dediğim gibi, Ereğli?nin tüm yönetimini otobüsçülere verelim ve bizler de bu kentten başka yerlere gidelim. Ereğli?de binlerce araç ve 100 bine yaklaşan nüfus vardır. Toplum olanakları eşit olarak kullanır. Bunun dışında, var olan sorunları daha da artıran uygulamalara da derhal son verilmeli. Ereğli?de her yeni günde yeni sorunlar getiren trafik konusunda çözüm üretilmediği ve var olan sorunların da ranta dayalı çıkarlar için çözümsüzlüğü itilmesi bu kentte yaşayanların tümüne yapılan yanlıştır.