İKİ HAP VE ESRAR
Eyüp BEKTAŞ
Gazeteci Hrant Dink?i öldürdüğü öne sürülen Ogün S.?ın extacy hap ve esrar kullandığını yazıyor gazeteler.
Yani, cesareti hap ve esrardan alarak eline silah alarak bir gazeteciyi mi öldürdü?
Cinayet işleyenin sağcısı da, solcusu da olmayacağını ifade eder sağduyulu insanlar.
Teşvik bile enaz bir katil kadar sorumluluk taşır ve katilden daha çok ceza almalıdır.
Bu açıkça teşviktir.
Yani; azmettirmektir.
Bir insanın diğerini öldürmeye yönlendirmenin başka bir izah tarzı olabilir mi?
Toplum olarak geriliyoruz.
Her an patlamaya hazır bomba gibi dolanıyor stresli insanlar aramızda.
Konuşabilme kültürü; yerini hapçıların ve esrarcıların egemenliğine terk ediyor.
Hap-esrar gani.
Masaya vurulan parmak tıklamaları ile işaretleştiğini söylüyor kuşlar.
Yut hapı vur birini.
Sonra doğru deliğe.
Hayatın kararsın. Karardığını anladığında ise iş işten çoktan geçiyor.
Ölüm buz gibi.
Tanımıyorsun.
Bilmiyorsun.
Ne annene ne de babana bir kötülüğü dokunmamış.
Ailene de küfür etmemiş.
Bir ademoğlu sadece.
O?nun da eşi ve çocukları var.
Ama sen eline tutuşturulan silahla takır takır ateş ederek öldürüyorsun bir canı.
Neden?!!
Bir insanın canını almak ne demek?
Nasıl böyle bir ruhsal çöküntü içine düşer insan da; Allahın armağan ettiği cana kıyar?
Anlamak, anlayabilmek mümkün değil.
Dank..!
Evet, ?dank!? dediğinde ise iş işten çoktan geçiyor.
Ve sonra da, ?ben ne yaptım da bir insanın canını aldım. O insan mezara ben de kodese gittim. Yazık değil mi benim gençliğime. Benim de annem-babam ve kardeşlerim var? demek boşuna.
Toplumsal barışa da sıkılan bu kurşunları yönlendiren ve yönetenler ortaya çıkarılmadığı sürece nice Ogun S. gibi gençlerimiz kullanılıp tetikçilik tuzağına düşürülecek.
Sermayesi ne ki:
İki hap iki de çekirdek.
SÜNGÜ ALTINDA
Merkez sol çizgisine veda ederek AKP?ye tepeden inme giden Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Ertuğrul Günay, AKP?den daha Atatürkçü parti görmediğini de ilan ederek, hazırlık çalışmaları devam eden yeni Anayasa ile ilgili ağır sözlerle göndermede bulunmuş.
GÜNAY: Bu ülkede anayasaları illa süngü altında, baskı altında, taşların bağlanıp köpeklerin salındığı bir ortamda mı yapacağız? Ayrıca bu bizim anayasamız değildir. Bu bizim anayasa taslağımızdır. Biz şimdi diyoruz ki bu konuda çalışma yapıyoruz. Akademisyenlere soruyoruz ve onların bize sunduğu kaneviçeyi siyasi olarak işliyoruz. Bize gelin görüşelim.
PİŞMANLIK !
Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt?ın Harp Akademileri Komutanlığı?nın yeni eğitim ve öğretim dönemiyle ilgili düzenlenen törende yaptığı konuşmadaki aşağıdaki bölüm çok dikkatimi çekti. Sizlerin takdirlerine bırakıyorum.
BÜYÜKANIT: Son defa ifade ediyorum ve belki bir daha tekrar etmeyeceğim, Türk silahlı Kuvvetlerinin iç politika ile ilgisi olmaz ve olmamalıdır. Ancak ülkemizin ve rejimimizin temel direkleri üniter, ulusal ve laik devlet yapımız bizim var olma nedenimizdir ve olmaya devam edecektir. Bu temel değerleri savunanları neredeyse gerici olarak gören zihniyet sahipleri ülkemizde var olmaya ve üremeye başlamışlardır. Bu çevreler ancak erginliğe ulaştıklarında gerçeği anlayacaklardır. Bu uyanış, pişman olmak için çok geç olabilecektir.
Yorumlar