Sevgili arkadaşlarım, her şeyden önce yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ediyorum.

Yazılarıma doğrudan yaptığınız yorumlar, özelden yaptığınız yorumlar ve ikili görüşmelerimizdeki eleştiri ve önerileriniz benim için önemli.

Diğer okurların da düşüncelerini yansıttığınıza inanıyorum. Onları dikkate aldığım için ilginizin sürdüğünü düşünüyorum.

***

İnternet ortamında yazdığım bu yazılarım, Türkiye’de yaklaşık 30 ilde ve dünyada yaklaşık 10 ülkede okunuyor. Okurlarım arasında profesörden gazeteciye, işadamından işçiye farklı alanlardan arkadaşlarım var. Siyasetçiler, sendikacılar, bürokratlar var.

Mümkün olduğunca herkesin anlayacağı dilde ve herkesi ilgilendiren konularda yazmaya çalışıyorum. Amacım sizleri mutlu etmek, size doğru gelecek şeyleri yazmak değil.

Benim bir dünya görüşüm var. Solcu olduğumu yazılarımdan, olaylara bakış açımdan anlasanız da, yeri geldiğinde altını çizerek bunu belirtiyorum.

İnsanların, toplumların ve tüm varlığıyla dünyanın barış içinde yaşamasını istiyorum. Vahşi kapitalist düzenin, insanlığı ve dünyayı hızla savaşa, ölümlere, yok oluşa sürüklediğine inanıyorum.

***

Son dönemde siyasi konularda çokça öneri alıyorum. Özellikle üyesi olduğum Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), Zonguldak’ta ve ülkemizdeki gelişmelere dikkatimi çekiyorsunuz.

Bu konulardaki düşüncelerimi siyasi ortamlarda dile getirdim. İkili ve çoklu sohbetlerimizde de parti içi konuları görüşüyoruz.

Çok özel durumlar olmadığı sürece herkese açık bu ortamlarda parti içi tartışmaları doğru bulmuyorum. Bunun yeri Danışma Kurullarıdır. Çünkü orada herkesin konuşma hakkı vardır.

CHP; Abim bilir, ablam bilir, büyüklerimiz bilir, Milletvekilim-İl Başkanım-Belediye Başkanım-İlçe Başkanım bilir, diye herkesin sessizce oturup dinleyeceği bir parti değildir.

CHP’de her üyenin, hatta her oy verenin söyleyecek sözü vardır.

CHP’de önce saygı, sonra sevgi beklenir, dayanışma da bunlar üzerine inşa edilir.

***

8 Ocak 2026’da bu köşede;

“AKP bugün itibariyle biri büyükşehir olmak üzere 66 belediye başkanı transfer etmiş.

AKP, 14 Mayıs 2023 genel seçimlerinden bugüne 14 milletvekili transfer etmiş.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, AKP örgütüne ilave olarak yargı kollarının, maliye-müfettiş kollarının oluşturulduğuna dikkat çekiyor.” Diye yazmıştım.

Bu süreç yeni bir seçime kadar devam edecek. Çünkü iktidar çevrelerinin baskı ve sindirme dışında yapabileceği bir şey yok.

Başta emekliler olmak üzere, işçi-memur, çiftçi-köylü, sanayici-esnaf, öğrenci-işsiz gibi toplumun tüm kesimlerinden koptular. Toplumu ikna edemiyor, kopuşu inkar edemiyorlar.

Tanınırlığı yüksek olan kişileri olur olmaz gerekçelerle gözaltına alarak tüm toplumu sindirmekten başka yol bulamıyorlar. Bunu meşru göstermek için öncelikle medya gücünü kullanıyor, yasal ve kurumsal yapılar oluşturmaya çalışıyorlar.

Toplumun büyük çoğunluğu kararsız hikayeleri ile CHP’yi ve muhalefeti küçük göstermeye, toplumu CHP’den uzak tutmaya çalışıyorlar.

Hal böyleyken kiminle mücadele ettiğinizi bilecek, işinizi ve sorumluluğunuzu ciddiye alacaksınız.

***

12 Eylül Askeri cuntasının dayattığı 1982 Anayasa’sına karşı, bir üniversite öğrencisi olarak mücadele verirken gözaltına alındım. Gözaltı süresi 45 gündü. İstanbul’da Emniyette hücreler doluydu.

Yerlerde, bit-pire dolu pis battaniyeler üzerinde balık istifi yatıyorduk. Herkes işkence için sırasını bekliyordu.

Ayaklarım falakadan şişmişti. Hücre karanlıktı, gece birisi sık sık ayak tabanıma çarpıp canımı acıtıyordu. Dikkat et, diye uyardım. Acıyor mu? Diye sorup sohbete girdi.

Falakada kalın sopa ile vurduklarında başımda hissettiğimi, ince sopa ile vurduklarında jilet kesiği gibi acıttığını söyledim. Korkuyordu, derdim onu işkenceye hazırlamaktı.

Ertesi gün beni işkenceye aldıklarında hep ince sopa ile vurdular.

Hücreye geri atıldığımda o zat yoktu. O pisliğin içinde bile işbirlikçileri vardı.

22 yaşındaydım. Şimdi kendi kendime gülüyorum.

Faşizme karşı mücadeleyi ciddiye almak lazım.

#chp #anayasa #işkence #akp #turhanoral