Sadece 250 öğrenci kapasitesi bulunan Kdz. Ereğli’de Hatice Erdem Denizcilik Meslek Lisesi yetersiz kalmaya başladı.
Türkiye’de iyi bir referansa sahip bu okulumuzun 1500 öğrenci kapasitesine çıkarılması için çaba gösteriyor Batı Karadeniz Deniz Ticaret Odası ile Kdz. Ereğli’de Hatice Erdem Denizcilik Meslek Lisesi okul yönetimi.
“En az 1500 öğrenci kapasitesi hedeflenerek yeni bir okul ve atölyeler kurulmalı” görüşüyle devletin valisini davet ettiler okula.
Vali geldi.
Kaymakam da oradaydı.
Kdz. Ereğli Ticaret ve Sanayi Odası’nın yönetimi de davete katıldı.
Okulu gezdiler.
Ayrıntılı bilgi aldılar.
Ve sonrasında dilin altındaki baklayı çıkardı daveti yapanlar:
“DDY’e ait Kırmacı istikametindeki (Kemer) eski lokomotif ve vagon onarım binasını Denizcilik Meslek Lisesi yapalım.”
Devam ettiler:
“Hatta bu alanda çok yönlü düşünce üreterek yapılacak diğer okulların da yararlanacağı bir kapalı spor salonunu kazandıralım ilçeye.”
Son nokta ise yurt oldu:
“En az 500 öğrenci kapasiteli yurt da gerekli.”
Bu talepte bulunanlar büyük heyecan içindeler.
Yaşadıkları kente bir tek çivi çakabilmenin heyecanıyla sıraladıkları bu önerilerini valiye anlatırken babadan bayramlık ayakkabı ister gibi çocuklaşıvermişlerdi sanki.
İzledim.
Ve düşündüm.
Kdz. Ereğli’de geleceğimize yatırım yapmayı düşünen kaç kişi kaldı diye?

**

Kimi zaman buradan vurguladığım gibi, çok çok eskiden Kdz. Ereğli’de bu kentin geleceği üzerine projeler konuşulurdu.
Toplumun her kesiminde bir yarış vardı bu konuda.
Beyin jimnastiğinin sınırı da yoktu ki.
O yıllara atıfta bulunurken elbette ki içi cızlıyor insanın.
Nereden nereye sürüklendik.
Ne oldu bize?

**

Kdz. Ereğli’de kavgalı yıllar başladığından bu yana “toplumsal” diye bir kavram kalmadı.
Kavga geçti hep öne.
Konuşma ve konuşarak uzlaşma diye bir kavram sürekli yenildi ve ezildi.
Şöyle kavga, böyle kavga.
Ötesi ise kaybolan yıllar.

**

Hatice Erdem Denizcilik Meslek Lisesi’nin yetersiz kaldığını ve 250 öğrenci kapasitesini enaz 1500 e çıkarmak gerektiğini anlatanların heyecanını görmek, Kdz. Ereğli meselelerini konuşabilmeyi  özleyenleri umutlandırdı.
Yaşadığı kentin geleceğini bir tuğla koyabilmenin mutluluğu bu.
Toplantıyı bu gözle dinledim.
Çok da sevindim.

**

Okullar için bacasız fabrika sözü klişeleşti.
1500 öğrencili bir Denizcilik Meslek Lisesi ne kadar önemli bir adım olur.
Biliyorum ki, bu heyecan söndürülmez.
Dahası, aklı başındaki tüm siyasetçiler tarafından da destek bulur.
Alkış alır.
Sponsorluk konusunda da yarış bile başlar.

Kdz. Ereğli sanayinin yanında eğitim kenti de olduğunda bu ilçenin geleceğiyle ilgili endişeler de ortadan kalkar.
Hemen yanında Alaplı var.
Kdz. Ereğli ile Alaplı et ve tırnak gibidir.
Birlikte büyütürler sevgiyi.
Ekonomiyi.
Kültürü.
Sosyal yaşamı.
Hatta bölgenin bir bütün halinde büyümesini de.
Aklı olan yöneticiler işte bu günler için var.
Kavgadan nefret eden yöneticiler haydi işbaşına.
Şimdi konuşma zamanı.
Şimdi bölgemizde “bir çivi de sen çak” kampanyası başlatma zamanı.