Şemsi Denizer öldürülünceye kadar bırakın Zonguldak?ı da, Türkiye?ye yön verebilecek kadar bir misyonu ortaya koyduğu mücadeleler ile elde eden Genel Maden İşçileri Sendikası?nın, Denizer?den sonra tamamen gündemden koptuğunu ve Zonguldak?ın bile lokomotifi olamadığını biliyoruz. Denizer?den sonraki kayıp yıllara son verebilmek amacıyla başlatılan hareketin temelinde ne olduğunu tam bilmiyoruz. Ortada, Şemsi Denizer?in adını öne çıkararak devrim hareketine giren Ramazan Denizer ve arkadaşlarının mücadelesi var. Bu mücadele işçi sınıfı bilincini mi taşıyor, yoksa ?Çetin Altun gitsin ben geleyim? çapsızlığının kişiselliğinde mi kalıyor? Bilmiyoruz. Buna yanıt ararken, Ahmet Öztürk arkadaşımızın Ramazan Denizer ile yaptığı ?dobra dobra? söyleşisindeki ifadelerin arasına dalıyorum ama, işçi sınıfı açısından pek bir şey bulduğumu da söyleyemem. Ramazan Demizer?in söylediği en sivri söz, sendika binasını Kuran-ı Kerim?le yıkatacak olması. Sendika cami değil ki. Bu ifade çok şey çağrıştırıyor. Ve üzerinde çok düşünülmeli. Zonguldak halkı GMİS?den, Şemsi Denizer dönemindeki aktifliği bekliyor. Toplumun önüne geçen ve bölge ve ülke sorunlarını gündeme taşımada ödünsüz bir mücadelenin ışığının yakılarak, kaybolan yılların acısını çıkarma beklentisi o kadar büyük ki. Yoksa, olay Çetin Altun gitmiş, aynı mantıktaki bir başkasının göreve gelip gelmemesi değil. Hatta daha kötüsü, Çetin Altun gidip de, sendika binasına dini ibadet yaptıracak bir anlayış geliyor ise, bu çok daha tehlikeli. Ramazan Denizer bu sözlerine açıklık getirmek zorunda. Şemsi Denizer gibi bir kahramanın ardından yürüdüğünü ifade etmenin yolu, önce işçi hak ve özgürlükleri konusunda kamuoyunun taleplerine yanıt verecek adımlardan geçer. Yeni ekip, Çankaya?ya çıkacak Cumhurbaşkanı?nda hangi kriterleri arıyor? Başbakan R. Tayyip Erdoğan konusunda ne düşünüyor? Önümüzdeki genel seçimlerde işçi sınıfının nasıl bir tavır almasından yana olacak? Bölgemizin en önemli sorunları nedir ve bu konuda herhangi bir çalışmaları var mı? Rödevanslı sahalarda çalışan emekçi kesiminin başta iş sağlığı ve iş güvenliği olmak üzere dertlerini biliyor mu ve çözüm önerileri nedir? Göçveren Zonguldak?ın yeniden Emeğin Başkenti ünvanını sürdürecek düşünce dağarcıklarında ne bulunuyor? Sendikacılık anlayış sepetlerinde ne var? Yerel ve genel vizyonları nedir? BİL-Mİ-YO-RUZ? Ramazan Denizer ile birlikte hareket eden yakın dostum Rahmi Yaman?a, bu konudaki eleştiri ve düşüncelerimi anlattı. Zorlu bir dönemden geçtiklerini ifade eden Rahmi Yaman, GMİS?in yeniden dirileceğine ve Zonguldak?ın yeni oluşumla eski güçlü günlerine geri döneceğini söyledi. Umarım öyledir. Rahmi Yaman?ın, Şemsi Denizer?den aldığı kültür ve birikimle bu yolu aşmada önemli bir misyonu var. Kısacık da olsa, delege seçimlerinden önce telefonla beni arayan ve ?abimin dostu? diye hitap ederek, çıktığı mücadele yolculuğuyla ilgili bilgi veren Ramazan Denizer?in işi çok zor. Çünkü soyadı Denizer. Şemsi Denizer?in yolundan gidebilmek için çok birikim ve güç gerekir. Şemsi Denizer?in yaktığı gemilerin bir daha hareket etmemesi ve Zonguldak halkının çıkarı uğruna gerekirse siyasal iktidara bölgenin sorunlarına çözüm üretecek baskı gurubunu oluşturarak, ciddi adımların atılmasına öncülük etmek, tutarlı ve kararlı bir çizgiden ödün vermemekten geçer. Hele ki, ağabeyi Şemsi Denizer adına bir bayrak taşınacaksa, konunun ve olayın boyutu çok daha ağırlaşmaktadır. GMİS?in, olası yeni yöneticilerinin; Zonguldak kamuoyu, işçi sınıfı ve madencilere nasıl bir rota izleyeceklerini, taşıdıkları misyon doğrultusundaki vizyonlarını da ortaya koyan açıklama yapmalarının zamanı gelmiştir. Şube kongrelerinin tamamlanması ile birlikte Ramazan Denizer, Rahmi Yaman, Dursun Oğuz ve Mustafa Dağlıoğlu beklentileri iyi tesbit edip hazırlayacakları çalışma raporunu kamuoyuna açıklayarak, ilkelerini tartışmaya açmalıdırlar. GMİS?in yeniden silkiniş hareketinin, Şemsi Denizer?in gösterdiği yolda yürütülmesi umutlarının gerçekleşmesi, Zonguldak?ın önüne açacaktır?