TDK sözlüğünde meçhul kelimesinin karşısında bilinmeyen yazıyor.

Meçhul kişi denilince kimliği, özellikleri bilinmeyen, gizemli, hakkında hiçbir bilgi bulunmayan kişi anlaşılıyor.

Selahattin Önkibar, ülkücü dünya görüşüne sahip, yazar ve televizyoncu olarak meslek yaşamı boyunca milliyetçi muhafazakâr çizgiden sapmamış bir gazetecidir.

O açıklamıştı:

1999 seçimlerinde DSP den milletvekili adayı olmak için yaptığı başvuru,

“Böyle kafası karışık, meçhul birini meclise sokmak, ülkeye kötülük etmek olur” gerekçesiyle, reddedilmişti.

DSP nin kapısından geri çevrilmişti ama 2002 yılında partili bile olmayan birilerinin tavsiyesiyle itelemesiyle CHP’ye girdi, milletvekili oldu

Milletvekili olmakla kalmadı Partinin Genel Başkanı oldu.

Döneminde, öncesinde ve sonrasında pek çok şey aklımızda meçhul şeyler olarak kaldı.

Mesela,

Ankara’dan Eskişehir’e doğru gidilirken herkes, Partinin Cumhurbaşkanı adayı olarak Büyükerşen Hoca’nın açıklanacağını biliyordu, hazırlıklar ona göre yapılmıştı.

Eskişehir’den Ankara’ya dönüşte partililer birbirlerinin yüzüne bakıp, biz buraya neden geldik? diye soruyorlardı.

Çünkü Genel Başkan, Cumhurbaşkanı adayını açıklamak için gittiği Eskişehir’deki konuşmasında CB’ lığı konusunu ağzına dahi almamıştı.

Partinin CB adayını bir, iki gün sonra açıkladı.

O güne kadar kimsenin adını dahi bilmediği, kim olduğunu arama motorlarından öğrendiği, meçhul birisini Ekmelettin İhsanoglu’nu Cumhurbaşkanı adayı olarak açıkladı.

Mesela,

Genel seçimlerde tamamı sağ görüşlü oy oranları yüzde 0 veya 1’lerde gezinen partilere yüksek sayıda kontenjanlar vermişti, partinin listelerinden 39 milletvekili meclise girdi, seçimlerden sonra valizlerini alıp gittiklerinde partinin meclisteki sayısı iyice kırpılmıştı.

Bunlar bilinen şeyler denilebilir.

Fakat kapı arkası meçhul pazarlıklarla, anlaşmalarla bazı bakanlıkları bile dağıttığını parti yetkilileri de bizler gibi öküz ölünce öğrendi.

Nihayet, 5 Kasım 2023 deki kurultayda seçim kaybetme alışkanlığından taviz vermeyerek Genel Başkanlığı kaybetti.

Normali de buydu, kimler gelmiş, kimler gitmişti.

Parti başkanlığına kongrelerdeki seçimle gelinir seçimle gidilirdi.

Ama o hiçbirinin yaptığını yapmadı, adeta bir şeylere hazırlanmak için gitti ofis açtı, beklemeye başladı.

Beklentisi gerçekleşti.

Ülkede eşi benzeri olmayan bir şekilde,

Kongredeki seçimle kaybettiği genel başkanlığı, yargı kararıyla kazanıp koltuğuna geri dönen ilk Genel Başkan oldu.

Karşı mahalleden ” bay”,” bay bay” gibi birçok isim takmışlardı,

Şükrü Erbaş’ın “Kendi evine giren Truva Atı” ismi ise en yakışanı oldu.

2018 Temmuz’unda şöyle demişti.

Allah aşkına Türkiye'nin gündemi ne? Türkiye'nin gündemine bir bakmamız lazım.

İnsanlar hapishanelerde tutuluyor. Yargı eliyle yargısız infazlar yapılıyor.

Ekonomi perişan vaziyette. İnsanlar geçim derdinde.

Birileri koltuk derdinde, olacak şey değil.

Nuri Öztürk / Sapanca