Denizcilik İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksel Okulu?nun açılış törenine fotoğraf makinamı da kapıp gittim. Öyle ya; bu okulun açılmasını sağlayan Kdz. Ereğli Eğitim Vakfı?nun kuruluş dönemini en sıcak yaşayanlardan biriyim. Ki, vakfın kuruluşunda emeği geçenlerin unutulmaması gerektiğini, Vali Sami Seçkin, işadamları İrfan Erdem ile Mustafa Arık?a bir teşekkür edilmesi için makale de yazmıştım. Töreni yöneten Uğur Emiroğlu?nun vakfın kurucu başkanı Kaymakam Mustafa İngenç olduğunu söyleyince üzüldüm. Oysa, vakfın kurucu kaymakamı rahmetli Nail Taşdelen?di. Kuruculuk dönemini yaşamayanların bilmemeleri mazeret de değil ki. Bu ifade bile, vakfın kurucularına ahde vefa gösterilmeyeceğinin ilk işareti olarak geldi bana ve öyle de oldu. Vakfın kuruluşunda büyük emeği olan İrfan Erdem ile Mustafa Arık kimbilir nasıl üzüldü bilmiyorum. Ancak, İrfan Erdem?in sessizce gittiğini gözlemledim. Eğitim Vakfı?nı bugün yönetenlerin kuruluş süreciyle ilgili herhangi bir bilgilerinin olmamasının ötesinde, öğrenmek gibi bir gayretleri de yok. Yazık? Kdz. Ereğli?de Eğitim Vakfı, TTK Armutçuk Müessesesi?nin sosyal tesislerinin fakülteye dönüştürülmesi için kurulmuştur. Kurucuları arasında, dönemin kaymakamı Nail Taşdelen, yine dönemin Belediye Başkanı Ruhi Cöbekoğlu, Kandilli Belediye Başkanı Mehmet İpekçi, TTK Armutçuk Müessese Müdürü Osman Nuri Pekin ve ilçedeki işadamları vardır. Çınar fidanı böyle dikilmiştir. Ve bu hareketin doğmasını sağlayan da, o tarihte etik değerlere saygıyı elinden bırakmayan, dayanışma kültürü ile bölgenin sorunlarında birbirlerinin haberlerini destekleyen yerel gazetecilerdir. Yerel basının lokomotifliğinde tarihe atılan bu altın imzanın mimarlarını unutturmaya çalışmak da, sadece koskocaman bir ayıptır! Bilmiyorsan öğreneceksin? Eğitim Vakfı, ilçede bir çok hizmete imza atmıştır. İşadamlarının dışında burada en büyük güç ve destek Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları?ndan gelmiştir. Bunu da, anti-parantez hatırlatalım. Ereğli?de eğitim vakfı ve eğitim fakültesinin kurulması çok ayrı olaylardır. Eğitim Vakfı ışığı yakmış ve sonraki süreçte ilçemizdeki kamu ve yerel yöneticiler de fakültenin kurulması ve diğer hizmetleri gerçekleştirmişlerdir. Bu ayrıntının özellikle bilinmesinde de tarihi öğrenme açısından önemli yarar bulunmaktadır. Törenin resmi bölümü bittikten sonra, Belediye Başkanı Halil Posbıyık ile karşılıklı takıldık. ?Neden basına teşekkür etmediniz? O tarihte basının kararlı yayınları ile elde edildi bir çok başarı? diye sordum. Başkan da fakültenin kurulmasında verdikleri emekleri anlattı ve ?geçtiğimiz gün yazmışsın ama bizden bahsetmemişsin? sitemini iletti. Oysa benim o yazım; bu vakfın kuruluşunda emeği geçenlere, vakfın bugünkü yönetiminden küçük bir teşekkür çiçeği sunularak vefalı davranılmasını anlatan içerikteydi. Mustafa Arık?da gelip katıldı bizim hararetli konuşmamıza. O da bir şeyler anlattı vakfın kuruluşu döneminde yaşanan sorunları ve çözümlerin nasıl bulunduğunu yaşayan bir kişi olarak. Konular ve olaylar birbirine o süreci canlı yaşayanlar tarafından bağlanınca, Posbıyık ?Bu dönemin yazılması ve kitap haline getirilmesi için üzerime düşen her şeyi yapmaya hazırım? diye doğru ve yerinde bir öneri getirdi. Evet, o dönem mutlaka yazılmalı. -Eğitim Vakfı?nın kuruluşu -Eğitim Fakültesi?nin kuruluş süreci -Ve bugün gelinen nokta Üç ana başlıkta konu toparlanarak, geçmişin gazete arşivlerini de belge olarak sunarak böyle bir kitabın hazırlanması o kadar kolay olmasa da, yazılmalı. ZKÜ?nün kuruluş yasası çıktığında Ereğli?yi unutan siyasetçilerden başlayarak, Kandilli?deki binaları görmesi için davet ettiğimiz dönemin Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan?ın ?Burası köy burada fakülte mi olur?? sözlerine kadar hepsi eksiksiz satır satır yazılmalı. Olayların canlı tanıklarını da konuşturarak?