CHP Kdz. Ereğli ilçe Başkanı Cüneyt Akın, çiçeği burnundaki CHP?nin Zonguldak milletvekillerinin örgütü ziyaretinde bir anda coşkuya kapılarak ?Kdz. Ereğli Belediye Başkanlığını alacağız? demiş. İyi de etmiş. Sosyal demokrat bir hareket belediyeyi yeniden kazanmalı. Bu güzel. Tabi ki düşünce olarak. Gerçekleşme olasılığı sıfırın altında olsa bile konuşulmalı. Boş-moş bir hedef olmalı tabi ki? Peki cehepe seçimi nasıl alır? Önce belediye başkan aday adayları çıkar meydane ve bir güzel birbirlerinin gırtlağına çökerek, ?sen az solcusun ben çok solcuyum? diye başlayıp ?sen şunun adamısın, ben tabanın adayıyım? nihavent makamıyla kafa-göz yara yara başkan adaylığını belirlerler. Sonra sıra liste yapmaya gelince iş yandı gülüm keten helva. Yanıyor bu cehepenin yolları. Kavga da ne kavga. Vur vur inlesin, inletilsin. Gel vatandaş gel! Kavganın en kralı burada. Üstten alttan, yandan ortadan atış serbest. Cümle alem dikkat kesilir. Pehlivanlar etik-metik denen ilkeleri astıkları mertekte unutur ve a benim dedecüğüm şıkkıdım havalarıyla sayısız künde denemeleri ile kendilerine listede yer bulmaya çalışırlar. Onlar kavgada, diğerleri vatandaş avında. Bizim cehepede kavga bittiğinde seçim zaten sona ermiş ve atı alan Göztepe?den yukarıya çoktan geçmiştir. Hayal güzel. Ah bir de şu bitmek bilmeyen ve devam ettikçe de kökünü kurutacak kadar yıpratıcı olan gırtlaklama kavgası olmasa, iyi kötü bir şey olur da. Neyse hayalsiz de yaşanmaz ki? Oysa? Kdz. Ereğli ile sosyal demokrasi veya demokratik sol ne kadar birbirine yakışıyor. Emek yoğun bir kentte, elbette bu sosyolojik yapıya uygun yerel bir yönetim olmalı. Hakça paylaşan ve eşitlikten yana olan. Kaynakları doğru kullanıp, günlük koşuşturmacanın içinde boğulmayan. Vizyonu olan. Ereğli?nin ve bölgenin 100 yıl sonrasına görebilen. Proje üretebilen ve kadro hareketine inanan. Birden çok yabancı dile sahip bir tanıtım ekibine sahip olan. Sevgi tohumlarıyla toplumda huzur çiçekleri eken. Sayacak o kadar çok şey var ki? Birbirine kazık atmaktan vakit bulup da halka inerek halkçı olmayı unutanların, dayanışma kültürünü yeniden yakalamaları mümkün mü? Kavga edip de, iç dünyalarında siyasetçilik yapmanın anlamsızlığında boğulanlar 22 Temmmuz?da halktan yedikleri ?önce halkçı olun!? tokadının mesajını aldılar ise mesele yok. Sevgili Cüneyt kardeşimizi hayalinden dolayı kutluyorum. Sakın ola ki bu hayalinden utanmasın ve uyanmasın da? Hayal dünyasında ve hayalde kalmak güzeldir?