CEHEPE NEREDE?
Eyüp BEKTAŞ
Haziran da geldi ve gitti işte. 22 Temmuz?a ne kaldı geride? 22 güncük sadece. Altı okundan bir tanesi ?halkçılık? olan CHP?nin ise sesi soluğu çıkmıyor.
CHP sanki yer yarıldı da içine girdi.
CHP seçimlerde var mı, adayları kimdir, söyleyecekleri nedir, ne iş yaparlar, nasıl çalışırlar, varlıklarını toplum biliyor mu, siyasi çalışmalara ne zaman başlayacaklar?
Kim biliyor?
Biz bilmiyoruz. Bilen yandaşları vardır herhalde?
CHP eskiden bu yana bir tuhaf.
Önceki milletvekilleri de; halkçılığı dillerinden düşürmezler ama bir o kadar da halka uzaktılar.
Şimdikilerin de öncekilerden farkı olmayacak.
Zaten vatandaş da söylüyor ya ?Halil Posbıyık halkın içinde, CHP adayları sırça köşklerde? diye.
Yalan da değil hani.
Merak ediyorum CHP bu seçimlerin neresinde?!!
ESKİYE RAĞBET
s
Kent ve kırsal kesimdeki halkın nabzını tutamayan hüsrana uğrar.
Halk her şeyin farkında.
Açık söylüyorum; bu kentin insanı içinde Posbıyık?ın çok büyük oy tabanı var.
Hem de çevresinde yuvalanan Posbıyık düşmanlarına rağmen, Posbıyık marka olmuş Kdz. Ereğli?de.
Dinliyorum halkı bir çok çevrede.
?Posbıyık?a oy vereceğim? diyen insan sayısı, ?Ben şu partiye oy vereceğim? diyenden daha çok.
Bu çok ilginç.
Ve bu değerlendirme süreci içinde ?keşke? sözü de çok kullanılıyor.
O ?keşke?nin içinde, Posbıyık?ın aday olduğu parti, sıralamadaki yeri, partinin ülke barajı karşısındaki durumu da elbette çok gündeme geliyor.
Posbıyık ter içinde emek vererek ve bölgenin geleceği açısından söylenemeyenleri dile getirerek seçimlere asılırken, cehepeliler ise halkın tepki gösterdiği ve diş gıcırdattığı eski isimlerle ?ee ta ta ne va ne yok?? diyerek, hem tepki almayı sürdürüyor hem de göstermelik seçim çalışmalarında görülüyorlar kimi zaman.
Özürü kabahatinden büyük derler ya, aynen öyle.
Hey cehepe titre ve kendine dön.
Halk bekliyor AKP?ya karşı oy vereceği bir partinin üretken ve samimi halkçılığını ortaya koyacak olanları.
Siz ?izine?mi gittiniz?
Duyumlarıma ve bazı cehepelilerin iddiasına göre ise, desepeliler cehelilerden daha çok seçim çalışmaları yürütüyorlarmış.
Bir yerde yanlışlık ve çarpıklık var ama nerede?!!
DENİZLERİN DALGASI
Karadenizin hırçınlığına daha kafa bile tutamadık şu ateşten günlerin derinliklerinde.
Ya bir sabah ya da bir akşam dalıversek karadenizimin kucağına tüm ateşimi akıtarak usulca.
Yanıverse dalgaların arasında sırtım güneşten.
Bacaklarım tuzlu tuzlu koksa.
Avvçlarım da madeni yağ gibi akıverse Karadeniz.
Yalınayak gezemediğim kum tanelerini seyretsem, aralarına sıkışan karpuz kabuklarını temizlesem.
Kızgınlığından uzaklaşsam, dinginliğinde sevişsem Karadeniz`in.
Köpürgenliğinin delirttiği çılgınlık kayaların dibindeki midyelere her vurduğunda martıların bağırışları çizip geçse.
Karadenizin sevgisiyle bütünleşse bedenler.
Ama olmuyor.
Ne garip iş?
Yüzlerce kilometreleri eşip aşarak denizlere koşan milyonlar bir tarafta, 3-5 km yakınındaki Karadeniz?i kucaklamaya zaman ve frısat yaratmama üşengeçliğindeki bizler diğer yanda.
İşin ilginç yanı bir de yarın da 1 Temmuz? Yani bayram? Deniz bayramında törenleri izler, resim çeker ve haber yaparız da, ayağımıza bile deniz bayramı yaptıramayız.
Denizlerin dalgasıyım
Ben halkımın kavgasıyım
Yarınların sevdasıyım
Ben ölmedim ki?
Yorumlar