Her şeyin bir zamanı ve sırası oluyor,

Bunun adına süre/süreç diyorlar.

Başlangıç ve bitiş,

Bu aranın da arasında süreyi uzatmak için bakım ve onarım gerekir.

Günlükten başlar, aylık yıllık ve onlarca yıllık diye devam eder.

Ta ki malum finale kadar.

O gün de bayramdır ya.

Kavuşmak.

Sonsuzluğun gizeminde buluşmak.

*

Bir süredir izin verdim kendime.

Kedime dediğim kendi kendime bakım konusunda kaşıntı bastığından dolayı, durduk yerde hele şu motoru, kaportayı, boyayı, koltukları, farları bi elden geçirteyim dedim.

Bu işler ellemeye gelince, önce motor su koy verip “rektifiye istiyorum” diye bağırıyor.

Sonrası bildiğiniz gibi bir dokun bin ah işit.

Takır takır feryatlar.

Bi susun.

Tamam hepsine baktıracağız derken aradan bir ay geçmiş ya,

Hayat su.

Hep akıyor.

Ve de hiç durmuyor.

Rektifiye de yapsan, bir yere kadar.

Sonrasında pes!

*

Bu ara dönemde yaratanın bahşettiği sistemi tıkır tıkır işletme yolunda yağlama yıkama işi tamam.

Motor sıfır.

Kaporta desen filinta.

Şanzıman; lastikler, aydınlatmalar elden geçti.

Koltuklar silinip süpürüldü.

Pasta cila o biçim.

Yedek yastık bile havalandırıldı.

Yani lüks hayata dönüş.

Fıstık!

ANKARA’NIN TAŞINA BAK!

Bu arada neler oluyor böyle?

Hani çok duyuyoruz “SÖZ KONUSU VATAN İSE” diye ya.

Laf!

İçi boş

Ülke alev alev iken durum ise sen-ben kavgası.

Açıkçası şu: önümüzdeki seçimlerde senin adamların mı milletvekili olacak, benimkiler mi?

Demokrasi memokrasi hak getire.

Hele önseçim cvısss, söz konusu bile değil!

Dava kişisel.

Dava antidemokratik uygulamalara sarılmak ve yine tepeden inme adayları belirlemek.

Vah memleketime.

Koyun can derdinde, şunlara bakın hepsi bireysel hesap derdinde.

Söz konusu; Vatanmış, Cumhuriyetmiş, Kurtarıcılarmış; Kuruluş ayarlarıymış vallahi yalan billahi yalan.

Siz bu dalaşta; hiç bir taraftan “önümüzdeki seçimlerde adayları biz genel merkezde yazıp çizmeyeceğiz. Partimizin üyelerinin tamamı sandık başına giderek aday listelerini partimizin üyelerinin tamamı belirleyecek diyeni duydunuz mu?

Ah bir diyen olsa.

İşte o zaman gerçek güç olan taban, yani partiye gönülden bağlı üyeler inisiyatifi ele alır ve iktidarg giden tüm yolları açılır.

Dağ başını duman almış.

Ama demezler.

Demeyecekler.

Çünkü kavga vatan kavgası değil.

Kavga bireysel.!

Kavga lanet olası koltuk kavgası.

MUTLU BAYRAMLAR

Dünyanın en hoş ve maddi bir gideri olmayan şey elbette saygı.

Herkesin öncelikle kendisine ve sonrasında diğerlerine saygıyı eksik etmediği, sevgi denen derin hazzı paylaştığı huzur dolu bir bayram diliyorum.

Sevgiler.