Laik Türkiye Cumhuriyeti?nin içinde bulunduğu tehlikenin farkında olan milyonlarca yurttaşın Cumhuriyet mitinglerinde seslendirdiği ?biz birleştik siz de birleşin? mesajını önce merkez sağ partilerden DYP ile Anavatan aldı. Kamuyonun hiç de beklenmediği bir zamanlama içinde birleştiklerini açıkladılar. Açıkçası zoru başarırken, 12 Eylül ürünü bir parti daha kepenklerini kapatıp aslına rücu etti. Birlikte güç doğar. Şimdi hem DYP hem de Anavatan partisinin güçbirliği ile kurulan Demokrat Parti ışık oldu bu düşünceye oy veren seçmenlere. Merkez sol da mesajı aldı almasına da, horozun çok olduğu yerde sabahlara erken başlandığından görüşmeler çooookkkk uzun sürdü. Bu ?çoookkkkk uzun süre? beklenti içindekilerin moralini bozdu. Canlar sıkıldı. Gerçek dışı haberler yayılarak birleşmenin önündeki engellemelerin en başına da DSP?nin Kurucu Genel Başkanı Rahşan Ecevit bile konuldu. Ancak, Ecevit öyle net bir açıklama yaptı ki, ülkenin içinde bulunduğu koşullar içinde gecikmeden ittifakı gerçekleştirmeleri çağrısında bulunuverdi. Ecevit?in bu açıklaması süreçteki en önemli dönüm noktasıdır. Alt kademe-üst kademe derken görüşmelerde alt alta, yan yana, üst üste koydular ve nihayetinde bıkkınlık verme noktasına iş geldi ki, CHP ve DSP?nin genel başkanları ?biz seçim ittifakı yaptık? müjdesini yarınlara endişe içinde bakan Türk halkına müjdelediler. Harika?! Bunun adı dopingdir. Halkın çaresizliği içindeki merkez sağdan sonra, merkez solda da yakılan ışıktır. Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu ile Deniz Baykal ve Zeki Sezer bu özverinin altına imza atarak tarihe geçmişlerdir. ZONGULDAK?A BAKIŞ Türkiye genelinde partilerin birleşme ve ittifak yapmalarından doğan sinerji, AKP iktidarına karşı güçlerini bir araya getirme heyecanındaki yurttaşlara yol haritası olarak önce meydanlara ve sonra da sandığa yansıdığında kazanan Türk demokrasisi (Bana göre padişah demokrasisi) olacaktır. Bölünmüşlüğe son verilen bir seçmen kitlesi, yüzde 34 ile Türkiye?yi ?ben istediğim gibi yönetirim, katılımcılığa dayalı bir uzlaşmacılığı da takmam? anlayışı ile 4.5 yıl hareket eden siyasal iktidarın Türkiye?de at oynatmasının önüne geçecektir. Bunun iz düşümünün Zonguldak?a yansımasını ise aday listeleri açıklandığında göreceğiz. CHP-DSP ittifakı ve DYP-Anavatan birleşmesinin sandıkta en coşkulu biçimde yansımasının yolu adaylardır. Merkez sağın adayları bellidir. Ali Uzun, Halil Posbıyık, Dursun Altıparmak listenin ilk üç sırasını alacaktır. Bu liste iş yapar. Özellikle de Uzun ve Posbıyık AKP?nin 2002?de tepkisel oyları toplayarak elde ettiği geçici başarıyı ezip geçebilir. Peki merkez sol kimi aday gösterecek? CHP?nin Zonguldak?tan iki milletvekili bulunmakta ve Zonguldak?ta yaşama geçtiğimiz yıl veda eden Ecevit?in kalesi olarak bilinmektedir.Ecevit?in adıyla Zonguldak?tan meclise giden milletvekillerinin 2002?deki tarihi ihaneti asla gözden kaçırılmamalı ve Cumhuriyetin içinde bulunduğu tehdide sebep olanlara, özellikle DSP kanadından gelecek sert tepkilerin oluşmamasına dikkat edilmelidir. Cumhuriyeti satanlar ödüllendirilmemeli. Ki, bu ihaneti gerçekleştirenlerin gideceği siyasal örgüt de, iktidara gelmesine çanak tuttukları AKP?den başkası değildir. Oraya yakışırlar. Zonguldak?ın içinde bulunduğu ağır sosyo-ekonomik zor koşulların aşılması için 22 Temmuz sonrası olası bir merkez sol iktidarında halkla bütünleşebilen ve gerçek anlamda vekalet verilebilecek ve de ihanet etmeyeceği konusunda kamuoyunun kefil olabileceği isimlere gereksinim vardır. Umarım CHP ve DSP Genel Merkezleri, Emeğin Başkenti Zonguldak?ı, halk ile bütünleşme konusunda sağır kalan, işleri Ankara?dan yürütme sevdasıyla toplumdan uzaklaşan veya yerel düzeyde ?Genel Merkezde arkadaşım var? havasıyla aday olanları sol seçmenin karşısına dayatma olarak çıkarmaz. Merkez sol böyle bir hata yaptığı takdirde, tulum çıkacağı Zonguldak?ta hüsrana uğrar ve oyların büyük çoğunluğunu Ali Uzun-Halil Posbıyık ikilisine altın tepside sunar. Birleşmeler tamam, şimdi sıra aynı sağduyuyu aday belirlemede göstermeye gelmiştir. Umarım akıl kazanır?