CHP Kdz. Ereğli ilçe binasına gittim. Köşelerde bir yer buldum kendime ve yanımda kim oturuyor diye düşünmeden selamladım.

Çokkk eski CHP’li olup, günümüzdeki Yeni CHP’nin hallerini, kurultay sonrası herkes gibi ben de  merak ediyorum.

Hava nasıl oralarda?

Çoğunluğu bildiğimiz tanıdığımız insanlar. Başladık iki lafın belini bükmeye. Laf lafı açtı.

Açtıkça keskin mi keskin siyasi tartışmalar başlayınca, konu elbette Kdz. Ereğli belediye başkan adayının kim olacağına geldi.

CHP’liler çok kızgın.

Öfkeli.

Ortak ses “O olamaz!” noktasında.

O dedikleri kim mi?

Güldürmeyin beni!

Hatta kimi keskinler “bu iş bitti” sözlerini “ben çok şey biliyorum. Hatta bir zarfa yazayım ve aday açıklanınca o zarfı açıp bakın” bile diyenler oldu.

Anlamaya çalışıyorum bu çok büyük iddiada olanları ve alışkanlığımdan ince vuruşlarla kızdırmaya devam ediyorum.

Öfke tavan!

Olamaz, olamayacak, oldurmayız!

Heyt be!

Analar ne aslanlar doğuruyor.

**

Beni orada gören bir çok dostum geldi yanıma ve “hoş geldin” çekti.

Dostluk ne de güzel bir ifade.

Anlıyorsun o “hoş geldin” sözünün içindeki sıcaklığı.

Bir de “Bu niye gelmiş diye bakanlar” yok değil.

Tipik yeni CHP’lilik.

Oysa, eski CHP’de işler ne kadar farklıydı.

Sevgiye dayalı müthiş örgüt saygısı ile kucaklaşmanın keyfi yaşanırdı.

O yıllarda!

O yıllar ve bu yıllar!

Köprülerin altında geçen geçene.

Çok geçildi ki, Ereğli’de yine sel oldu!

**

Oturduğum arkadaşlara “hani gençler, gençlik nerede?” diye lafı sokmadan edemedim. Sözlerimi “yaş ortalamanız kaç?” diye sürdürürken, yaralarına tuz bastığımı biliyordum. Hepsi, dertli. Hepsi genç ve gençleri görememekten dolayı üzgün.

Yok çünkü.

Eski CHP’de ne gençlik vardı ne gençlik!

O gençler bugünkü Yeni CHP’nin halen daha hamalı, her şeyi.

İyi ki varlar!

Damarlarına “ne ezen ne ezilen hakça düzen” sloganı öyle işlemiş ki, aradan onca yıl da geçse, “işçi, köylü, gençlik CHP’de birleştik” sevda ateşleri sönmüyor.

Sonsuza kadar Mustafa kemal.

Ölünceye kadar, laik, demokratik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti.

**

CHP’de tek eksik; partiyi ayağa kaldıracak ve örgütün gücü ve enerjisini tavan yaptıracak bir tek gerçek var.

O da önseçim!

Önümüzdeki Pazar günü tüm üyelerin katılımı ile önseçim yapılacağını ilan etseler ve Cumartesi akşamına kadar da aday adaylıkları (öyle partiye zorunlu bağış gibi bir dayatmayı da kaldırarak)  açık tutsunlar, CHP sallanır ve öyle sallar ki.

Örgüt değer bulur.

Örgüte emek verenler öne çıkar.

Ve onun bunun adamı değil, listelerde örgüt gücüne sahip olanlar söz sahibi olur.

Fena mı olur?

Demokrasinin temeli ve vazgeçilmez olanı  demokratik teammülleri uygulamak değil midir?

Bu büyük beklenti neden uygulanmaz?

Oysa çok büyük beklenti var.

CHP’ye yaşamını adamış olanlar istekli önseçimde.

Duyan yok.

Duymak isteyen ise hiç yok!

Beklenti ve istek bu da, kime söylüyorsun kim dinliyor örgütü ki?!!