ÇAĞRIYA KATKI
Eyüp BEKTAŞ
Değişim?den meslektaşım Hüseyin Orhan, ilçede yaşanan son olayları değerlendirip çok anlamlı ve ciddi bir çağrıda bulundu.
Önce okuyalım
?Sevgi, barış ve dostluktan bahsediyoruz; birbirimize söylemedik laf atmadık taş, bulaştırmaya çalışmadığımız çamur bırakmıyoruz!
Sevgi, barış ve dostluktan bahsediyoruz; Amerikan emperyalizmine karşı imza toplayan bir gruba saldırıda bulunuyoruz!
Bu mu bizim sevgi, barış ve dostluk anlayışımız!
Ereğli?yi rezil kepaze ettik Türkiye?ye!
Yakıştı mı beyler, hoşunuza gitti mi?
Kara bir leke sürdünüz Ereğli?ye!
Bu kara leke ancak nasıl silinir biliyor musunuz?
Cumartesi günü Ereğli?ye gelecek olan Kalabalık bir grup var. Aydın, sanatçı, hukukçu, akademisyen ve gazetecilerden oluşan bu gurubu çiçeklerle karşılarsak eğer, işte o zaman Ereğli?nin Türkiye?ye yansıdığı gibi bir kent olmadığını, gerçekten sevgi, barış ve dostluk kenti olduğunu göstermiş oluruz.
Gönül ister ki; MHP ve Ülkü Ocakları Yöneticileri de bu dostluk ellerini uzatsın!
Bu düşüncemi MHP İlçe Başkanı Sayın İlkay Özdemir hanımefendi ile paylaştım. İlkay Hanım, Cumartesi ve Pazar günü yaşanan olayların kendileri ile uzaktan yakından hiçbir ilişkisinin olmadığını belirterek, düşünceme sıcak bakmadı?
Bence, eğer MHP bu karşılamayı yaparsa işte o zaman olaylarla ilgisi olmadığını, bu linç girişiminin üç-beş çapulcu ve serseri tarafından gerçekleştirildiğini veya provokasyon olduğunu göstermiş olur?
Bazı MHP?li dostlarım, Yurtsever Cephe?nin kampanyasında kendilerinin de imza verdiğini söylediler.
Metni okudum. Eğer imza standını görmüş olsaydım hiç kuşkusun o metnin altına bende imza atardım?
Bu memlekette Amerika?ya karşı olmayan en büyük örgüt PKK?dır?
Haydi, Ereğli; Görüşleri ve düşünceleri ne olursa olsun. Cumartesi günü Akademisyen, sanatçı, hukukçu ve gazeteciden oluşan bir grup Ereğli?de konuğumuz olacak. Ereğli?nin sevgi, barış, dostluk ve demokrat bir kent olduğunu göstermeye hazır mısınız?
Eğer evet diyorsanız, sağcısıyla, solcusuyla konuklarımızı çiçeklerle karşılayalım. Ne dersiniz??
Hüseyin Orhan?ın satırlarının altına aynen imzamı ben de atıyorum.
Kdz. Ereğli?de yaşayan insanların arasına nifak sokmak, Türkiye?nin yaşanılası en iyi ve güzel kentlerin başında gelen ilçemizde huzuru bozmaya ne kimsenin hakkı var ne de kimseye bir yarar getirir.
Olay yanlıştır ve keşke hiç yaşanmasaydı.
Gelişmeler, elbette bir çok çevre tarafından başından sonuna kadar çok yönlü analiz edilerek bir sonuca varılmaya çalışılıyor. Özellikle bir sağ-sol kavgası olmadığı yolunda elde edilen bilgilerin ışığında oluşan görüşte olanlara ben de katılıyorum.
Ama ?neden?? sorusuna yanıt bulunamıyor.
Bir çok sebeplerin seçenekleri değerlendiriliyor mutlaka her çevrede.
Olayın tarafları arasına sokulmak istenen ülkücüler, kesinlikle bu oyunlara gelmediklerini ve gelmeyeceklerini açıklayarak kamuoyuna rahatlatıyorlar.
Peki kim veya kimler kurcalıyor Ereğli?yi?
Bilmiyoruz?
Bildiğimiz, Ereğli?nin fotoğrafına hiç yakışmayan bir oyun içinde oyun?
Keskin sirke küpüne zarar verir demiş atalarımız.
Sağduyu bu keskin sirkenin panzehiridir.
Öfkeyle kalkıp zararla oturma boşluğuna düşmekten kurtarır ve öfkeyi de regüle eder.
Ve kazanan hep sağduyu olur.
Bu kentin tüm gençleri bizim. Arkadaşımız veya aile dostlarımızın çocuklarıdır büyük çoğunluğu. Tanımasak ve bilmesek de, bu ilçede yaşamanın güzelliğini paylaşıyoruz çünkü.
Bir bütün halinde olmasından gurur duyduğumuz bu ailenin huzuru her şeyden daha önemli değil mi?!!
Dedesi, babası, annesi, kardeşleri, dostları, arkadaşları, öğretmenleri ile hepimiz hazırlanan veya hazırlanmakta olan tuzaklara düşmeyerek sağduyumuzu sürekli açık ve uyanık tutarak, ve özellikle de şiddete ?hayır!? diyerek, şu güzelim ilçenin huzurunu bozabilme amacındakilerin oyununu bozarız.
Bu günler, sağduyunun asla uyumaması gereken günler çünkü?
Yorumlar