Seçim süreci içinde Zonguldak için söylenenleri dikkatle izledim ve ne yazık ki içi saman kadar bomboş laflardan öteye bir şey duymadım. En başta da sendikacılar, kendilerini ziyarete gelen siyasilere ?ne olacak bizim şu özerkleştirme işi? diye sormadılar. TTK?ya işçi alımı üzerine yoğunlaşan bir seçim politikası izleyerek, Zonguldak?ın ve TTK?nın ayağa kaldırılacağı ?özerkleştirme? gerçeğine parmak basmadılar. Zonguldak adına mega bir düşünce ortaya çıktı mı? Duyan var mı? Ha ne oldu şu Lukoil işi? Kim hesabını sordu? ?Kim projeleriniz arasında yeni ne var?? diye sordu da yanıtını alabildi ki. Tencere ve kapakların karalarından bıktık usandık. Zonguldak katma değer üretmeye devam ederken, beceriksiz ve Zonguldak halkından kopuk siyasetçiler yüzünden hak ettiğini alamayan iller arasındaki listeden bir türlü çıkamıyor. Ver? ver.. ver? Sonuç? Zonguldak?ın babasını siyasetçilere göstermesi gerekenlerin, ne kadar gerçeklerin bilincinde olup olmadığını ve yaşadıkları yörenin sorunlarından çıkış yolu aramada bilinç birikimlerini sandıktan çıkan oylarda göreceğiz. Eski tas eski hamam olursa da kimse ağlamasın. Cek-caklı bir seçim döneminde, tam bir kasaba politikalarından örnekler izledik. Ekmek yediği kabı kirletenlerden, dost kazıklarının en alçağını atanlara kadar rezaletlerle dolu bir seçim dönemi geldi ve geçti. Zonguldak açısından boş ve verimsiz geçen bu seçim sürecinin ardından bereket bekleyenler yanılacaklar. Zonguldak yine yitikleri oynayacak, yine göç verecek. Zonguldak?ın önemini ve varlığından bi haber olanların Zonguldak?ı taşımalarını kimse beklemesin. Misyonu olmayanların vizyonu olur mu? DSP?liler DİSİPLİNLİ Seçimlerde CHP ile işbirliği yapan DSP?de, örgütler genel merkezin kararına ödünsüz bağlılık içinde oylarını CHP?ye vereceklerini ifade ediyorlar. ?Önce vatan!? parolası ile hareket eden DSP?liler, seçimlerde de top yekun bir çalışma içine girerek, partililere ?AKP?ye güle güle? demek için CHP?ye oy vermeleri gerektiğini anlatıyorlar. DSP?lilerin bu disiplini, diğer partiler tarafından da dikkatle izlenirken, DSP Genel Başkanı Zeki Sezer?in ?aday olmama? özverisi de her kesimde konuşuluyor. Türkiye?nin geleceğinde DSP?yi dikkatlerden kaçırmayıp unutmadan, çok yakından izlemek gerekiyor. Sessiz gibi görünen BİN-DİRİLMİŞ kıtalar gibi çalışıyorlar çünkü? UYARI Türkiye Gazeteciler Cemiyet?inin yurt içi ve yurt dışında düzenlediği tüm seminerlerin asistanlığını yapan Serap Ağırer, seçimlerle ilgili önemli bir uyarı yazısı göndermiş. Bu yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum: Biliyorsunuz oyumuzu vereceğimiz kişi veya partinin karşısına ISLAK mühür basıyoruz. Sonra da zarfa girmesi için KATLAMAK zorunda kalıyoruz. İste bu katlama işlemi sırasında henüz kurumamış olan mürekkep karsı tarafa bulaşıyor ve oy vermediğimiz adayı mühürlemiş oluyor. Ortaya çıkan bu durum, adil Sandık Kurulu üyeleri tarafından olması gerektiği gibi değerlendiriliyor. Oy ya mükerrer kabul edilip iptal ediliyor ya da istemediğiniz kişi veya partinin hanesine yazılıyor. İste bu sebeple ortaya çıkacak oy kaybını önleyebilmek için yanınızda götüreceğiniz bir kağıt mendil veya peçete ile bizim neslin zevkle hatırlayacağı nostaljik bir stampa görevi görecek şekilde bastırılırsa bu sorun ya da ihtimal ortadan kaldırılacaktır. Bembeyaz oylarımızın haklarını almasını temenni ediyorum.