Bir yeni yıla daha insan kıyımlarıyla girildi. Hamas`la aralarındaki ateşkes antlaşmasının bitmesiyle birlikte İsrail hükümeti, önceden planladığı Filistin?i işgal saldırısını Türkiye de dahil batılı ülkelerde yaptığı bir dizi nabız yoklamasının hemen ardından yürürlüğe koymakta gecikmedi. Bir süredir abluka altında tuttuğu Filistin halkına bu kez acımasız bir güç gösterisine girişti. Hamas`ı cezalandırma adına çocuk, genç, yaşlı demeden siviller öldürüldü. Alışveriş merkezleri, okullar gibi sivil yaşam merkezleri bombalandı. Kara harekatının da başlamasıyla birlikte ölü sayısı 600`ü aştı. Yaralı sayısının da 2 bin dolayında olduğunu bildiriyor haber kaynakları. Ortadoğu yeniden barut fıçısı. ABD`nin ve AB`nin şımarık çocuğu İsrail, hak, hukuk dinlemiyor, kural tanımıyor. Büyük Ortadoğu Projesi`nin mimarları tarafından sürekli arkası sıvazlanıyor. Birleşmiş Milletler, Güvenlik Konseyi suskun. AB`nin etkili yetkili ülkeleri, İsrail`in Filistin halkına reva gördüğü zulme, işkenceye karşı, kendilerinin de inanmadığı uyduruk kınama metinleri ile sözüm ona tepki veriyorlar. Bizim basınımız da bu korkunç ve çirkin katliamı üst başlıklara taşımada çekingen bir tavır içinde. Herhalde ölenlerin sayısının binleri bulmasını bekliyorlar. Her zaman dediğimiz gibi vardır bir bildikleri. Televizyonların haber merkezleri ise basının bir adım önünde deyip keselim bu konuyu. İsrail saldırısı üzerine Serhan Ada`nın `Gazze`nin ölü Noel çocukları? başlıklı yazısını okudum cumartesi günkü Radikal`de. Kesip arşivlenecek yazılardandı. Alıntıladığım bir bölümü sizlerle paylaşayım istedim: `Farkında mısınız, İsrail yıldırma, seçim yatırımı filan deyip Filistin`i Noel vakitleri vurup duruyor. Yok, tesadüf değil. Filistin üzerinden, doğumu müjde sayılan, takvim değiştiren İsa`nın kavmine de nanik yapmayı sürdürüyor. Beytüllahm`da toplanan Müslüman, Hıristiyan cemaatin törenlerine kanın gölgesi düşüyor.? Gazzede toplu ölümlere ve yıkıma yol açan ilk İsrail hava saldırısının hemen ardından Bia haber merkezinden de bir haber düştü internet sayfalarına. İnsanlığın yüz akı iki büyük yazar John Berger ve Eduardo Galeano İsrail saldırısına değgin -belki de saldırının varacağı sonuçları önceden sezinleyerek- bir çağrı metini yayınlamışlardı. Metni Bia`daki arkadaşların çevirilerinden okuyalım: `Bizler şimdi de İsrail ile Filistin halkı arasındaki 60 yıllık çatışmanın son -ve belki de kesin bir sondan önceki- perdesini izliyoruz. Bu trajik çatışmanın karmaşıklığı üzerine kâh bir tarafı kâh diğerini savunan milyarlarca söz söylendi. Bugün İsrail`in Gazze`ye yönelik saldırıları karşısında, aslında bu çatışmanın arkasında her zaman üstü örtük olarak ortada duran hesaplar açıkça gün ışığına çıkarıldı. Bir İsrailli mağdurun ölümü yüzlerce Filistinlinin öldürülmesini meşrulaştırıyor. Bir İsraillinin hayatı yüzlerce Filistinlinin hayatı değerinde. İsrail Devleti ve dünya medyasının -azıcık bir sorgulamayla- akılsızca tekrar ettiği bu. Ve 20. yüzyıl Avrupa tarihinin en uzun yabancı toprak işgalini meşrulaştıran bu iddia, baştan aşağı ırkçı. Yahudi halkının bunu kabul etmesi, tüm dünyanın aynı fikirde olması ve Filistinlilerin buna boyun eğmek zorunda kalması tarihin ironik şakalarından biri. Hiçbir yerde kahkahalar duyulmuyor olsa da... Öte yandan biz bunu daha da yüksek sesle çürütebiliriz. Haydi, öyle yapalım.? Emperyalizme karşı, sömürüye, yoksulluğa, savaşa karşı, doğanın kirletilmesine, cinsiyet ayrımcılığına karşı, bireyleri eyyamcılığa iten popüler kültüre karşı iseniz, eğer medya masallarının sizi etkilemesine izin vermiyorsanız, size anlatılanları irdelemeden, sorgulamadan kabullenmiyorsanız ve de başka bir dünya mümkün tümcesini yüreğinizde hissederek yaşıyorsanız... O zaman haydi arkadaşlar öyle yapalım. Galeano`nun ve Berger`in dediği gibi halklara doğru diye belletilmeye çalışılan yalanları çürütelim. Daha daha yüksek sesle... Haydi Öyle Yapalım.